• $8,1447
  • €9,7219
  • 455.625
  • 1383.32
21 Mart 2021 Pazar

İstiklal Marşı'nın kabulünün 100. Yılı… Çanakkale Savaşı'nın 106. seneyi devriyesi…

MEHMET AKİF üzerinden

Hayata tutunmak/var kalabilmek... üzerine bir deneme.

1

Denir ki; meyve ağaçları ömürlerinin sonuna doğru daha güzel çiçek açar, daha çok meyve verirler. Bunun nedeni varlıklarının derininde var olan 'türünü sürdürme' isteğidir.

2

İstiklal Marşı ve Çanakkale Destanı gibi şiirlerin ve destanların yazarı Mehmet Akif üzerinden meseleye bakarsak;

'Bekayı devlet' için, Osmanlı'nın son döneminde ve cumhuriyetin ilk evresinde neredeyse hayatın her sahasında oldukça nitelikli, üst düzeyde adamların yetiştiğine şahit oluruz.

Günün önemine binaen Mehmet Akif gözümüzün önünde ancak aynı dönem içinde Mehmet Akif gibi nicelerini saymak mümkün.

Onlarca, yüzlerce mütefekkir devleti ayakta tutmak, düzeni muhafazayı kendine vazife bilip gereğini yerine getirmek için cehdle ve azimle çalışmışlardır.

Yüzleştikleri gerçeklik (devletin yıkıma gidişi) onları sarsmış, yakmış, üzmüş, silkelemiş, çelikleştirmiştir.

Heyhat, İbn-i Haldun'un deyişiyle 'yıkıcı hastalık' bünyeyi tamamen sardığı için mukadder son engellenememiştir.

Bu arada, 'cumhuriyet devri'nden de bahis geçti farkındaysanız. Bu sizi yanıltmasın. Zinhar cumhuriyet, bahsettiğimiz kıratta hiçbir fert yetiştirememiştir.

Cumhuriyet devrindeki zikredilmeye değer isimler; ya bizzat cumhuriyetten önce doğmuş/gelişmişlerdir ya da hala Osmanlı'nın vakarını ve son dönem bilim ve sanat anlayışını sürdüren ailelerde doğmuşlardır.

Ne diyor Teoman Duralı Omurgasızlaştırılmış Türklük kitabında;

Bir çok alim ve münevver "600'lerden 1900'lere değin yazıya intikal etmiş halde sürüp gelmiş yaklaşık bin dört yüz yıllık fikir hayatımızın önemli ölçüde, taşıyıcısı ve aktarıcısı olmuştur. Mezkur fikir hayatımız, öncelikle Müslümanlığın benimsenmesinden bir süre sonra, daha bir bütünlüklü ve insicamlı görünüm sunar olmuştur. Hele 1800'lerden önce, arif yahut ermiş kişi ve bilgin ile gündelik maişetinin peşinde koşan halktan kişiler arasında, bugünkü durumun tam tersine, zihniyetçe, inanışça, davranışta ve dilde göze batacak raddede ayrılık aykırılık yoktu. Böylelikle, düşünen kişi, halkın ne duyup düşündüğünü yakından tanıyıp izleyebiliyor, nabız atışını her an duyumlayabiliyordu. Bu ortamda tek bir şey eksikti: O ise 'ilim' değil 'bilim' idi. İşte o da 1900'lerin başında tam edinildi edinilecekti ki, birtakım esrarengiz eller, 1930'lardan sonraki Türk nesilleri ile geçmişlerinin tamamı arasında geçit vermez duvar örüp onları tekmil tarihi müktesebatından yoksun kılmışlardır..."

(Başka bir yerde Duralı: 'İlim değil bilim' deyişini şöyle açıklayacaktır: Alet yapmasını ve kullanmasını bilmemek)

3

(Metnin gelişinden devamının olacağı/olması gerektiği rahatlıkla görülecektir. Ancak onu ben yazmayacağım. İstedim ki yazının yazılmayan bölümüne her biriniz kendi muhayyelinizde siz yazın istedim.)

<p>Peki, kod 29 olarak bilinen fedih kodunun kaldırılması ne  anlam ifade ediyor? Çalışma hayatından

Kod 29'un kaldırılması ne anlam ifade ediyor?

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler

Petranboard'u kapan zirveye koştu

Muş'un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı