• $9,47
  • €11,0063
  • 548.539
  • 1506.28
26 Eylül 2021 Pazar

Bu kadar cahil olamazsınız Sizinki körü körüne yobazlık (2)

Fikret Bilagiller; yaptığın alıntılar farklı insanlara ait, bunlar Mustafa Kemal Atatürk'ü bağlamaz... diyebilirler...

Derler mi gerçekten:

Eğer böyle bir durum vaki olursa biz de dönüp yeniden yazının genel başlığına bakarız: Bu kadar cahil olamazsınız.

Kaldı ki; 1926 yılında, Teşkilat-ı Mahsusa'da görev almış, daha sonra 1932-43 yılları arasında milletvekilliği yapacak Ruşeni Barkın bir kitap yazar.

Kitabın adı aslında her şeyi anlatmaktadır (Din Yok! Millet Var: Benim Dinim Benim Türklüğümdür) lakin biz önemine binaen yine de bir alıntı yapalım.

"Hangi ulusun yüceliği Türklüğün ululuğu kadar tarihin bilinmeyen enginlerine ulaşmıştır. Ve nihayet hangi ulus ölürken Azrail'i tepelemiştir. Dünyada Türk olmak kadar onur mu var? Ve Türk olmak kadar din mi var?"

(M. Şükrü Hanioğlu; "Din Yok Milliyet Var" ile "Vecibesiz ve Müeyyidesiz Bir Ahlak" arasında, Sabah Gazetesi, 21 Kasım 2010)

Şimdi sıkı durun; Mustafa Kemal bu kitabı okumuş ve yukarıdaki paragrafın yanına "Aferin! Aferin!" diye not düşmüştür.

Ancak;

Mustafa Kemal'in tanrı -yahut yarı tanrı-laştığı dönem henüz gelmemiştir. Henüz tanrı katında oturan millettir.

"Millete hizmet için/Elinden ne gelirse yap!

Kıblen olsun büyük vatan/Tapacaksan millete tap"

(Yeni Kitap, Falih Rıfkı Atay-Celal Sahir Erozan)

Görüldüğü gibi milliyetçiliğin yedeğine koşulan bir İslam da kalmamıştır ortada. Yavaş yavaş İslam, hem kavram olarak zatıyla, hem manası ve vazettikleriyle ortadan kalkmaktadır.

Bu dönemde her ne kadar güç ve 'mana' millete/vatana veriliyor olsa da asıl amaç dinden/İslam'dan ve dahi İslam'ın Tanrı'sından kurtulmaktır.

Şu dizelerde Falih Rıfkı ve Sahir Erozan'ın aynı kitabında yer almaktadır.

"Cehennem var diye/Kurum etme ey Tanrım!

Bağrımdaki ateşle/seni bile yakarım."

Nitekim Mustafa Kemal'in şu sözleri Falih Rıfkı ve Celal Sahir gibilere 'Tanrı'yı yakma'k cesaretini verecek nitelikte ve netliktedir.

"Tanrı sadece insan toplumunun zirvesidir"

(Mustafa Kemal'in 1929 yılında Vossische Zeitung'a verdiği mülakattan)

"Takdise layık ancak cemiyet-i beşeriyenin reisi olan (yani ben, hb) kimsedir"

(Nutuk 3. Cilt S:125)

Bu tavır giderek milliyetçilik yükünden de kurtularak, 'gerçek dini' vazedecektir. Yeni bir safhaya geçecektir.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının din ile ilişkide dördüncü bölümü yazmaya devam edeceğiz.

<p>Evi alev alev yandı. Tabloları küle döndü. O, gözyaşları içinde basın açıklaması yaptı.</p><p>Ola

Çevreci ressamın evi yandı

WhatsApp 1 Kasım'dan itibaren bu telefonlarda desteklenmeyecek

Mersin Uluslararası Limanı'nda 60 kilo 950 gram kokain ele geçirildi

Hayvancılıktan sağladıkları gelirle 35 ülke gezdiler