• $32,8352
  • €35,154
  • 2483.71
  • 10771.2
24 Mart 2023 Cuma

Aykırı bir yazı PKK devlet kurmak istiyor mu?

21 Mart akşamı, Kanal24'te Belkıs Kılıçkaya'nın yönettiği, bizim de katıldığımız programı izleyen bir dostum uyardı.

Dedi ki:"HDP dolayımıyla PKK'nın bir 'Kürt Devleti' kurmak istediğini söylemek doğru değildir."

Bu ikazın yol göstericiliğiyle meseleye bakınca görünen şu;

'Devlet kurma' talebi PKK'nın, Kürt seçmenleri konsolide etmek için kullandığı bir 'sermaye'dir. Samimi talebi değildir.

Sahada gördüklerimiz de bunu doğrulamaktadır...

PKK'nın devlet söylemini zihnimizden geçirdiğimizde Türkiye ile beraber dört devleti içerdiğini görürüz; Türkiye, İran, Irak, Suriye...

Böyle olunca; nasıl oluyor da İran kendisinden toprak talebinde bulunan bir örgütü destekliyor.

Kaldı ki; daha yakınlarda 1945 yılında İran'da 'Muhabat Kürt Devleti' kurulduğu;

Yani, devlet kurmaya ilişkin bir alt yapıdan söz edilebileceği ortadayken İran PKK'ya niçin karşı çıkmıyor.

Biliyor ki; PKK'nın, söyleminde yer aldığı şekliyle devlet kurma talebi yoktur.

O kadar ki, kendi talepleri olsa dahi, ki yoktur. ABD, Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG'nin kanton bir devlet kurmasına dahi müsaade etmez.

Çünkü; o zaman, o yapı, birtakım kurallara, kanunlara, teamüllere uymak mecburiyetinde kalır.

Oysa ABD'nin istediği; istediği zaman, istediği yerde, istediği hedefe karşı kullanabileceği serseri mayın bir oluşumdan başkası değildir.

O Suriye ki; geçmişte PKK militanlarının eğitildiği Bekaa vadisine hamilik yaptığı gibi, yıllarca PKK liderini tam 14 yıl ülkesinde barındırmıştır.

Eğer, o yıllarda devlet kurma talebi olsaydı, Suriye PKK'yı niçin koruyup-kollayacaktı.

Hatırlayınız, o günkü Suriye; Türkiye'den Suriye'ye geçmiş veya cetvelle çizilen sınırlar sonucu öteki tarafta kalmış hatırı sayılır miktarda Suriyeli Kürtlere kimlik dahi vermiyordu...

Türkiye ile Suriye'nin arasının iyi olduğu, Tayyip Erdoğan ile Beşşar Esed'in sık sık görüştüğü günlerden birinde Sayın Erdoğan, bu kimliksiz Kürtleri gündeme taşır ve niçin onlara kimlik verilmediğini sorar, doğrusu onların kimliklendirilmesini önerir.

Bunun üzerine Esed; "söz konusu bu insanları size verelim..." der.

Erdoğan da bu kere; "Tamam, ancak onların miktarını, Suriye nüfusuna oranlayalım, hangi yüzdeye isabet ediyorsa o kadar da toprak verirsiniz..." dediği rivayet edilmişti o günlerde...

Irak'a gelince, onun durumu ortada, orada, özerk bir Kürt yönetimi zaten mevcut istikrarsızlık berdevam...

Velhasıl; PKK'nın 'devlet kurma' söylemi ABD ve Batı'nın Türkiye'ye operasyon çekmekten başka bir anlam ifade etmemektedir.

ABD ve Batı'nın amacı Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak ve üniter bütünlüğünün parçalanabilir olduğunu Demokles'in Kılıcı gibi sürekli gündemde/havada tutmaktır.

Çünkü Türkiye dünyanın kalbinde, merkezinde ki konumuyla ABD ve Batılıların emperyal emelleri için her zaman bir engel koyabilir. Erdoğan liderliğindeki Türkiye gibi.

Her zaman, ABD ve Batı yörüngesinde bir yönetim kurmak zor ve pahalı olur. Fakat kaosa sürüklenmiş bir Türkiye'yi yönetmek ve yemek kolaydır...

Bu arada, bazı mahfillerde hâlâ PKK'dan 'Marksist Leninist bir örgüt' olarak bahsediliyor.

Bu başlangıçta doğru olabilir, ancak bu günkü PKK'nın Marksizm'le de Leninizm'le de bir ilgisi kalmamıştır.

Tamamen Amerikancı bir yapıya dönüşmüştür. Hatta, piyasada Amerika adına iş gören, paramiliter güç unsuru kullanışlı bir aparat haline gelmiştir.

Siz bakmayın adının 'Kürdistan İşçi Partisi' olmasına, günümüz PKK'sı bugün ırkçı, nasyonalist bir örgüte dönüşmüştür.

Bu vesileyle unutmayalım; Hitlerin partisinin adı da 'Nasyonalist, Sosyalist Alman İşçi Partisi' idi...

Bilmem anlatabildim mi?

<p>Devrek'te hayvancılık işi yapan Kayhan Ayvacı ve ev hanımı Rabia Ayvacı, düğün salonunda gerçekle

Düğünde damada takı yerine koyun hediye ettiler

Yetişen alıyor: 80.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri

Dünya mirası Nemrut bayramda ziyaretçi akınına uğradı

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!