• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
10 Ekim 2021 Pazar

‘Allah gördüğünden geri bırakmasın' amenna, ve lakin...

1

Duyduklarım ve okuduklarıma göre -rakamsal sonuçlar bir tarafa- son günlerde yapılan anketlerin bize gösterdiği;

Seçmen davranışlarını belirleyen amillerin başında açık ara ekonominin geldiğidir. Daha doğrusu günlük seçim gailesinin...

Herhalde, seçmen tercihlerinin oluşmasında son kertede ekonominin belirgin rol oynadığına dair söylenmeyen söz kalmamıştır.

İlave olarak, görece olarak Ak Parti döneminde ekonominin en kötü olduğu durumun Ak Parti öncesi durumlardan daha iyi olduğudur.

Bu bağlamda olsa olsa Ak Parti iktidarı, Ak Parti iktidarı ile mukayese edilebilir.

İşte burada başlığa çektiğimiz atalar sözü devreye giriyor.

Anadolu'da çok yaygın ve büyük dualardan sayılır; 'Allah gördüğünden geri bırakmasın' sözü.

Sözün darbımesel haline gelmesinden de anlıyoruz ki, kişi belli bir hayat tarzına, yaşam biçimine ulaştıktan sonra -ister maddi imkanlar deyin, isterseniz sahip olunan statü ve itibar- ister tabii, ister olağan dışı bir nedenle sahip olduklarını kaybeder geriye düşerse;

Yeni duruma razı olması ve uyum sağlaması çok zor, neredeyse imkansızdır.

Bu nedenle bahusus ermişler -hem de yaşlı anlamında- bu duayı dillerinden düşürmezler.

El an Türkiye bunu yaşıyor diyebiliriz.

Ancak hemen ilave etmeliyiz ki bu hal arizi ve giderilebilecek bir durumdur.

2

Kuşkusuz, Türkiye, Osmanlı'nın son iki yüzyılı ve Cumhuriyet dönemi ile beraber üç yüz yıldır dünya devletlerine/milletlerine karşı bu kadar başı dik olmamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak kişiye bu kadar onur vermemiştir.

Dünyaya karşı, hiç bu kadar bağımsız olmamış, sözümüzü itibarlı kılamamıştır...

Bugün dünya mazlumlarının gözü Türkiye'de -onun liderinde-dir.

Bir devlet/millet için bu çok çok önemli bir hususiyettir.

Ancak; bu meselenin vatandaş nezdinde yeterince anlaşılmadığı/içselleştirilmediği de başka bir gerçekliktir.

Ya da sosyolojinin moda deyimiyle seçmen bunları satın almamaktadır.

Peki; bu niçin böyle olmaktadır?

Alev Alatlı bir söyleşisinde der ki; (hatırladığım kadarıyla) "Mühim meselelerden biri de Türk kültürünü Türklere öğretmektir."

Bundan mülhem; Türkiye'nin son yirmi yılda elde ettiği kazanımları; (iç-dış) genelde Türkiye'nin selameti için, özelde Ak Parti'nin geleceği için millete anlatmak mühim bir mesele olarak önümüzde durmaktadır.

3

Bizzat liderinin/Cumhurbaşkanının ağzından defalarca ifadesini bulduğu gibi Ak Parti iktidarının en başarısız olduğu sahalar eğitim ve kültür alanıdır.

-Eğitimin başarılı ya da başarısız olması ayrıca tartışmaya değer-

'Başarısız' olarak dillendirilen şey aslında hiç esnetilemeyen, eksiltilemeyen, değiştirilemeyen şey anlamındadır.

Ordu gibi eğitim kurumu da cumhuriyetin kuruluşundan itibaren bir vesayet kurumu olagelmiştir.

Her iki kurumda vesayetçi yapılarının cumhuriyetin kuruluşundan önce de varlığı ayrıca tartışılmalıdır.

Askeri vesayet, tedrici değişimlerle beraber en son 15 Temmuz'dan sonra ortadan kaldırılmıştır... diyebiliriz.

Ancak eğitim vesayeti bütün diriliği ve despotik yapısıyla ve kadrolarıyla devam etmektedir.

Eğer; yukarıda işaret etmeye çalıştığımız gibi, Türkiye'nin dış politik kazanımları, sınır ötesi harekat başarıları, başkalarının oyununu bozma ve kendi oyununu kurabilme becerisi... içerde bir heyecan oluşturamıyorsa ve de seçmen davranışlarını belirleme açısından bir tesir icra edemiyorsa;

Bunun sebebi eğitimdeki vesayetin devam etmesidir.

Cari eğitim anlayışı/kurumu Batıcı/Batı bağımlısı bir sistem ve hayat önermektedir.

Bu öylesine dimağlara işlemiştir ki görünen idrake konu olmasa bile, şuur altı dediğimiz zemine sağlam bir biçimde oturmuştur.

Cumhuriyetin kuruluşundan beri cari olan eğitim-öğretim anlayışı batıperestlik dışında her şeyi zaman zaman anlamsızlaştırmakta, değersizleştirmekte, reddetmektedir.

Türkiye Batı'ya rağmen bir şeyler mi yapıyor... Söz konusu anlayış derhal bunun önünü kesmeye çalışıyor.

Allahualem, bunun içindir ki, Türkiye'nin dünya ligindeki yeri, bölgesinde kale alınmadan bir hüküm kurulmasına mani olan hali, tüm Müslümanların ve dahi tüm dünya mazlumlarının sesi olma vasfı, İlk kez 'dünya devleri' tesmiye edilen ülkelerle eşit şartlarda masaya oturup, dünya ahvali üzerine birlikte karar oluşturma gücü...

Bunların hiçbirisi çoğunluk insanlar nezdinde bir değer ifade etmeyebiliyor.

Daha anlaşılır söylemle; arızi ve geçici olduğu besbelli olan ekonomik şartların -bırakın önünde/üstünde olmayı- hizasında dahi yer alamıyor.

4

Dendiği gibi; ekonomik şartların seçmen davranışları üzerindeki etkisine dair söylenmeyen söz kalmadı.

Ancak; yukarıya dercettiğimiz kazanımların ülke insanlarınca yeterince ciddiye alınmadığı, içselleştirilmediği bir davranış formu oluşturup oluşturamadığına dair çalışmalar yapıldığını görmedim.

Vesile olur ümidiyle...

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Yeni varyant hızla yayılıyor... Kovid geçirip, tat ve koku kaybı

Beynimizin parmak izi, hastalıkları veya kişileri tanımak için kullanılabilir mi?

Dünyanın yeraltı kaynakları zengini ülkesi hangisi? Türkiye kaçıncı sırada?

Selimiye Meydanı kazılarında Roma döneminden kalma aile mezarlığı bulundu

Binlerce yıllık oluşum yok olma sürecini yaşıyor