• $ 8,0952
  • € 9,5685
  • 494.946
  • 1144.45
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Ak Parti'nin kuruluşunun yıldönümü münasebetiyle

AK Parti’nin kuruluşunun 19. yıldönümü nedeniyle, Ak Parti’nin kuruluşuna dair yazdığımız ama yayınlamadığımız kitabımızdan bir bölümü paylaşmak istedim.

“ Bilkent Oteli’nin büyük salonu yavaş yavaş dolmaya başlamış, herkes saat 14’ün gelmesini bekliyordu.

Ne benim farkımda olan vardı ne de ben birisiyle ilgilenecek durumdaydım.

Salonun bir köşesine çekilmiş, büzülmüş bir vaziyette geçmeyen saniye ve dakikaları sayıyordum.

Biliyordum ki salon sadece salondakilerden ibaret değildi. Basının yoğun ilgisi ve canlı yayın arabaları nedeniyle bir anlamda Türkiye o an oradaydı ve herkes kendince bir beklenti içindeydi.

Herhalde bunca insan içinde en tedirgin ve kırılgan olan bendim.

Nihayet Tayyip Erdoğan büyük bir alkış ve tezahürat eşliğinde kürsüye geldi. (…)

Konuşma bittiğinde bütün salon ayaktaydı.

Eminim ki salondakilerle beraber Türkiye’nin bütün esmer çocukları da ayaktaydı.

Başta Bülent Arınç olmak üzere bir çok kişi ağlıyordu.

Bense, alkışlar ve tezahüratlar sürdükçe büzüştüğüm köşemde yavaş yavaş dikiliyor ve ayağa kalkıyordum.

Kimse bilmiyordu, bilmesi de gerekmiyordu ama başarmıştım.

Yeni, ama uzun süredir gelişi beklenen siyasi hareket nihayet gün yüzüne çıkmış ve kendini tanıtmak ve takdim etmek adına kuruluş deklarasyonunu yayınlamıştı. (…)

Bu da bir doğumdu bir anlamıyla

Bu nedenle sıkıntılar olmuştu belki.

Kuruluş deklarasyonunu, doğum metaforu üzerinden sürdürürsek Tayyip Erdoğan’ın konuşması, yeni doğan bebeğin dünyaya teşrifinden sonraki ilk çığlığına eş değer bir şeydi.

Bu çığlığın aksi ve etkileri bütün Türkiye’yi, daha sonraları örneğin ‘one minute’ hadisesinden sonra bütün ortak coğrafyayı, ‘dünya 5’ten büyüktür’ tanımlaması ve teşhisinden sonra da bütün dünyayı dolaştı.

Bugün hala Ak Parti, Türkiye’nin birinci partisi olması vasfını koruyorsa bunun nedeni insanların kulaklarında o çığlığın hala çınlaması ve atmasından dolayıdır. (…)

Bu açıdan bakıldığında iyi ki bir önceki akşam oluşan sıkıntılar yaşanmıştı.

Eğer o sancılar yaşanmamış olsaydı, ilk çığlık da o kadar güçlü ve o kadar sahici olamayabilirdi.

Bilkent Oteli’nin büyük salonunda herkes birbirini tebrik edip, hayırlarken ben yavaşça oradan ayrıldım.

Herkes kuruluş anının heyecanını yaşayıp, yeni doğumu kutlayabilirdi.

Ama benim bunlara katılmam söz konusu olmadığı gibi vakit öğütmek gibi bir lüksümde yoktu.

Nedense benim kaderime hep bu düştü.

Şölen ve kutlama anını yaşayamamak.

Mesela 94 seçim zaferinin tadını hiç çıkaramadım. Basından sorumlu biri olarak sabaha kadar Başkan’dan bir çift mesaj almak için uğraşan basın mensuplarıyla cebelleşmek mecburiyetindeydim.

2002 Kasım seçimlerinden sonraki tabloda bundan farklı değildi. Herkes kutlamalarda bulunurken ben, Başkan’ın akşam balkonda yapacağı konuşmanın hazırlıklarıyla meşguldüm.”

Hüseyin Besli Diğer Yazıları

Çağrışımlar

09.08.2020

Zamanın ruhu

02.08.2020

Şurdan-burdan

26.07.2020

Her yer kızıla büründü: Görenleri hayrete düşüren göç

Her yer kızıla büründü: Görenleri hayrete düşüren göç

'Dünyanın en büyük insan zinciri' İstanbul'dan geçiyor

''Dünyanın en büyük insan zinciri'' İstanbul'dan geçiyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Denizli'de

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Denizli'de

Hayalleri gerçekleştirme zamanı! 27 Ekim günlük burç yorum

Hayalleri gerçekleştirme zamanı! 27 Ekim günlük burç yorumları