• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
28 Ocak 2022 Cuma

Aidiyet-ihtiyar-mükellefiyet ve fazilet

(ÖN NOT: Yaşlandıkça duyular iyice duyarlılığını kaybediyor anlaşılan. Görüldüğü gibi onca kar yağmasına rağmen ne başka alemlere uçuracak, ne de çatur-çutur insanın günlük hayatına dokunacak bir yazı yazabildim.)

"İnsan bağımlı bir varlıktır. (...) Tab'an medeni, yani tabiatı itibarıyla kendi varlığını tek başına temin etmekten aciz, varlığını sürdürebilmek için başkalarının desteğine bağımlı bir varlık.

"İnsan dünyaya geldiğinde eksiktir; hem bedeni hem de akli kemalini çevresi ile irtibatı içinde kazanır; bu çevrenin mütemmim cüzü diğer insanlardır.

"İnsan bedeninin kemali, organlarının bütün için gerekli fonksiyonları ifa edecek hale gelmesi ile tahakkuk eder.

"Aklın kemali ise ancak insanın kendi dışındaki nesneler ve insanlar ile irtibatı içinde mümkündür. Her şeyden önce bir dili öğrenmek için, o dilin konuşulduğu bir çerçevede yaşamak gerekir.

"Diğer bir cihet ise kavramların oluşturulması, sözler ve hadiseler arasında fark ve benzerlik üzerinden irtibatlar kurarak, tasnif edebilmek de aklın kemalini elde etme sürecini ifade eder. Bütün bu ve benzeri faaliyetler, aynı zamanda bir topluma aidiyetin kazanıldığı, bağımlılık ilişkileri olarak tahakkuk eder. Bu bağımlılık ilişkileri insanlara belirli bir yaşına kadar <işler böyle oluyor> şeklinde, alternatifsiz bir yol olarak gelirken, olanı olması gereken olarak sunar.

"Ancak aklın kemalinin asgari mertebesi ile birlikte olanın olması gereken olup olmadığı sorusu bazı insanlar için taayyün eder.

"Akli faaliyetler insanın önüne farklı farklı alternatifleri fark etme imkanını sunar. Daha farklı ifade etmek gerekirse olanın olması gereken olup olmadığı sorusunu, aklını yeterince kullanan ve akli olarak belirli bir kemale ulaşmış insanlar görebilir. Bu soruyla birlikte insan bağımlılıklarını en azından o halleri ile zorunlu olarak görmeyi aşarak, mevcut bağımlılıkların mümkünlerinden biri olduğunu fark eder. Bağımlılıklarını ihtiyar ederek üstlenme ile birlikte, o zamana kadar bir fonksiyon olarak zuhur eden, mükellefiyet haline gelir.

"Hakiki olarak gerçekleşen bir mükellefiyet, bir faziletin üstlenilmesi olarak mümkündür. Faziletin üstlenilmesi insanın kendisinde olmayanla irtibat kurarak, kendisini ikmal etmesi anlamına gelir.

"Fazilet, insanın fıtratında olandan fazlası demektir. Fazilet sadece insanda gerçekleşebilir: Olanla olması gerekenin aynileşmesi fazilettir.

"İnsan hayatında kemal, Mutlak'a nazır ve Mutlak'ın müzhir'i olmakla birlikte insanın istitaatine muvafık bir şekilde itibari olarak gerçekleşir.

"İnsan dışındaki bütün varlıklar bağımlılıkları içinde yaşarlar; sadece insan, bağımlılıklarını bağlılık haline getirirken, kendi hayatında verili olanı aşan bir imkânı izhar eder. İmkân bilkuvve varlık demek olduğundan, tahakkuku için ihtiyarı icap eder."

(Not-1: Bazı ibarelerin altını ben çizdim. Hb.)

(Not-2: Yukarıdaki alıntılar Teklif Dergisi'nin 1. sayısında- Ocak 2022- yer alan Tahsin Görgün'ün 'Ne İle Mükellefim' başlıklı makalesinden alınmıştır.)

<p></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteklediği festivalin açılışına, sa

11. Boğaziçi Film Festivali'ne yoğun ilgi

BİM 12 Aralık 2023 aktüel ürünler kataloğu

Gazze güneş batmadan karanlığa gömülüyor... İşgalci İsrail'in durmayan vahşeti

İşgalci İsrail'den Gazze'ye yeni saldırı