• $7,3864
  • €9,0026
  • 439.904
  • 1542.45
11 Ağustos 2012 Cumartesi

Çocuğunuz sağlıklı büyüsün istiyorsanız 52-10 formülünü hayata geçirin

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Uzmanlar, çocukların sağlıklı büyümeleri için yapılması gerekenler konusunda hemfikir. Sağlıklı olmanın şartı bir formülle açıklanıyor. Formülün adı: 52-10… 5 öğün sebze; 2 saatten fazla teknoloji yasak; 1 saat fiziksel aktivite ve son olarak 0 şeker!

Ebeveyn ya da uzman kiminle konuşsam, çocukların her geçen gün daha da sağlıksız büyüdüğünden yakınıyor. Modern çağ, bizi ve yavrularımızı adeta solduruyor. Görünüşe baktığımızda her şeyimiz son model, evlerimiz akıllı, kullandığımız alet edevat son teknolojinin ürünü, bilgi her an elimizin altında… Fakat modern yaşam dengeli ve bilinçli kullanılmadığında sağlıklı ve mutlu bireyler olmamızın da önündeki en büyük engel haline geliyor.

Geçtiğimiz günlerde Beslenme ve Diyetetik uzmanı Profesör Muazzez Garipağaoğlu ile bir aradaydım.

Garipağaoğlu, yıllarını beslenme konusuna adamış ve çocukların sağlıklı büyümesi konusunda önemli çalışmalar yapan bir uzman. Son yıllarda çocukların giderek daha sağlıksız büyüdüğünü, şişman çocukların arttığını, bunlarla birlikte mutsuz çocukların da giderek yaygınlaştığını söylüyor. “Peki, ne yapmak gerekiyor?” 

Sorumun cevabını, Profesör Muazzez Garipağaoğlu bir formülle açıkladı. Formülün adı: 52-10…

10 yaşında bir kız çocuk annesi olarak, doğrusu “52-10 da nedir?” diye ben de çok merak ettim. İşin aslını öğrenince, “Aa, bunlar mıymış, ben bunları biliyorum, çok basit” diyeceksiniz. Fakat çocuklarımızın hayatlarında bu kuralların ne kadarını uygulanabilir kıldığımızın cevabını açık yüreklilikle vermemiz gerekiyor. Bakın bakalım, sizin çocuğunuz 52-10 kuralına ne kadar uygun yaşıyor?

İLK ADIM: 5 ÖĞÜN MEYVE-SEBZE
5 - Günde toplam beş öğün sebze ve meyve tüketmek…

Mümkünse bu beş öğünün üçünü sebzeden yana kullanmak. Çünkü malum, meyveler şeker içerdiklerinden daha çok kalori almamızı sağlıyor.

“Günde 5 öğün sebze-meyve nasıl yediririm, 1 öğün tüketse razıyım” dediğinizi duyar gibiyim. Fakat zaman içinde alışkanlık kazandıkça olmayacak bir şey de değil. Ayrıca 1 elma, 1 muz, 1 avuç kiraz veya 1 havuç bir öğün yerine geçiyor… Öğün deyince, öyle kilolarca sebze-meyve tüketmek kastedilmiyor. Çocuğun sevdiği sebze ve meyveleri ona uygun bir sunumla her gün bıkıp usanmadan önüne koymanız ve bu meyve-sebze öğünlerini sizin de tüketerek ona örnek olmanız işinizi kolaylaştıracaktır. Her seferinde küçük bir adımla, bir bakmışsınız, ailece 5 öğün sebze ve meyve tüketiyorsunuz. Özellikle sıcak yaz günlerinde bundan kolayı yok!

2 SAATTEN FAZLA TEKNOLOJİ YOK
2 - Günde toplam iki saatten fazla, televizyon, bilgisayar, cep telefonu gibi aletleri kullanmamak…

Artık, maalesef 3 yaşındaki bebekler dâhil, çocuklar günde ortalama 4 saatlerini ekran karşısında geçiriyor… Çocukların 3 yaşına kadar asla ekran karşısında olması önerilmiyor. 6 yaşına kadar da ancak çok kısıtlı sürelerle; örneğin günde 1 çizgi film gibi, ekran karşısında oturması uygun. 6 yaşından sonra ise yaşları kaç olursa olsun, 2 saatten fazla ekran karşısında kalması fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin önündeki en büyük engel. Fakat 6 aylık bebeklerin eline, oynasın diye cep telefonu veriyoruz. 3 yaşındakilerin elinde iPad’ler var. İlkokul çağı ve üstündekilere ise büyümüş de koca insan olmuş gibi davranıyoruz. Teknolojiyi yetişkinler gibi kullanmaktan geri durmuyorlar. Üstelik bununla övünüyoruz da… Fakat çocuklarımız teknolojiye ne kadar yakınlarsa, duygusal gelişimleri de bundan o kadar olumsuz etkileniyor! Bizler bunu bilmek ve bu durumu engellemek zorundayız! Teknoloji büyük insana bile ölçüsüz kullanıldığında zarar verirken körpe beyinlere, bedenlere ve ruhlara neler yapıyor, görmeliyiz.

Radyasyon alıyorlar; ki, gelişmekte olan beyine önemli bir zarar. Sonra ekran karşısındaki çocuk hareketsiz kaldığından şişmanlık riski artıyor. Uzun süre ekran karşısında kalan çocuklar öğün atladığından ve atıştırmalıklara yöneldiğinden sağlıklı beslenemiyor, fast-food alışkanlığı yerleşiyor.

Araştırmalar, haftada 18 saat televizyon izleyen bir çocuğun 10 yaşına geldiğinde bel kalınlığının yaşıtlarına oranla 7 milim daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Üstüne sosyalleşememeleri ve çocukluklarını yaşayamamaları da cabası… Tüm dünyada dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunları, otizm vakaları ve davranış bozuklukları artış gösteriyor ve ekran kullanımı bu artışı kesinlikle tetikliyor!

GÜNDE EN AZ 1 SAAT FİZİKSEL AKTİVİTE
1
Her çocuğun günde 1 saat yaz-kış demeden düzenli fiziksel bir aktivitede bulunmasının sağlıklı büyümesine çok önemli katkıları var. Hareket her derdin devası… Çocuğunuzun yüzme, tenis, basketbol, jimnastik gibi, etkinliklerde bulunmasını sağlayamıyor olabilirsiniz. Fakat her gün çocuğunuzla birlikte yürüyebilirsiniz! Bir saat size uzun geliyorsa, bu yürüyüşleri ikiye bölüp yarım saat sabah, yarım saat de akşamları yürüyebilirsiniz.

Hatırlayın, bizler çocukken nasıl da hareketliydik, bütün bir gün atlaya zıplaya oynardık. Modern çağın çocuklarının böyle oynayabilecekleri imkânlar çok kısıtlı, bu imkânları onlara bir şekilde sunmamıza ihtiyaç duyuyorlar. Hareket ihtiyacı karşılanmayan çocuk da ne yapsın, kendini ölçüsüzce yemeğe, bilgisayar ve televizyon karşısına vuruyor ve bunu körükleyen de ebeveynler... Çocuklarımızın çocukluklarını yaşamasına fırsat vermeliyiz ki, çocuklarımız güle oynaya, atlaya zıplaya büyüsünler.

Düzenli fiziksel aktivitede bulunan çocukların beden ve ruh sağlıklarının, hatta akademik başarılarının diğerlerinden önde olduğunu araştırmalar da kanıtlıyor. Öte yandan, yapılan araştırmalar da 8 ila 18 yaş arasındaki çocukların günde en az 4 saatlerini teknolojiye ayırdığını ortaya koyuyor. 2006 ila 2010 arasında dışarıda zaman geçiren çocuk oranı yüzde 15 azalmış. Doğada geçirilen zaman çocuklarda beyin fonksiyonlarında geliştirici, yenileyici, yaratıcı, sinirleri gevşetici ve odaklanmayı arttırıcı işlev gösteriyor.

0 ŞEKER! ŞEKERİ DOĞAL KAYNAKLARDAN ALSIN
0 Sanırım, 52-10 formülünün en zor maddesi bu! Hele de söz konusu çocuklar olunca, bir çocuk nasıl hiç şeker tüketmeden büyür ki… Fakat şeker zamanla bağımlılık yapıyor! Dolayısıyla, özellikle 0-1 yaş arasında bebeklerin zaten hiç şeker tüketmemesi gerekiyor ki, hücreler sağlıklı kodlanabilsin. Zaten bebekken anne sütü, sonra da yediğimiz sebze ve özellikle de meyveler ihtiyacımız olan şekeri karşılıyor. Bal ve pekmez de şeker yerine kullanılabilecek besinler arasında.

Çocuklar alışmadıklarında şekeri aramıyorlar inanın, çünkü insan bilmediği bir şeyi istemiyor. Mesela, kızım Duru’ya 3 yaşına kadar çikolata bile yedirmemiştim. Şekeri şeker olarak hâlâ ne yer, ne içeceklerinde kullanır. Şekeri ve şekerli gıdaları hiç aramaz.

Şekeri hiç kullanmamak çok zor gibi görünse de, en aza indirmek mümkün! Kendimize şekerin bir bağımlılık aracı olduğunu, şekerin kemiklerimize, eklemlerimize ve hücrelerimize zarar verdiğini, şeker tüketiminin şişmanlığın en önemli nedenlerinden biri olduğunu sürekli tekrarlamalıyız. “Ne kadar doğal, o kadar sağlıklı” ilkesini çocuklarımıza kazandırmalıyız. Şekeri de mümkün olduğunca doğal yollardan vücutlarına almalılar.

<p>Merakla beklenen Bayraktar AKINCI Taarruzî İnsansız Hava Aracının (TİHA) 3'üncü prototipine PT-3ü

Selçuk Bayraktar bu sözlerle paylaştı: Yuvadan uçmadan önce son selfie

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Malatya'da depremin izleri devletin yardım eliyle siliniyor

Doğada yaptığı yemeklerle kentleri tanıtıyor