• $8,0628
  • €9,6805
  • 460.771
  • 1408.14
22 Şubat 2014 Cumartesi

Anneler, sözlere dikkat!

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Çocukken o kadar sık bademcilerim şişerdi ki… Sık sık boğaz ağrısı, yüksek ateş ve buna eşlik eden kusma ile yatak döşek oluverirdim. Çektiğim ıstırap bir yana, okula gidemez, üstelik de anne ve babamın üzüntüsüne şahit olup bir kez daha kahrolurdum. Babam, annesini 4 yaşında zatürreden kaybettiğinden olsa gerek, isilik olsak biz çocuklarını anında doktora götürürdü. “Hastalık şakaya gelmez” derdi. Her bademcik enfeksiyonumda da aynı şekilde önce bir yüzü buruşur, sonra kucakladığı gibi hastaneye… Annem de ne yapsın, hemen nane-limon kaynatır, çorbalar yapar, bana içirmeye çalışırdı. Terlemem için üstüm örtülür, ateşim düşsün diye gözümün içine bakarlardı. Annem, “Sen hasta olacağına ben olayım” diye dua ederdi çoğu kez… Bademcik enfeksiyonu deyip geçmeyin, bendeki gibi yüksek ateşlisi çocukları bitiriyor…

Doktorlar, bademciklerimin büyük olduğunu ve alınması gerektiğini bile söylemişlerdi. Fakat ben bademciklerimin alınmasına ikna olmadım, sanırım ailem de olmadı. Ve yıllar sonra, ki o da hamileliğime rastlar, neredeyse bademcik enfeksiyonuna hiç yakalanmayan bir insan olup çıktım.

KÜÇÜKKEN ÖĞRENDİĞİMİZ YANLIŞLAR!

Sanırım bademciklerimin hastalanmasını önlemede, yanlış öğretileri değiştirmemin ve bağışıklık sistemimi güçlendirmemin payı büyük. Bir kere büyüklerimiz hâlâ üst solunum yolu enfeksiyonlarının üşümekten-üşütmekten olduğunu sanıyor. Öyle ki, bu yüzden neredeyse yaz aylarında bile bana dondurma yedirmeye çekinirlerdi. Sonra hep çok kalın giydirildim. Ayrıca, ne zaman üzülsem bademciğim şişerdi! Çok sonra anladım ki, ben üşüttüğüm ya da soğuk yiyip içtiğim için değil, üzülüp sıkılıp stres sonucu bağışıklık sistemimi düşürdüğüm için ya da bir şeyleri ifade edemeyip içime attığım için mikropların etkisine açık hale geliyorum. Ve sonuçta da hastalanıyorum.

“ANNE, KÖTÜ SÖYLEME!”

Kızım Duru mesela, ilk 2 yıl içinde sadece bir kez hastalandı. O da benden bademcik enfeksiyonu kaptığı için, aman ne üzülmüş, ne kederlenmiştim. Hastalıkların bünyeye yerleşip yerleşmemesinde, anne sütüyle beslenme ve sonrasında yeterli ve dengeli beslenme, yeterli ve kaliteli uyku ve düzenli fiziksel aktivite o kadar önemli ki…
Ve en az bunlar kadar çocuğu hastalılardan korumaya çalışırken, çocukla olan iletişimimizde nasıl bir dil kullandığımız çok önemli! Bir kere cümlelerimizin olumsuz olmamasına özen gösterelim lütfen. “Şunu yapma yoksa hastalanırsın, terlersen üşütürsün, ince giyersen bademciklerin şişer” demeyelim. “Şunu şöyle yaparsan iyi olur”şeklinde olumlu kuralım cümlelerimizi…
Duru daha küçücüktü, beni uyardı, “Anne olumsuz söyleme, çünkü anneler ne derse o oluyor” diye… Gerçekten de öyle! İşte kocaman kadınlar olduk, annelerimizin “Ben söylemiştim” laflarını az işitmedik, ya da kendi kendimize “Annem söylemişti” diye az annemizi anmadık. Çocukla anne arasında öyle derin bir bağ var ki, annenin ağzından çıkan söz çocukta adeta majik bir etki yaratıyor ve bilinçaltı bu olumsuzlamayı anında hayata geçirmekte gecikmiyor. “Koşma düşersin”, dediğiniz anda, çocuğun tökezlenip düşmesinde de, dondurma yeme dediğiniz günün akşamında çocuğun ateşlenmesinde de bu olumsuz anne cümlelerinin etkisi yadsınamaz.
Bakın bademcik meselesinden nerelere geldik… Hayata hep olumlu yanından bakalım ve çocuklarımızı sağlıklı bilgilerle büyütelim. www.anneoluncaanladim.com bu yüzden, 195 ülkede milyonlarca annenin yanında… Sizin de…

>>> BÜYÜK BADEMCİK ÇOCUĞUN DAVRANIŞLARINI BİLE OLUMSUZ ETKİLİYOR!

<p>İrlandalı şair ve düzyazı yazarı James Clarence Mangan hem Osmanlı Divan şiirlerini çevirmiş hem

Türkiye aşığı İrlandalı şair: Mangan

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de