• $16,7687
  • €17,4966
  • 975.915
  • 2457.19
17 Haziran 2017 Cumartesi

Yerel yönetimler, kültür ve 15 Temmuz

Yerel yönetimler, kültür-sanat faaliyetlerine kendi ölçeklerinde çeşitli bütçeler ayırıyor ve etkinlikler düzenliyorlar. Özellikle İstanbul’da bazı belediyelerin bu alanda daha faal olduklarını görüyoruz. Yerel yönetimlerin kültür-sanat politikalarının bölgenin sosyo-kültürel özelliklerine hitap eden ve tüm farklılıkları kapsayacak şekilde olması beklenir. Kültürel planlamaların alt başlığı olan kültürel/sanatsal etkinliklerin ise, bölge halkını sürece dahil edecek dinamik bir yapısı olmalı. Fakat -istisnaları hariç tutacak olursak- ülkemizde yerel yönetimlerin kültür planlamalarının daha çok kısa vadeli, popüler ve hatta siyasi kaygılarla oluşturulduğunu görüyoruz. Söz gelimi birçok sanatsal etkinliğin açılışına bir siyasinin katılımı sonrası salon boşalıyor ve faaliyet dinamizmini kaybediyor. Ya da salonları doldurmak kaygısı, niceliği niteliğin önüne geçiriyor, daha planlanma aşamasında etkinliğin mecrasını değiştiriyor. Elbette boşa harcanan bütçeler, nitelikten uzak çalışmalar ve adı ‘kültür-sanat faaliyeti’ olan ama aslında olmayan işler…

Geçtiğimiz hafta sanatçı ve sporcularla iftar yapan Sayın Cumhurbaşkanı da, burada yaptığı konuşmanın satır aralarında bu konuya dikkat çekti; ‘Halkın doğrudan günlük hayatına dokunan hizmetler yürüten belediyelerin, kültür sanat faaliyetlerinde skora değil niteliğe yönelmesi gerektiğini’ vurguladı. ‘Belediyelerden bu faaliyetler için ayrılan ve hiç de küçümsenmeyecek rakamlara ulaşan bütçelerini doğru kullanmalarını, halkın hayatına dokunan işlere öncelik vermelerini beklediğini’ ifade etti. Bu önemli uyarı, umarız yerel yönetimlerce dikkate alınır ve gereği yapılır.

Ülkemizde yerel yönetimler bünyesinde kültürel planlama ne yazık ki yeterince yapılmadığı gibi, yetişmiş kültür profesyoneli de son derece az. Oysa kültür, kalkınmanın en önemli ayaklarından birisi. Yerel yönetimin kültürü de içine alacak bütüncül bir bakışla icra edilmesi, söz gelimi bir çevre düzenlemesi yapılırken, doğacak kültürel etkilerin mutlaka hesaba katılması lazım.

Bir başka problem, belediyelerin kültür-sanat bütçelerinin bir rant kaynağı olarak görülmesinin önüne geçilmesi ki, niteliksizliğin temel sebebi de bu. Belediye yönetimlerinin bu konuda iş kalitesinden, rafinelikten, kreatiflikten yana tavır sergilemesi son derece önemli.

İstanbul dünya çapında bir metropol. Kültürel planlamanın bir yönünün uluslararası vizyona dönük olması gerekiyor elbette; New York, Londra, Seul ya da Tokyo’da olduğu gibi… Ama diğer yanının yerel dinamikleri analiz etmiş, haritalandırmış ve ona göre planlamış olması gerekiyor.

15 Temmuz geliyor ve muhtemelen yerel yönetimler bu önemli demokrasi mücadelesinin anısına yine etkinlikler düzenleyecekler. Kentlerin 15 Temmuz hafızasını farklı formlarda gündeme taşıyacaklar. Popüler kaygılara teslim olmuş, protokoler katılıma odaklı, skora endeksli faaliyetler yerine 15 Temmuz’un öfkesini, hüznünü ama aynı zamanda demokrasi bilincini en iyi nasıl ifade ederiz vizyonuna yönelmeli belediyelerin kültür birimleri. Birbirini tekrar eden fotoğraf sergileri, niteliksiz sahne performansları, yaptık oldu anıtları… Bunlar emek, zaman ve maddi kayıplar. Belki de hiç yapmamak yapmaktan daha hayırlı. Çünkü konu kültür ve sanat olunca, niteliksizlik hiçbir şekilde telafi edilemiyor, hoş görülemiyor. Kısa vadeli hesaplar, uzun vadeli, kalıcı kazanımların hep önüne geçiyor. Ucuza talip olacak kadar zengin olduğumuzu hiç sanmıyorum!

<p>Cenk Torun, Çılgın Bediş dizisindeki Oktay rolü ile tanınıp  sevilmişti. Cenk Torun'a Çılgın Bedi

Çılgın Bediş'in Oktay'ı Cenk Torun yıllardır yanlış bilinen gerçeği açıkladı

Türkiye'de 500 bin TL altında alınabilecek otomobiller! Listeler güncellendi

İçmeler köyünde yaşam normale dönmeye başladı

Yumurtayı sirkenin içinde bekletirseniz! Sonucu sizi çok şaşırtacak