• $13,5787
  • €15,3757
  • 778.43
  • 1950.61
9 Haziran 2015 Salı

Yeni bir başlangıç için muhasebe vakti

7 Haziran sandığından sürpriz sonuçlar çıktı. 13 yıldır hep başarısına alışkın olduğumuz AK Parti’nin tek başına iktidar olamaması, yüksek standartlara alışmış Türkiye’yi umutsuzluğa sevk etse de, mevcut tabloda bazı rasyonel gerçekler var. AK Parti tüm yorgunluğuna ve yıpranmışlığına rağmen birinci parti. CHP, her zamanki gibi iktidar rüzgârında savrulan ve kaybetmeyi mizacı haline getirmiş demode bir yapı olarak seçimin kaybedeni. MHP, başkalarının kaybıyla kazançlı çıkanlardan. HDP ise ödünç oylarla seçimin ikinci kazananı.

Bu tablonun muhasebe edilmesi gereken iki yönü var. Birincisi, çok farklı siyasi taleplerin demokratik zeminde kendini ifade imkânı bulması ki, demokrasi açısından bu önemli bir gelişme. Ve Türkiye bu gelişmeyi AK Parti’ye borçlu. Akan kanı durdurup, siyasi talepleri meclise taşıyan süreç, 13 yıllık demokratikleşmenin sonucu tezahür etti.
Fakat bu sürecin Meclis’e yansıyan kısmı yeterince iç açıcı değil. Meclis oldukça sentetik ve uyumsuz kimlikleri bir araya getirecek. %13’lük HDP oyunun neredeyse %7’si emanet. Bu şartlar altında AK Parti’nin devre dışı olduğu uyumlu bir hükümet zaten ufukta görünmüyor. Türkiye yeni bir sınava giriyor. Umalım ki, bu süreç Türkiye’ye demokrasi yolunda bir eşik daha atlatsın.
İkinci temel konu, AK Parti’nin bu süreçten muhasebeyle çıkması. 13 yıllık sürecin getirdiği rehavet ve ‘dava’ ruhunun zayıflayıp, bu açığı kapatacak bir profesyonelleşmenin neden gerçekleşmediğinin muhasebesi yapılmalı. Dava algısı, AK Parti yönetim ve tabanında zorlu mücadele dönemlerinde yapılan bazı hataları tolere etme tavrını yaygınlaştırdı. Büyük davanın ağır yükü altında hatalar birikti. Ve sonuçta bunlar onarılamaz tahribatlara sebep oldu.
Tabanda, profesyonelleşmeye dair davranış kodları hep soğuk ve kuru bulundu. Parti iradesine teslim olmanın her şeyi halledeceği düşünüldü. Parti içi özeleştiri mekanizması devre dışı kaldı. Oysa dava ruhu içinde profesyonelleşme gerçekleştirilebilseydi, tolere edilebilecek olanla, ilke ve prensip terazisinde tartılacak olanlar ayırt edilebilirdi. Bunlar, AK Parti’nin akl-ı selim ile derinlemesine bir muhasebeye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Tüm bunlara rağmen, madalyonun diğer tarafı, halkın AK Parti’ye sadece bir uyarı yapmak istediğini gösteriyor. %40’lık oy oranıyla millet, AK Parti’den vazgeçmiş olmadığını gösterdi. Bu çok önemli rakam. Çünkü AK Parti iradesine Türkiye’nin hâlâ ihtiyacı var.
Şimdi önemli olan AK Parti’nin bu muhasebe fırsatını nasıl değerlendireceği. Türkiye’nin 300 yıllık medeniyet iddiası ortadan kalkmadı. 90 yıllık hesaplaşmaları bitmedi. Türkiye’yi tehdit eden sorunlar hâlâ mevcut. Şikâyetçisi olduğumuz anayasa hâlâ yürürlükte. Ve en önemlisi 13 yıldır eşik atlayan Türkiye’nin 2023 ufku toplum muhayyilesinde hâlâ cari.
AK Parti, muhtemel bir erken seçimde hataların telafisi yoluna giderek milletle yeniden buluşabilir. AK Parti’nin siyasal aklı ve iradesi bu toparlanmayı yapmaya müsait. Toplumun alıştığı standartları sürdürecek, toplumu yeni bir hedefe kanalize edecek başka bir siyasi irade görünmediği gibi, AK Parti’nin yeni başlangıçlar yapabilecek potansiyeli de hâlâ var. Hulasa Türkiye, yine AK Parti’nin iradesine teslim ve toplum yine AK Parti’den bir adım bekliyor.

<p class='MsoNormal'>Peki, bu karar neden önemliydi? Akşam Gazetesi Yazarı  Oğuzhan Bilgin tüm merak

Artık her yerde 'Türkiye'

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri