• $13,4515
  • €15,2796
  • 791.703
  • 2011.16
16 Eylül 2014 Salı

Yazma eserler bir ‘tık’ ötede

Hollanda’da yaşayan bilim tarihçisi bir arkadaşım el-Birûni’nin usturlablar hakkındaki dünyada bulunan tek nüsha yazma eserinin Diyarbakır Yazma Eserler Kütüphanesi’nde olduğunu tespit ediyor ve internet üzerinden yaptığı taramada kitabın dijital ortama aktarıldığını görüyor. Hemen ödeme yaparak tek bir tıkla dosyayı bilgisayarına transfer ediyor.

Bir araştırmacı için muazzam bir hizmet. Hollanda - Diyarbakır hattında, bilgi bir tık ötede!...
Kültür Bakanlığı’nın son yıllarda yaptığı önemli hizmetlerden birisi, yazma eserlerin dijital ortama aktarılması.
Türkiye’de kütüphaneler, müzeler, üniversiteler, resmî ve özel arşivlerde 700-800 bin cilt civarında el yazması eserin bulunduğu tahmin ediliyor. Bu eserlerin önemli bir kısmı 22 müstakil yazma eser kütüphanesinde. En eskileri 10.yy’a kadar tarihlendirilebilen, neredeyse 1000 yıllık bir tarihî birikim... Sadece Osmanlı Devleti’nin kapladığı coğrafyayı düşünelim. Bugün 50 civarında ülke, kendi tarihini öğrenmek için bu kaynaklara muhtaç. Sadece onlar mı? Dünyadaki tüm Türk-İslam medeniyeti araştırmacılarının da ilgi odağında bu eserler. Kısacası tüm dünyayı ilgilendiren bir mirasın sahibi bu kütüphaneler...
Yazma eserler kütüphanelerindeki eserlerin dijital ortama aktarımı büyük ölçüde tamamlanmışken, geçtiğimiz Mart ayında, bu alanda bir aşama daha kaydedildiğini biliyoruz. Türkiye Yazma Eserler Kurumu, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile bir protokol imzalayarak Topkapı Sarayı, Ayasofya, Türk ve İslam Eserleri, Türbeler ve Arkeoloji Müzeleri’ndeki yazma eserlerin de elektronik ortama aktarılması konusunda bir girişim daha başlattı. Bu girişim, yazma eserlere ulaşım kolaylığı sağlaması yanında bu nadide eserlerin yıpranma ve tahrip olma riskini de minimize edecek. Öte yandan bürokratik yükü azaltacak. Daha önce her hangi bir kütüphanede araştırma yapmak için Ankara’dan, Kültür Bakanlığı’ndan izin almak gerekirken, şimdi çok daha pratik şekilde herhangi bir yazma esere bir tıkla ulaşabileceksiniz. Sadece Topkapı Sarayı Müzesi’nde 15 bin civarında eser buluyor. Ve her biri muhtevası, cildi, minyatürü ve süslemeleriyle binlerce araştırmanın konusu. Bilgiye bu kadar kolay ulaşabiliyor olmak kuşkusuz ilmi faaliyetlere de yeni bir çehre kazandırıyor. Yüzyıllar önce bilgiye ulaşmak meşakkatli seyahatleri göze almayı gerektirirken, bugün yalnızca bir internet bağlantısı gerektiriyor. Öte yandan dün Osmanlı Tarihi’nin en saygın isimlerinin, konusuyla ilgili bir belgeye ulaşabilme umuduyla aylarca arşiv kataloğu taradığını biliyoruz. Oysa bugün anahtar kelime ile çok sayıda kaynağa ulaşmak mümkün. İşte tam da bu nedenle bugün artık bilgiye ulaşmak değil, onu yorumlamak, analiz etmek önemli hale geliyor. Bu, Osmanlı tarihi araştırmacılığının da mahiyetini değiştiriyor.
Son olarak, el yazmaları ile ilgili bir başka önemli hizmetin, kurumun son iki yıl içinde yaptığı tıpkıbasım ve yayın hizmetleri olduğunu söyleyelim. Aralarında Büyük matematikçi Nasiruddin Tûsî’nin (öl.1274) Osmanlı bilim tarihinin en muteber kaynaklarından Tahrîru Usûli’l-Hendese ve’l-Hisâb adlı eserinin de olduğu tıpkıbasımları kütüphanenize satın alabiliyorsunuz. Üstelik Tûsî’nin eseri yalnızca 20 tl. Eser, Fatih Sultan Mehmet’in mütalaası için yazılmış olduğu için ayrıca kıymetli bir nüsha.
Yazma eserlere bu kadar kolay ulaşılabilir olması, ilme iştiyak duyan yeni nesiller için büyük bir imkan. Kuşkusuz bu girişimin bir sonraki aşaması tüm bu kütüphanelerin online olması ve bilabedel dünyanın her tarafından ulaşılabilmesi...

<p> </p>

'İBB Engelleniyor' algısı neden yapıldı?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ocak 2022)

Almadan önce etiketteki detaya dikkat! Peynir sahtecilik nasıl yapılıyor

Bear Grylls herkesi böyle kandırdı! Kamera arkası görüntüleri ortaya çıktı