• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
22 Mart 2014 Cumartesi

Twitter çağının ahlakı

Türkiye'de her sabah kalkar kalkmaz başucundaki akıllı telefondan dünyada neler olup bittiğini öğrenmek üzere Twitter'a giren pek çok insan var. Fakat dün bu medyatik sabah ritüelini gerçekleştirmek isteyenler Twitter sayfasının kapandığına dair bir hukuk mesajıyla karşılaştılar.
Gün boyunca da belki de onlarca kez tweet atmaya teşebbüs edenlerin eli boşta kaldı. İnsanın alışkanlıklarından vazgeçmesi kolay değil. Daha da ötesi özgürlüğünün elinden alındığını kabullenmesi zor. Sekiz yıla yakındır hayatımızın bir parçası haline gelen twitter bir nevi kişisel medyamız oldu.
Herhangi bir konuya destek ya da protestomuzu buradan ifade ettik, slogan atma ihtiyacımızı buradan karşıladık. Ne yaptığımızdan, nerede olduğumuza kadar özel hayatımızı dahi ifşa ettiğimiz uçsuz bucaksız bir evrenin adı oldu Twitter. Bir günlük Twitter'sızlığın sonunda internetten gazete okumak bile bazılarımız için keyifsiz hale geldi, çünkü okuduğumuz yazıyı kimseyle paylaşamadık. Fotoğrafını paylaşmadığımız anları adeta yaşamadığımıza hükmettiğimiz çağ hastalığına tutulmuşçasına!...
Modern insanın yalnızlık duygusunu sanal paylaşımlarla aşmaya çalıştığı bir çağda paylaşamamanın sıkıntısı bazılarımızın içinde küçük çaplı depresif ruh halleri bile ortaya çıkardı.
Bir yandan da, modern insanın tipik tavrı ile yokluğunun etkisini gerçekten hissetmeden alternatif yollardan Twitter'a girdik fakat giremiyor gibi yapıp, Twitter'sız bırakılmaktan şikayetçi olduk. Modern zamanlar bedel ödemeden her şeye sahip olmak istediğimiz bir çağın adı değil mi zaten?
Bunlar meselenin bir boyutu... Bütün bunları akılda tutarak şimdi asıl meseleye, Türkiye'yi Twitter'ı kapatma noktasına getiren şartlara dönmek, çok yönlü bir muhasebe yapmak durumundayız.
Son aylarda Twitter pek çok kişinin haksızca itibarsızlaştırıldığı bir mecra haline geldi. Binlerce kişinin hukuksuzca dinlendiğini ve bu dinlemelerin Twitter üzerinden yayıldığını gördük. İletişim özgürlüğü birileri tarafından ahlaksızca işlerin kılıfı olarak kullanıldı. Fakat bütün bunlar dünden beri kimse tarafından Twitter'ın kapatılmasına dair meşru bir gerekçe olarak kabul görmedi. 'Zaten bizi çok meşgul ediyordu' esprisi dışında kimse kapatmanın çözüm olacağına dair haklı bir argüman sunamadı. Peki çözüm ne? Kuşkusuz sağlam bir internet hukuku.
Özgürlüklerle hukuk arasında çok hassas bir ilişki var malum. Sağlam bir hukuk sistemi birinin özgürlüğü ile başkasının hakları arasındaki o kritik eşiği garanti altına alırken, aynı zamanda bize özgürlüğün keyfi bir şey olmadığını da hatırlatıyor.
Birkaç gün önce Amerika'daydım. Evsizlerden protestoculara kadar herkesin rahatça girip çıktığı kapitol binalarının, üzerinde 'free to all' yazan kütüphanelerin bir Amerikalı için ne kadar önemli özgürlük aşıları olduğunu düşündüm. Tabii bu özgürlüklerin bir hukuka tabi olduğunu hatırlayarak.
Türkiye toplumu olarak özgürlükler ile hukuk arasındaki denge konusunda tuhaf reflekslerimiz var. Yurtdışında 'Türk usulü' esprisine sığınarak onlarca insan beklerken kırmızı ışıkta geçişimiz bile bu tuhaf refleksi ele veriyor.
Twitter'ın sağladığı özgürlükleri, imkanları hak etmek için bir hukuka da tabi olmayı kabul etmek gerekiyor. Kapatma ve keyfi engelleme özgürlüğünü de sınırlayacak bir hukuka!

<p> </p>

'Galatasaray küme düşebilir'

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ocak 2022)

Almadan önce etiketteki detaya dikkat! Peynir sahtecilik nasıl yapılıyor

Bear Grylls herkesi böyle kandırdı! Kamera arkası görüntüleri ortaya çıktı