• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
8 Haziran 2015 Pazartesi

Sandıktan çıkan fotoğraf

7 Haziran seçimleri yapıldı. Sandıktan bir fotoğraf çıktı. Bu yazının yazıldığı saatlerde fotoğrafın bazı kısımları net, bazı kısımları ise flu idi. En net olan kısım, milletin sandığa gösterdiği ilgi. Seçime katılım oranı %85’lerde. Bu, milletin iradesini etkin şekilde kullandığının en belirgin göstergesi. The Guardian’ın ‘Tam Batılılaşmamış, yoksul Müslümanların kendi ülkelerini yönetmelerine izin verilemez’ cümlesine karşılık verircesine. Millet sandığa gitti ve iradesini yansıttı. Şimdi bu iradenin gereği yapılacak. Türkiye yeni bir parlamento ve yeni bir hükümete sahip olacak.

Yeni parlamento demek, yeni bir üslup, yeni bir siyaset demek. Yepyeni gündemler demek. Siyasetin yeni yüzlerinin meclise taşıyacağı yepyeni tartışmalar demek. AK Parti’nin üç dönem kuralı ile gençleşen bir yüzle karşılaşacağız. Öte yandan gecenin ilerleyen saatlerine doğru tüm oylar açıklandığında tablo değişmezse, HDP’nin Meclis’e giriyor olması, yeni bir meclis aritmetiği yanında yeni bir Meclis sosyolojisi ortaya çıkaracak.
AK Parti’nin 13 yıldır açtığı yolda, Türkiye demokrasininin geldiği noktanın ve mimarlığını yine AK Parti’nin yaptığı çözüm sürecinin bir ürünü olarak HDP’nin parlamentoya giriyor olması, Türkiye siyasetinde yeni bir tablo ortaya çıkaracak. Bu tablonun en ilginç tarafı HDP milletvekili profili. Türkiye’de normal şartlarda belki de ancak %6’lık bir iradeyi temsil edebilecek bir profilken, bugün AK Parti karşıtlığının getirdiği bir avantajla Meclis’e giriyor bu profiller. Bu profil, uzun vadede seçmenini memnun etmeyecek. Zira HDP’yi meclise sokan irade çok parçalı, birbiriyle hiç uyuşmayan sentetik bir ittifakı temsil ediyor. Türkiye’yi yeni tartışmalara açık hale getirecek olmakla beraber, bugün bu sonuç, Türkiye siyasetinde dengeleri değiştirecek bir ağırlığa sahip. Bu bir gerçek.
HDP’nin Meclis’e giriyor ve MHP’nin oylarını bir miktar artırmış olması bize şunu gösteriyor; Türkiye’de milliyetçilik önümüzdeki günlerin en belirleyici siyasi gündemi olacak. Çözüm süreci bu anlamda siyasetin en sıcak mevzusu olarak karşımızda duruyor. Türkiye’nin ulus-devlet olma sürecinin on yıllardır süren etkilerinin hâlâ siyasetin temel belirleyicisi olması, önümüzdeki dönemde yeni entelektüel tartışmaları da beraberinde getirecek mutlaka.
Türkiye için tartışmalı, partiler için bol muhasebe yapacakları bir döneme giriyoruz. Fakat aslolan Türkiye’nin 13 yıllık kazanımları ile siyasetin çıtasını daha ileri noktalara taşıyabilme iradesini ortaya koyabilecek yeni bir dönem inşa edebilmesi. Türkiye'nin 13 yılda en büyük kazancı, vesayetin ve şiddetin Türkiye gündeminden kalkmış, yerine siyasi arenada rekabetin gelmiş olması ki bu, Türkiye için en büyük kazanım.

<p>Otto Yayınlarından çıkan 'Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed'  kitabı 508 sayfadan oluşuyor. Hz. Pey

Yalçın Akdoğan'ın yeni kitabı: “Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed”

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor