• $9,6107
  • €11,1393
  • 556.366
  • 1521.65
23 Eylül 2017 Cumartesi

Namluyu düğümlemek

Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu New York’ta yapıldı. BM binasının salonları devlet başkanları ve heyetleriyle doldu taştı. BM, II. Dünya Savaşı’nın ardından dünyada barışın tesisi için kurulmuş bir milletler cemiyeti. Teşkilatın faaliyet gösterdiği 18 hektarlık alana yayılmış binalar topluluğu New York’ta olmasına rağmen, ABD toprağı sayılmıyor, çünkü tüm milletlerin temsili söz konusu.

Bahçesindeki namlusu düğümlenmiş tabanca heykelinin, barışın korunması düşüncesini sembolize ettiği düşünülüyor. Heykel, İsveçli artist Carl Fredrik Reuterswärd’e ait. Heykelin yapılış hikayesi aktivist, The Beatles müzik grubu üyelerinden John Lennon’a dayanıyor. Reuterswärd, arkadaşı Lennon’un öldürülmesinin ardından yapıyor namlusu düğümlenmiş tabanca heykelini. Eser ilk kez NY Central Park’ta sergileniyor. 1988’de ise Lüksemburg tarafından BM’ye bağışlanıyor. O günden bu yana BM bahçesine giren herkesin önünde fotoğraf çekinmeden geçmediği, dünyanın en meşhur heykellerinden birisi haline geliyor. Şiddetsizlik heykeli adı verilen eserin dünyada otuz kopyası daha var; Çin, İsveç gibi ülkelerde.

Fakat BM bugün dünyada şiddeti önleme konusunda yeterince etkin değil. Hantal yapısı, savaş mağdurlarının ve mazlumların değil, güçlülerin baskın iktidarı sebebiyle fonksiyonunu icra etmiyor. BM’ye dair reform düşüncelerinin önemli bir çoğunluğu ise aynı paradigmanın içinden. Aslında gücün muktedirler arasında el değiştirmesi esasına dayanıyor. Oysa Türkiye’nin eleştirisi ve reform teklifi, mağdurların ve mazlumların haklarının gözetildigi gerçek bir barış yuvası olması gibi farklı bir paradigmadan besleniyor.

BM binasından çıkıp, New York’un gökdelenlerle kaplı caddelerine karışınca insan, dünyadaki hakim düzenin, tıpkı gökdelenler gibi insanlığı nasıl ezdiğini daha iyi hissediyor. Gökdelenler adeta o hükümranlığın ezici gücünü sembolize ediyor. New York ‘ta gökyüzünü görmek çok zor. Çünkü başınızı kaldırdığınızda göğe uzanan çelik ya da cam yığınları görüyorsunuz.

Günümüz dünyasında namlunun ucunda kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere nice mazlum insan varken, ne yazık ki namlusu düğümlenmiş tabanca heykeli BM adına çok bir anlam ifade etmiyor. Belki sadece namlunun düğümlenebileceği ihtimalini her daim taze tutuyor. Aslında sanatın işlevi de bu değil mi? Mevcut şartlara teslim olmanın tek yol olmadığını göstermek... İşte Türkiye, tüm yalnızlığına rağmen cesaretle ‘Dünya beşten büyüktür’ diyor. Namluların gerçekten düğümlenebileceği, silah tüccarlarının muktedir olamayacağı günler adına...

<p>Sel ve heyelan Rize'nin kaderi değil. Doğru yapılaşma soruna çözüm üretmek, can ve mal kayıpların

Rize'de taşkın önleme çalışması

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (28 Ekim 2021)

Tarım arazilerine zarar veren kahverengi kokarca ile ''samuray arıları'' savaşacak

Uyuşturucunun ''kimyasal parmak izi'' suçun kaynağına ulaştırıyor