• $ 7,8158
  • € 9,4809
  • 461.388
  • 1330.87
Reklamı Kapat

Milli siyasete eşlik eden milli politikalar

Coğrafyamız, son üç yüz yıldır kimlik bunalımları yaşıyor. Batı’nın sömürgeci yayılımı, farklı referanslara dayanan tepkiler doğurdu bu topraklarda. Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük cereyanları bir asırlık süreçte zihinsel devinimler yarattı. Batıcılığın dayatıldığı bu süreçte, zihin karışıklığı içinde, tarihin bir dönemi yok sayıldı, gelenek itibarsızlaştırıldı, köklerle bağ koparıldı. Sanattan eğitime tüm alanlarda zorlama politikalar icat edildi. Öyle ki bir dönem Türk Müziği yasaklandı, eğitim fırsatları toplumun bazı kesimlerine kapatıldı.

Toplum mühendisliği, geride özgüveni zede almış, geçmişiyle kavgalı, kendi olmaktan çıkmış nesiller var etti. ‘Din ile olmuyor, dinsiz de olmuyor’ ikilemi, aklı ve ruhu çatışan bir toplum yarattı. Sosyolojik parçalanmaları besleyen etnik ayrımlar yapıldı.

Son 15 yıldır esen rüzgar, sadece bir siyasi rekabet değil, dahası toplumun öze dönüş hareketidir. Kendisiyle barışma niyetlenmesidir. Doğu ve Batı’nın, geçmişle geleceğin sentez çabasıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderlik ettiği bu süreç, sanattan kültüre, ekonomiden sosyal politikalara çok farklı alanlarda esen rüzgarlarla çeşitli açılardan besleniyor. Sözgelimi sanat alanında gelenekli sanatlar hayli mesafe aldı. Hat, tezhip gibi klasik sanat dallarında yeni öğrenciler yetiştirilip, bienaller düzenlenir hale geldi. Sinemada medeniyet değerlerine yaslanan yapıtlar ortaya çıktı. İbn Sina ile Hipokratı birlikte değerlendiren yaklaşımlara, tüm itibarsızlaştırmalara rağmen geçit verildi, geleneksel ve tamamlayıcı tıp kongrelerinin konusu oldu. Keza müzik alanında, radyolarda bir dönem yayını kaldırılıp, üniversitelerde yok sayılan Türk Müziği’ne iade-i itibarda bulunan üniversiteler kuruluyor. Tarım politikaları milli servet olan ata tohumların farkına vardı, toprakla barıştı. Nereye baksanız, bir ihya hareketi, bir öze dönüş politikası…

Dış siyaset, Afrika’nın sömürüsüne, Ortadoğu’nun talan edilmesine karşı mücadele motivasyonuna dayanıyor. Yüzünü sadece Batı’ya dönen değil, yakın ve Uzakdoğu’ya, Afrika’ya da çeviren bir uluslararası siyaset kurgulanıyor. Osmanlı bakiyesi yakın coğrafyamızda tadilat ve tamiratı yapılan, restore edilen tarihi eser sayısı yüzleri aştı.

Bütün bu mücadeleleri, darbe girişimlerine, yasaklara ve toplum mühendisliklerine maruz kalmış bir nesil yürütüyor. Bu nesil, var gücüyle günü birlik siyasetin ötesinde bir kimlik mücadelesi veriyor. Bu süreç 2023’e ulaşırsa, süreç, Doğu’yu ve Batı’yı sentezleyerek öğrenmiş, bu bilinç içinde yetişmiş, geleneklerini ve yerel değerlerini tanıyıp bilen ve yaşadığı coğrafyayı ve tarihsel birikimi özgüvenle temsil eden bir nesle teslim edilecek. Aksi durumda sömürgecilerin iştahını kabartan kimlik bunalımları ve mücadeleleri yine sürüp gidecek.

Beyaz Saray'da devir teslim olacak mı?

Beyaz Saray'da devir teslim olacak mı?

Türkiye'nin 'en büyük' canlı hayvan pazarı perşembe g&#x

Türkiye'nin ''en büyük'' canlı hayvan pazarı perşembe günleri kurulacak

Kızgın hayvanlarla karşı karşıya gelen insanların z

Kızgın hayvanlarla karşı karşıya gelen insanların zor anları

İstilacı uğur böceklerinin sırrı ortaya çıkt

İstilacı uğur böceklerinin sırrı ortaya çıktı