• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
9 Ağustos 2014 Cumartesi

Köşk’e çıkmaya hazır mısınız?

Yarın 12. Cumhurbaşkanı’nı seçmek üzere sandığa gidiyoruz. Anketler ve meydanlar Başbakan Erdoğan’ın yarın akşam 12. Cumhurbaşkanı ilan edilebileceğini söylüyor.

‘Milletin adayı’ Erdoğan’ın Köşk’e çıkması demek, milletin de Çankaya’ya çıkması anlamına geliyor. Böylece Köşk kapılarını millete de açmış olacak. Erdoğan’ın son reklam filmi de bunu ima etmiyor mu? 16 Türk Devleti’ni temsil eden yıldızlar Türk dünyasının uzak köşelerinden getirilerek kırmızı demir levhaya takılıyor, sonsuzluğu simgeleyen güneşin de tam ortaya yerleştirilmesiyle fors tamamlanıyor ve Erdoğan’ın açtığı kapıdan halk Çankaya Köşkü’nün bahçesine giriyor. Ben bu sahnenin yalnızca bir film sahnesi olarak kalmayacağını düşünüyorum. Erdoğan göreve geldikten sonra muhtemelen Köşk’ün kapılarını fiilen de halka açacaktır. En azından ‘halk günü’ adı altında ya da milli bayramlarda 1071 rakımlı tepe halkın gezip görebileceği, fotoğraf çekebileceği bir yer haline gelebilecektir. Güvenlik şartlarının imkan verdiği ölçüde belki de millet televizyonlardan gördüğü resepsiyon salonlarını, makam katını, Köşk serasını, geleneksel Çankaya Sofrası toplantılarının yapıldığı Osmanlı Salonu’nu, hatta belki tarihî Milli Güvenlik Kurulu Toplantı Salonu’nu gezip görme, devletin nasıl bir yerden yönetildiğine bizzat şahitlik etme imkanı bulabilecektir.
Her bakımdan bir geçiş dönemini temsil eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde Çankaya büyük ölçüde milletin temsilcilerine açılmış, Sezer döneminde içine kapanan Köşk, toplumun farklı kesimleriyle eşit mesafeden ilişki kurabilmiştir. Toplumsal denge gözetilerek yapılan resepsiyon davetleri, şehit ve gazilere verilen iftar yemekleri, yurtdışı gezilerinde geniş katılımlı bir işadamı, gazeteci, sivil toplumcu ve bürokrat varlığı, Gül döneminde Çankaya’yı toplumun temsilcileriyle yakınlaştırmıştır. Öte yandan 81 ilin tamamını ziyaret eden ilk Cumhurbaşkanı olarak Gül, devletin soğuk ve resmî yüzünü yumuşatmış, Makam’ı halka yaklaştırmıştır.
Erdoğan dönemi de, Sayın Tayyip Erdoğan’ın kendi siyaset tarzına uygun biçimde gerçekleşecektir. İlk defa halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olması, O’nu Türkiye Cumhuriyeti tarihi içinde zaten müstesna bir yere oturtacaktır. Öte yandan 12 yıllık siyasî kariyerinde her daim milletin içinden biri olarak konuşan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı süresince de milletten aldığı gücü milletle paylaşacaktır. Gücün paylaşılması, şeffaf, sivil ve adil bir yönetimin temel esasıdır. On yıllardır dar oligarşik yapıların kendi vesayetlerini tahkim ettiği makamların başında gelen Cumhurbaşkanlığı makamı Erdoğan tarzı bir yönetimle her türlü vesayet bağından kurtulmayı ve tamamen halka açılmayı beklemektedir.
Bu çerçevede, Erdoğan dönemiyle birlikte Çankaya Köşkü’nün kurumsal kimliği yeni bir çehre kazanacak, belki de pek çok ezber bozulacak, bazı sürpriz protokoller ve seremonik düzenlemeler yapılacak fakat tüm bunlar milleti merkeze alacak bir stratejik akılla gerçekleştirilecektir. Erdoğan’ın seçim kampanyasının düşündürdükleri bunlardır.
Bu düzenlemelerin merkezinde tek başına Çankaya Yerleşkesi mi olacak, yoksa Köşk ile birlikte şimdiden ‘Başkanlık Sarayı’ olarak nitelenen yeni Başbakanlık binası da Erdoğan’ın idare edeceği devletin ‘yönetim merkezi’ konseptine dâhil mi edilecek, bunu zaman gösterecektir. Fakat Sayın Erdoğan’la birlikte fiziksel mekânlarıyla, seremonik yanlarıyla, kurumsal iletişim diliyle yeni bir tarz göreceğimiz açık ve nettir.
Millet olarak ilk kez oy kullanacağımız cumhurbaşkanlığı seçimleri ülkemize şimdiden hayırlı olsun!

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!