• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
30 Haziran 2018 Cumartesi

İnce işçilik dönemi

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Seçimler yapıldı. Beş yıllığına devlet başkanımızı ve parlamento üyelerini seçtik. 2013’ten bu yana iki seçim, bir referandum, bir darbe girişimi yaşamış bu ülkenin siyaset, politika ile iç içe geçirdiği beş yılın üzerine yeni bir dönem başladı. Bu süre zarfında, gazetecisi, akademisyeni, sanatçısı, hep siyasetin gözünden baktı dünyaya. Fazlasıyla kuşattı hepimizi gündelik politik tartışmalar. Fikir, sanat, entelektüel dünyamız sığlaştı. Derinliğini kaybetti.

Şimdi yeni bir sürece girme vakti. Artık herkes kendi mecrasına dönmeli, üretmeli. Son kertede entelektüel kısırlık, mevzi kaybı, ruh dünyamızı çölleştiriyor.

Tüm dünyayı etkisi altına alan terör, ekonomi gibi makro meseleler yeni dönemde yine bizi kuşatacak. Bunlardan kaçış yok. Fakat önemli olan şehircilik, eğitim, çevre, kültür, sivil toplum gibi medeniyet konularını da makro meseleler ölçeğinde görerek, hak ettikleri kıymeti verebilmek. Türkiye’nin kalkınmasında ince işçilik dönemine girebilmek. Türkiye’nin gelecek hedeflerinin bu üretimlerden beslenmesi gerekiyor.

Ülkemiz büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Toplumun farklı kesimlerinin statükoya karşı yürüttüğü varlık mücadelesi, yeni bir inşa dönemine evriliyor.

Tarihin hiçbir döneminde bu tür değişimler kolay yaşanmıyor. Toplumu inanç ve etnik boyutlarıyla bölen ayrışmaların tamiri, yeni bir yaşam kültürünün inşası bugünden yarına bir çırpıda olmuyor. Bu bir olgunlaşma, içselleştirme süreci gerektiriyor.

Tarihe bakalım. İslam medeniyetinin gelişim süreci de ardı ardına yaşanan tarihsel bir dönüşümün ürünüdür. Her devrin karakteristiği elbette farklıdır. Peygamberin yeni bir din ve dünya düzeni getirdiği asr-ı saadetin ardından, Müslümanlar Dört Halife döneminde Peygamber’in yokluğunda bu düzeni sürdürme çabası içinde olmuştu. Emeviler dönemi ise, yeni dünyalar, farklı kültür birikimleriyle tanışma dönemiydi. Bizans, Sasani, Helen kültürler, Müslümanlar için ufuk açıcı olmuş, öyle ki Müslümanlar Vizigot krallığını yıkarak Endülüs’e kadar ulaşmış, hatta Avrupa’da Fransa sınırlarına gelmişti. Emeviler 90 yıl boyunca ‘tedvin dönemi’, yani bir anlamda fikri, ilmi tecrübelerin toplanması dönemini yaşamış, Abbasiler döneminde ise bu birikimden telif eserler ortaya çıkmıştı.

İslam kültür ve medeniyeti adına bu süreçler, kitapçı dükkanlarının, edebiyat salonlarının, camilerde okuma-yazmanın öğretildiği ders halkalarının kurulduğu bereketli bir dönemler oldu. Ve buradan Abbasi döneminin daha karakteristik medeniyet unsurları içeren verimli dönemine geçildi. Selçuklu ve Osmanlı ile bu tarihsel dönüşüm yeni çehreler kazandı.

Bugünden İslam medeniyetinin farklı süreçlerine baktığımızda gelişimin, rafineleşmenin tedrici bir süreç olduğunu görürüz.

Kuşkusuz tarih bir nehir gibidir ve aynı suyun içinde iki kez yıkanılmaz. Bugünün şartları geçmişten farklıdır. Fakat medeniyetlerin bir kartopu gibi büyüdüğü gerçeği her zaman geçerlidir. Türkiye de, bu değişim ve dönüşüm sürecinde yeni bir işçilik dönemine girmektedir. Bu dönem, müteahhitlikten mimarlığa geçiş dönemi olarak da adlandırılabilir. Ve bu noktada akademiye, eğitim kurumlarına, kültür-sanat muhitlerine büyük görevler düşmektedir.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü