• $8,488
  • €10,2834
  • 499.887
  • 1441.33
25 Temmuz 2017 Salı

Gökyüzünden yeryüzüne emanet şehir

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

‘Beytü’l-Makdis’e gidin ve orada namaz kılın. Eğer oraya gidemez ve orada namaz kılamazsanız, kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin...’

Müslümanların Kudüs’e olan ilgi ve alakasının ölçüsünü belirleyen bir rivayet bu. Hz. Peygamber, hiçbir şartta müslümanların Kudüs’ü terkini caiz görmüyor. Hiçbirşey yapamıyorsak, Kudüs’e dair bir sızıyı içimizde taşımak durumundayız ki, bundan öte yapmamız gereken, aktif bir bilinç inşasıdır. Öncelikle, Kudüs’ün bizim için ne ifade ettiğini, neden böylesi bir bilince ihtiyaç duyduğumuzu idrak etmekle yükümlüyüz. Mescid-i Aksa herşeyden önce ilk kıblemizdir. Ayette ‘etrafını mübarek kıldığımız’ yer olarak tasvir edilir. Bu nedenle Mekke ve Medine’den sonra üçüncü kutsal şehirdir, müslümanlar için. Kudüs’ün işgali müminlerin en büyük gönül yaralarındandır. Filistinlilerin maruz kaldığı baskı dünya politiği adına bir utançtır.

Kudüs’e gittiğimde müslümanların yaşadığı bölgenin, diğer mahallelerle olan temizlik farkı hayli üzüntü vermişti. Yahudi, Hristiyan ve Ermeni mahallelerinin çok gerisindeydi müslüman mahallelerinde temizlik. Öğrendik ki, İsrail’e bağlı Kudüs Belediyesi müslüman mahallelerin çöpünü seyrek aralıklarla toplayarak müslümanları kötü şartlara mahkum ediyor. Beledi hizmetler buradaki belki de en küçük mesele, Filistinli müslümanların özgürlük sorunu yanında. Fakat o dahi, müslümanların maruz kaldığı muamele adına somut bir göstergeydi ve inciticiydi.

Kudüs’te çok sembolik bir nokta var. Kanuni döneminde inşa edilen sur kapılarından olan El-Halil kapısının üzerinde ‘Lailahe illallah Muhammedun Rasulullah’ yerine ‘Lailahe illallah, İbrahim Halilullah’ ibaresi dikkat çekiyor. Yani sadece müslümanları değil, Musevi ve Hristiyanları da kuşatan bir ibare bu. Burası, Osmanlı’nın dünyaya vaazettiği birlikte yaşama prensibi ile bugünkü dünya politiğinin farkını ortaya koyan bir simgesel mekan. Nitekim Osmanlı sonrası, bölge kan ve gözyaşı ile anılır oldu. İngiliz yönetimi ve İsrail işgali altında Kudüs’ün çehresi değişti. İsrailin hız kesmeyen yerleşim planları, bugün de Kudüs’ü bir İslam beldesi olmaktan hızla uzaklaştırma iddiasında. Fakat müslümanlar direnişini sürdürüyor.

Mescid-i Aksa’nın en etkileyici direnişçileri arasında kadınlar da var. Nitekim Kudüs’te, kadınların kurduğu bir sivil toplum kuruluşu var ki, bu kuruluşun misyonu Mescid-i Aksa’yı boş bırakmamak. Özellikle her cuma günü kalabalık gruplar halinde Aksa’nın bahçesinde varlık gösteriyorlar. Yaptıkları tek iş gidip orada oturarak fiziki ve psikolojik bir tavır ortaya koymak. Çünkü işgale verilebilecek en büyük cevap, oraların sahipsiz olmadığını göstermek.

Bize düşense, Filistinlilerin yalnız olmadığını işaret etmek, gidebiliyorsak gitmek, ilk kıblemize sahip çıkmak. Gidemiyorsak İslam dünyasının meseleye duyarsız olmadığını göstercek bilinç inşasına katkı sunmak. Filistin meselesi, siyasi, ekonomik, akademik, medyatik bir bilinç gerektiriyor. Şairin ifadesiyle, ‘gökyüzünde kurulup, yeryüzüne konulmuş’ Kudüs emanetine yeryüzü ahalisi olarak sahip çıkmak gerekiyor. Bu hepimiz için vicdani bir sorumluluk.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Tüm bildiklerinizi unutun! Seyahat ve deniz yolculuklarını kökten değiştirecek

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı