• $7,3735
  • €8,9795
  • 442.939
  • 1551.57
22 Mart 2016 Salı

Çözüm, yine Türkiye

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Türkiye, on yıllar boyunca, İranlılaşmak, Malezyalılaşmak gerilimleriyle kuşatıldı. Milletin, haklarının iadesine dair çeşitli taleplerde bulunduğu her durumda, azınlıktaki hâkim siyasi erk ve ona bağlı medya organları, toplumu hayali korkularla kuşattı. Türkiye İranlılaşıyor, Malezyalılaşıyor gibi senaryolar dinledik yıllarca. Oysa millet kendi yolunu çizmenin, kendi demokratikleşme hikâyesini yazmanın derdindeydi. Şimdi de, yine aynı kaynaktan beslenen felaket tellalları, eski reflekslerle toplumu Suriyelileşme korkusuyla huzursuzluğa sürüklemeye çalışıyor.

Evet, Türkiye zor zamanlardan geçiyor. Azgınlaşan terör belasıyla mücadele halinde. Fakat unutmayalım, her ülke kendi kaderini yaşar, kendi tarihini yazar.
Türkiye, artık kendisi olma refleksini kazanmış bir ülke. Terörle mücadelesinde de, küresel politikalarında da, kendince tutumlar geliştiriyor. Milletle işbirliği içinde, kendi yöntemlerini üretme stratejisiyle hareket eden bir siyasi irade hâkim. Türkiye ne Suriyelileşerek, ne Pakistanlaşarak yoluna devam edecek. Çünkü kendi mücadelesini yapabilecek özgün, tarihî reflekslere sahip.
Ortadoğu’da yüzyıllardır hâkim olan mezhep çatışmaları, Türkiye’de hiçbir zaman Suriye’de, Irak’ta yaşandığı boyutta yaşanmadı. Sünni-Şii ayrıştırması halk tabanında karşılığı olmayan siyasal malzemeler oldu çoğu kez. Zira farklı dini ve etnik grupları yüzyıllarca bir arada tutan Osmanlı iradesi, Türkiye topraklarında vücut bulmuştu. Türk, Kürt, Çerkez ve Ermenileri bir arada yaşatan ruh, tüm Anadolu’da maya tutmuştu. Bu mayayı yok etmek, o kadar kolay değil. Özünde, çatışma değil, birlikte yaşama felsefesi olan millet, dışarıda kurulan tuzaklara karşı da artık şerbetli. Özellikle son 10 yılda bu damar güçlendi, gelişti. Millet artık kendi iradesini elinde bulunduruyor.
Bir yanda terör örgütleri haince eylemlerini şehirlere yaymış gibi görünse de, örgütün toplumsal tabanını büyük ölçüde kaybettiği biliniyor. Özellikle çözüm sürecinde barışın havasını solumuş bir halkın, siyaset kanalları dahi bu derece açıkken, taleplerini terör yoluyla dillendirmesi akla muhal. Kürt vatandaşların birikmiş sorunlarını siyasi malzeme olarak kullanan şer güçler, Türkiye’nin gelişiminden rahatsız iç ve dış odakların ittifakıyla terör üretse de, bu asla başarıya ulaşamayacak. Zira terörün kazandığı hiç görülmemiş.
Böyle bir ortamda, Türkiye toplumunun üzerine düşen, sağduyulu, soğukkanlı ve sabırlı bir politik mücadele azmiyle kuşanmak. Tek kurtuluş reçetesi olan demokratik değerlere, dini ve etnik ayrım yapmaksızın dayanışma içinde bir arada yaşama modeline daha çok sarılmak. Teröre karşı devletin, milletin ortak değerlerinin ve kendine olan özgüveninin yıpratılmasına izin vermemek.

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

Uludağ'a yerleşen çiftin kentten uzak sıra dışı hayatı