• $8,7143
  • €10,3674
  • 498.291
  • 1394.12
20 Mayıs 2014 Salı

Ayrı coğrafyalarda aynı imza

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Kristof Kolomb 1492‘de Amerika’yı keşfettikten sonra İspanyol patronuna yazdığı mektupta, kıtanın yerli halkı Kızılderililer hakkında şunları söylüyor; ‘Son derece sade, dürüst ve aşırı düzeyde eli açık insanlar. Herhangi birinden bir şey isteyince hemen veriyorlar. Başkalarına olan sevgileri, kendi özlerine olandan çok daha fazla... Bunlardan çok iyi hizmetkar olur. Sadece elli adamla bütün bu yerlilerin hepsine kolayca boyun eğdirebiliriz ve her istediğimizi yaptırabiliriz.’
Nitekim kıtanın işgalinden sonraki 40 yıl boyunca 12 milyondan fazla Kızılderili öldürüldü, geri kalanlar da köleleştirildi. Kızılderililer misafirlerine cömertçe verdikleri altın, yiyecek ve toprak karşılığında Avrupalılardan salgın hastalık, yağma ve ölüm aldılar. O güne kadar hiç bilmedikleri silahla tanıştılar.
İspanyolların Kızılderililerle olan bu ilişkisi Batı’nın sömürge mantığını resmediyor. Batı sömürgeciliği, yalnızca savaşlar, ticari ilişkiler üzerinden değil aynı zamanda ‘insani yardım’ adı altında yapılan faaliyetler ile de kendi hegemonyasını pekiştirdi. Bunun en çarpıcı örneğini Franz Fanon’un Afrika’da yaptığı psikoloji ve psikiyatri çalışmalarından öğreniyoruz. Afrikalı siyah hastaların ırkçı beyaz doktorların mütekebbir tavırları karşısında hastalıklarını bile doğru anlatamadıklarını ve ‘insani yardım’ın nasıl bir eziyete dönüştüğünü biliyoruz.
Yardıma muhtaç coğrafyalara uzanan Batılı elin temel bir felsefesi var çünkü. Hegemonya kurmak. Adeta bir köle-efendi diyalektiği içinde... Zira efendi olmanın ön şartı önce bir köle var etmekten geçiyor!
İnsani yardım adı altında böylesi bir sömürgeleştirme ve köleleştirme siyasetinin karşısında bir de gerçek insani yardımlar var ki, Türkiye gerek sivil toplum kuruluşlarıyla, gerek TİKA gibi resmi kurumlarıyla bunun en güzel örneklerini ortaya koyuyor. Hegemonya fikri üzerinden değil, dostluk ve kardeşlik duygusuyla beş kıtaya uzanan TİKA, yaptığı kalkınma yardımlarıyla son yılların parlayan yıldızı. 13 bini son on yılda olmak üzere toplam 15 bin projeye hamilik yapmış bir kurum. Özellikle Balkanlar’a, Ortaasya’ya gittiğinizde TİKA tarafından restore edilmiş ecdat yadigarı nice tarihi eserle, ekonomik ve sosyal altyapı hizmetiyle karşılaşıyorsunuz. Ve Türkiye bu faaliyetleriyle kalkınma yardımları konusunda dünyada ilk beşin içinde yer alıyor.
Dün, 19 Mayıs’ta da, beş farklı ülkeye daha aynı imzanın atıldığını gördük. Gürcistan, Tunus, Filistin, Makedonya ve Somali’de gerçekleştirilen projeler Türkiye’nin dost ve kardeş coğrafyalara uzattığı eli ve hegemonya fikrinden uzak sahih bir niyeti temsil etmesi bakımından önemli.
TİKA geçtiğimiz aylarda Kızılderililere de yardım elini uzatmış ve 200 bin dolarlık bir yatırımla 5 bin kişilik bir Kızılderili yerleşim bölgesinin 10 yıllık su ihtiyacını karşılamıştı. Zihninde ‘beyaz adam’ın kötü hatıraları olan Kızılderililer için bu desteğin farklı bir yeri olmalı.
Muhtemeldir ki Türkiye’nin bu tür yardımları ‘beyaz adam’ın imajını da değiştiriyor ve onun insani yüzünü ön plana çıkıyor.
Alan el değil, veren el olan bir ülkenin vatandaşları olmak, bizler için de gurur ve mutluluk verici.

<p>Seda Sayan ve Uğur Arslan'ın sunuculuğunu üstlendiği bir  döneme damgasını vuran Evleneceksen Gel

Solmaz Çiros, Armağan Çağlayan'ın programını terk etti

Kapıkule Sınır Kapısı'nda duygulandıran kare

Altyapı çalışmaları sırasında bulundu! Osmanlı dönemine ait

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Haziran 2021)