• $8,2815
  • €9,9982
  • 483.289
  • 1427.73
31 Aralık 2013 Salı

2013 yılında konuşamadıklarımız

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

2013’te Türkiye gündemi hayli hareketliydi. En sondan başlayarak sıralayacak olursak; ‘devlet içinde devlet’, ‘rüşvet ve yolsuzluk’, dershaneler, öğrenci evleri, demokratikleşme paketi, başörtüsü yasağının kaldırılması, Ergenekon ve 28 Şubat davasındaki gelişmeler, Gezi olayları, barış süreci ve akil insanlar heyetinin çalışmaları, Suriye ve Mısır meselelerinin Türkiye’ye yansımaları ve kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda ismin vefatı...
Hepsi çok önemli, hepsi Türkiye’nin köklü meselelerine dair gündemlerdi. Fakat içlerindeki en gerçek gündem kuşkusuz ölümler oldu... Tüm ölenleri rahmetle anıyoruz.
Gelelim diğer konulara...
Gündem maddelerine bakıldığında 2013 yılının ne kadar önemli bir yıl olduğu göze çarpıyor. 2013, Türkiye gündemine demokrasi ve barış gibi iki güzel kavramı armağan etti. Zira bu yıl demokrasi ve barış konusunda çok önemli adımlar atıldı. Demokratikleşme paketi, ülkenin yıllardır besleyip büyüttüğü demokrasi umutlarını gerçeğe dönüştürdü. Barış süreci, Doğu’dan gelen şehit ve cenaze haberlerini ortadan kaldırdı. Öte yandan Türkiye çok büyük ekonomik ilerlemeler kaydetti.
Fakat toplumca bu önemli kazanımların şükrünü eda edebildik mi? Görünen o ki hayır! Suriye ve Mısır aynasında kendimize bakabilseydik, huzurun ve istikrarın ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlayabilir, Türkiye’nin gelişimi önündeki tüm engelleri kaldırma konusunda işbirliği yapabilirdik.
Fakat ne acı ki Eski Türkiye refleksleri meselelerimizi dört başı mamur ele almaya imkan tanımıyor. Hiçbir konuyu kendi bağlamında tartışamıyoruz. Burada toplumca bir özeleştiri yapmamız gerekiyor.
Yukarıda saydığımız konu başlıkları aslında adaleti, kamu hakkını, eğitimi, üniversite gençliğini, çevre ve mimariyi, demokrasiyi, özgürlükleri, barışı, istikrar ve huzuru konuşmak için vesile olabilirdi. Ama büyük gürültülerin içinde bu konuları konuşamadık.
Tartışmalarımız gerçek mecralarından o kadar uzaklaştı ki, çoğu zaman resmin bütününü, ilkesel boyutunu gözden kaçırdık. İşin hakikati hep gölgede kaldı... Meselelerin ilkesel ve olgusal boyutları hep geri plana itildi.
Bugüne kadar konuştuğumuz hangi gündem toplumda tartışmasız bir adalet duygusunu, tereddütsüz bir kamu ahlakını, kalıcı bir barış duygusunu yerleştirdi? Hangi gündem damarlarımıza demokrasinin herkes için olduğu inancını zerk etti? Hangi gündemden kendimizi gerçek bir demokrat, gerçek bir barışsever, gerçek bir ahlak sahibi hissederek çıktık? Aksine bütün gündemler demokratlık, barışseverlik sıfatlarımızı yeniden tartma ihtiyacı doğurdu.
Söz gelimi ‘devlet içinde devlet’ meselesini tartışırken, oligarşik yapılara ve vesayete karşı durma kararlılığını net biçimde gösterebildik mi?
Söz gelimi ‘rüşvet ve yolsuzluk’ iddialarını konuşurken, kamu malına karşı ahlaki zaafları toplumsal kumaşımızdan nasıl silip atacağımızı konuşabildik mi?
Sosyal medyanın manipüle ettiği mevcut tartışma ortamı, ilkesel duruşları günübirlik kavgalara kurban etmeye zorluyor. Bu nedenle tartışmalar kalıcı değer de üretmiyor. Oysa krizler, sistemik sorunları çözmeye vesile olabilir. Fakat önce elbirliğiyle nezih bir tartışma ortamı ihdas etmemiz ve sonra da Eski Türkiye’nin tüm yüklerinden kurtulmamız gerekiyor.
2013’ün bu son gününde topyekun bir özleştiri yapıp, 2014’ü Türkiye’nin hedefleri adına yeni bir milat olarak görmek bu ülkedeki herkese fayda getirir.
Barış sürecine sahip çıkma ve daha fazla demokrasi ufkunda buluşabilme duasıyla 2014’ün Türkiye’ye hayırlar getirmesini diliyorum.

<p> Zeytinburnu'nda, daha önce boşaltılan 5 katlı bina çöktü. Alınan bilgiye göre, Sümer Mahallesi'n

Zeytinburnu'ndaki binanın çökme anı saniye saniye kaydedildi

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı