• $7,3862
  • €8,9848
  • 442.561
  • 1548.02
18 Temmuz 2012 Çarşamba

Babanız ölünce anlarsınız!

Yaz sıcağında kurultay salonu tıklım tıklım. Temmuz'un ortası... Üstelik hafta içi ama partililer akın akın gelmişler. İnsan sormadan edemiyor. Bu coşku niye? Öyle ya... Yakında bir seçim yok, parti atağa kalkmış değil üstelik ülkedeki gidişat parti tabanını hiç de memnun edecek gibi değil. Ülke ağır sorunların altındayken bir de savaş tehdidi altında. CHP'nin sesi ya duyulmuyor ya da dikkate alınmıyor.
O halde neden insanlar partilerinin kurultayına akın ediyorlar. Hangi saik CHP'lileri Temmuz'un sıcağında Ankara'ya topluyor.
Bu sorunun cevabı CHP'nin köklerinde yatıyor. CHP, Türkiye'nin sahibi olarak görülüyor. Ona gönül verenler için CHP'ye sahip çıkmak, onun için çalışmak her türlü parti taraftarlığının üzerinde bir görev.
Çünkü CHP'li olmak aynı zamanda ülkenin gerçek sahibi hissetmek demek.
Bu duygu sadece partilileri değil herkesi saran bir duygudur.
Başbakan Erdoğan bile halen yaşanan her türlü olumsuzluğu İsmet Paşa iktidarına fatura etmiyor mu? Sanırsınız ki Erdoğan, 2002'de iktidarı İsmet Paşa'dan devraldı. Oysa halkımızın kulak asmadığı duymadığı gerçek; Türkiye'nin tam 62 yıldır sağ zihniyet tarafından yönetildiğidir. Arada 2 yıllık yarım yırtık CHP koalisyonlarını saymazsak 62 yıldır sağ, ülkenin bütün kaynaklarını yandaşlarına peşkeş çekti. Kalkınmayı beceremedi, sağlık ve eğitim sorununu çözemedi. Borç batağına sapladı.
Ama şimdi gelin görün ki CHP sanki bütün bu olumsuzlukların sahibiymiş gibi hesaba çekiliyor. Ne kötülük varsa ona fatura ediliyor.
Sebep basit. Çünkü CHP halkın ve seçmenin gözünde halen evin babasıdır. O evdeki herşeyden sorumlu. İşler iyi gitmediğinde hesap sorulacak kişidir. Çocukların haylazlıkları kızın evi terk etmesi oğlanın borç yapması affedilir ama ya babanın en ufak hatası?
CHP Kurultayı'nı bu duygularla izliyorum. Evin birliğini korumaya çalışan bir babanın çırpınışı gibi.
Kemal Bey beni tatmin etmiyor. Ne söylemi ne kadrolaşma biçimi ne de ülke sorunlarına getirdiği perspektif beni ikna etmiyor.
Sağcılaşmadan sağ seçmenden oy almanın mümkün olduğunu biliyorum. Oysa yeni CHP sağdan yapılan transferlerle sandıktan çıkış bekliyor.
Laiklikten taviz vermeden dindar yurttaşlarımızla uzlaşılabileceğini biliyorum. Din istismarına meylediyor.
Ülkenin bölünmez bütünlüğüne halel getirmeden Kürt sorununda cesur adımlar atılabileceğini görüyorum. Bölücü örgütle pazarlık dahil herşey göz kırpıyor.
Ancak yine de CHP'ye olan umut bitmiyor. Partililer, seçmenler akın akın Kurultay'a koşuyorlar. Halen Atatürk'ün fotoğrafı dev ekranda belirdiğinde ağlıyorlar, Mustafa Balbay'ın mesajı okunduğunda kesintisiz slogan atıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki umut bir kez bitmeye görsün. O zaman herşey alt üst olur.
Son sözüm: CHP kapatılsın diyenlere, vakıf olsun diyenlere, iktidarın yarısı kadar oy aldığı halde ona tahammül edemeyenlere.
Bir kez de CHP'yi evin babası olarak düşünün ve öyle seyredin CHP'nin kurultaylarını, kongrelerini... Kavgasını, dövüşünü, çekişmelerini...
Sözlerime hak vereceksiniz.
Ve...
Hatalarla dolu bir yaşamı olsa da babanızın kıymetini, ancak onu kaybettiğinizde anlayacaksınız.
 Yarın: Kurultaya dair notlar...

<p>Fiziksel şiddetin kadının bedeni üzerinde geçici ve kalıcı hasarlar bıraktığının altını çizen Der

Kadına şiddete dur de!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beş asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesi yenileniyor

Dünyayı şok eden iddia! ''Yolcu uçağı lazer silahıyla vurularak düşürüldü!''