• $7,4388
  • €9,0039
  • 413.737
  • 1471.39
27 Mart 2011 Pazar

78 yıl önce benzerini Karabekir Pasa yasadı

Hepimiz Ahmet Şık'ın yayınlanmamış kitabına yapılanları görünce infiale kapıldık. Bu kadar da olmaz, dedik. Basılmamış bir kitap toplatılıp yasaklanır mıydı? Hep söylüyorum, ülkede rejim değişiyor. 'Yeni Türkiye' kuruluyor. Ve bu 'Yeni Türkiye' kurulurken tıpkı eskisinin kuruluşunda yaşananların benzeriyle karşılaşıyoruz. Ahmet Şık'ın kitabının başına gelenler milli mücadelemizin büyük ismi Kazım Karabekir Paşa'nın da başına gelmişti.  Bakın Kazım Karabekir Paşa bir kitap yüzünden neler yaşadı?

MUSTAFA Kemal Atatürk  ve Kazım Karabekir'in yolları cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte ayrıldı. Kurtuluş savaşında omuz omuza savaşmış bu iki eski dost ayrı düştü. Kazım Karabekir'in Atatürk'e örgütlü muhalefete kalkışması ise yarayı derinleştirdi.
Karabekir Paşa'nın, ülkede ilk partisel muhalefet deneyimi sayılabilecek Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası'nı kurmasının ardından, 1926'daki 'Gazi'ye suikast girişimi' suçlamasıyla tutuklanması da iki kader arkadaşının yol ayrılığı oldu.
Artık Karabekir Paşa, 'Başkomutanım' dediği Mustafa Kemal'i 'Tek  adam'lıkla suçluyor, Gazi ise ' O olmasa Kurtuluş Savaşı'nı kazanamazdık' dediği eski silah arkadaşını yapılması zorunlu devrimlerin önünde engel görüyordu.

İPLER İYİCE GERİLDİ
Yıllardır dipten ve derinden devam eden polemiklerle gerilen ipler, 1933 yılının yazında kopmaya hazırdı.
Atatürk'ün yakın çevresinin kaleme aldığı tahmin edilen K. Karabekir'i suçlayıcı bir yazının Milliyet Gazetesi'nde yayımlanması, Karabekir'i harekete geçirmeye yetti; 'Millici' imzasıyla yayınlanan yazının ardından Karabekir yanıt verdi. Onu 'Millici'den gelen yanıt izledi.
Milliyet Gazetesi'nde tam altı gün süren bu sert polemik, Karabekir'in yedinci günde hazırladığı cevap yazısına gazete yönetiminin yayın izni vermemesiyle sona erdi.
Gazetenin gerekçesi basitti.
Yazıdaki bazı bölümler, uluslararası siyasetimizle ilişkiliydi ve yayınlanması ülke çıkarlarımıza ters bir durum yaratabilirdi.

MAALESEF BASAMAM
Karabekir Paşa iyice hırslanmıştı.
Uzun zamandır ayrıntılarıyla kaleme aldığı, 'İstiklal Harbimizin Esasları' konulu çalışma dosyasını koltuğunun altına alarak, hırsla Cağaloğlu'nun yolunu tuttu. Ne pahasına olursa olsun bu çalışmayı kitap olarak bastıracaktı.
Kapısını çaldığı ilk yer Remzi Kitabevi oldu. Karabekir Paşa'nın yanında Ali İhsan Sabis Paşa da vardı. Kitabevinde onları Remzi Bengi'nin yardımcısı Cihat İmer karşıladı. İmer'e kulak verelim: '.....Bir gün dükkanda yalnızdım. Bir adamıyla birlikte Kazım Karabekir Paşa çıkageldi. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk'ün hazırladığı dört ciltlik tarih kitabını çıkartmıştı. Elindeki bastonla arkamda rafta dizili kitaplara vurdu.
- Bunlar doğruyu değil, yalanı yanlışı yazıyorlar, dedi.
O sırada Remzi Bey de dükkana gelmişti.
Paşa ona;
- Bak oğlum, dedi. Ben hatıratımı yazdım. Bu işin ucunda para kazanmak da var, ipe gitmek de.
Remzi Bey durakladı, hemen cevap vermedi.
Sonra 'Efendim, birkaç gün düşüneyim' dedi. 'Size bildiririm.'
Aşağı yukarı bir hafta sonra bu kez Ali İhsan Sabis Paşa geldi.
- Kitabı basacak mısınız? diye sordu.
Remzi Bey;
- Maalesef basmayacağım, dedi.'
Ticari yaşamında enine boyuna düşünerek karar veren Remzi Bey, o gün de yutkunmasını bildi. Hırsla yapılan bir teklife, heyecanla karşılık vermedi. Dengeleri ve olabilecekleri inceden inceye düşünme fırsatını kendisine yarattı. Kitabı basmadı.

CESUR YÜREKLİ YAYINCI
Karabekir Paşa'nın Cağaloğlu'ndaki arayışı sürdü. Çaldığı kapılardan olumsuz yanıt alan Paşa, sonunda kitabı basmayı kabul eden bir yayıncı buldu. Sinan Omur! Peki kimdi bu 'cesur yürekli' yayıncı? Omur, Bediüzaman Said-i Nursi Efendi'nin talebesiydi. Bütün hayatı boyunca onun yolundan gitmişti. Said-i Nursi Efendi'ye zulüm yapıldığını ve dur demek gerektiğini düşünüyordu. (Sinan Omur daha sonraki yıllarda Nur talebeleriyle Hür Adam Gazetesi'ni çıkarttı. 1960 darbesiyle kapatılan gazetenin ardından kitap çalışmalarına ağırlık verdi. 1974'te öldü.) 
Sinan Omur'un kendiyle aynı adı taşıyan matbaası Karabekir Paşa'nın kitap formalarını basmaya başladığı gece, polis tarafından kuşatıldı. Zaten Karabekir Paşa uzun zamandır polis takibindeydi. Omur Matbaası'yla anlaştığını biliyorlardı.
4 Haziran gecesi sabaha karşı operasyon başladı.
Ancak polis baskın için birkaç saat gecikmişti. Çünkü basıma başlanan kitaptan 5 forma kontrol etmesi için Karabekir Paşa'ya yollanmıştı. Yani kitabın 5 forması ortada yoktu.
Polis bu kez Karabekir Paşa'nın Erenköy'deki köşküne yöneldi. Operasyonu yöneten Emniyet Müdürü Fehmi Bey'di.
Resmi ve sivil tam 150 polisle ev kuşatıldı. Devlet bütün gücüyle eski bir komutanının henüz yayınlanmamış kitabının peşine düşmüştü.
Cafer Tayyar Paşa da, Karabekir Paşa'yla birlikte köşkte kalıyordu. Bu kadar fazla sayıda polisi ikisi de beklemiyordu.
Karabekir polise ne aradıklarını sordu. Polisin cevabı netti.
'Yazmakta olduğunuz 'İstiklal Harbimizin Esasları' kitabını arıyoruz!' Paşa, 'Yahu o kitap daha yayınlanmadı ki' diyebildi. Ve hemen Başbakan İsmet Paşa'yı aramaya koyuldu. O sırada yüzden fazla polis köşkün içine doluşmuştu. Ancak Paşa'nın çabaları sonuçsuz kaldı. İsmet Paşa'ya ulaşamıyordu. Sırra kadem basmıştı. Çünkü emir büyük yerden geliyordu. Evi didik didik aradılar. Ama o 5 formalık (80 sayfa) bölüm ortada yoktu. Köşkten eli boş dönen polis aynı gece Omur Matbaası'nı kapattı. Basılan bölümler yakılarak imha edildi. Dizgi kalıpları kırıldı, parçalandı. Yayıncı Sinan Omur, İstiklal Mahkemesi üyesi Kılıç Ali'nin huzuruna çıkartıldı ve gözaltına alındı.
twitter.com/gurkanhacir

CUMHURİYET DÖNEMİ ANILARI NASIL OKUNMALI?
Atatürk'ün silah arkadaşları ve yakın çevresi çok sayıda anı kitabı yayınladı. Ama bunları dikkatli bir gözle okumak gerekir. Ben bu anıları şakayla karışık üçe ayırıyorum.
1- 'Öpeyim Paşam' Anıları : Bu kitaplar Atatürk'e objektif yaklaşmaktan uzak devrin iktidarına övgü düzen anılardır. Kurucu önderimiz hakkında gerçek bilgilere ulaşmamızın önüne set çektiler. Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber/ Mazhar Müfit Kansu, Atatürk'ten Hatıralar /Hasan Rıza Soyak
2- Atatürk'e Kin Kusan Anılar: Yaşadıkları büyük hayal kırıklığından dolayı Atatürk'e nefret duyanların hatıralarıdır. Onlara göre yaşanan her türlü bozukluğun altındaki sebep Atatürk'tür. Bazı bölümlerine tahammül edebilirseniz şayet en tipik örnek  Dr. Rıza Nur'un 'Hayatım ve Hatıratım'dır.(Sansürsüz yayınlanan serisini temin etmeye çalışın)
3- Herşeye Rağmen Objektif Anılar: Ne olursa olsun Falih Rıfkı'nın 'Çankaya'sı belki de Atatürk ile ilgili en objektif anı derlemesidir. Falih Rıfkı Bey, Gazi'ye çok yakın olmasına karşın Çankaya'da yine de bir çok hayati bilgiyi tarafsız bir şekilde bize aktarır. Saflıkları her satırdan anlaşılan Fahrettin Altay Paşa ve  Atatürk'ün uşağı Cemal Granda'nın anıları var ki  onları da birer itirafname gibi okuyabilirsiniz.
Ama size tavsiyem, Atatürk'le ilgili geniş anı külliyatının tamamını eksiksiz okumanızdır. Hiç bir ideolojik körlüğe kapılmadan ve şüpheciliği elden bırakmadan okursanız gerçeğe bir adım daha yaklaşacaksınız. Gerçek Atatürk'ü tanıyacaksınız.

1933'TE YASAKLANDI 1951'DE YAYINLANDI
Henüz yayınlanmamış kitabın eldeki bütün nüshaları yok edilmişti. Ama kitabın serüveni burada bitmedi.  Kitap 1951'de (İsmet Paşa'nın iktidardan çekildiği yılın hemen ertesinde) yayınlandı. Adı aynıydı. 'İstiklal Harbimizin Esasları...' Bugün açıkça bilmiyoruz ama muhtemelen Karabekir Paşa, kitabın bir kopyasını saklaması için yakın arkadaşı Cafer Tayyar Paşa'ya vermişti. O da güvenlii bir yerde saklamıştı. (Yıllar sonra Kazım Karabekir Paşa'nın günlükleri ortaya çıktı. 1906'dan öldüğü 1948'e kadar olan tarih aralığını kapsayan günlüğün 1932-1938 yılları arası yoktu.)  Evet... Ahmet Şık'ın henüz yayımlanmamış kitabının başına gelenleri görünce sadece Hitler Almanya'sını hatırlamayın. Biz de de yazılmamış kitap için sürek avları hep yapıldı...
Bu sürek avının kurbanı kimi zaman Doğu Cephesi komutanımız Karabekir Paşa ve onun Nur talebesi yayıncısı Sinan Omur oldu... Kimi zaman da gazeteci Ahmet Şık ve onun yayıncısı İthaki Yayınları sahibi Ünal Koçak oldu.

<p>Karma komisyona sevk edilen ve çoğunluğu HDP milletvekillerine ait 33 dosyanın ayrıntıları netleş

PKK'nın siyasi uzantısı HDP'lilerin dokunulmazlığı kaldırılacak mı?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı