• $8,3277
  • €10,109
  • 490.926
  • 1441.22
24 Mart 2015 Salı

Yanlış zamanda yanlış zeminde

Son açıklamalar Cumhurbaşkanı Erdoğan’la hükümet arasında çözüm sürecinin yürütülüş tarzına ilişkin bazı görüş ayrılıkları olduğunu gösteriyor.

Hemen altını çizelim ki, bu tartışmada çözüm sürecine taraftar ya da karşıt olanlar yok; sürecin başarısı için izlenecek doğru yolun ne olduğu noktasında bir farklılaşma var.
Benim anlayabildiğim kadarıyla Erdoğan hükümetin son zamanlarda attığı bazı adımları, örneğin İzleme Komitesi kurulması kararını ya da İç Güvenlik Paketi üzerinde yeniden müzakere yapılabileceği açıklamalarını PKK’ya karşı fazla alttan alınması, hatta örgütün “şımartılması” olarak görüyor. Dolmabahçe’de ortaya çıkan “AK Parti-İmralı ittifakı” tablosundan (özellikle seçim arifesinde) rahatsız oluyor, çünkü bu tablonun milliyetçi tabanı rahatsız edeceğini düşünüyor. Öcalan’ın 10 maddelik program dayatmasını kabul etmenin hükümeti Türkiye’nin demokrasi sorunlarını Öcalan’la müzakere eder duruma düşüreceği düşüncesiyle itiraz ediyor.
Buna karşılık hükümet de, bütün çabasını seçimden önce silahların bırakılma kararının çıkacağı bir kongrenin toplanmasında yoğunlaştırmış olduğu için, bir an önce (izleme komitesinin kurulması gibi) bazı adımlar atmaya çalışıyor; bu bağlamda Dolmabahçe’deki deklarasyonu da büyük başarı olarak görüyor. Sözü edilen 10 maddeyi ise zaten altına herkesin imza atabileceği kadar muğlak olduğu için içerik tartışmalarına girmeksizin sessizlikle karşılamakta bir mahzur görmüyor.
Ben kendi payıma Cumhurbaşkanı’nın bu eleştirilerinin bir kısmına katılabilirim; bir kısmını (izleme komitesi kurulmasını) üzerinde durmaya değmeyecek kadar ayrıntı olarak görürüm. Kimini (örneğin Dolmabahçe’de bir ittifak tablosu ortaya çıkmasından çekinmeyi) siyaseten doğru bulmam. Lafın arasında bir yerde anadilde eğitime karşı çıkmasını ise son derece vahim olarak değerlendiririm.
Eminim söz konusu açıklamaları izleyen başkaları da, farklılık noktalarından kiminde hükümeti, kiminde de Cumhurbaşkanı’nı haklı bulmuşlardır.
Ama şu anda içinde bulunduğumuz koşullarda meselenin önemli yanı bu değil. Önemli olan bu fikir ayrılıklarının ortaya konduğu zamanın ve zeminin yanlış seçilmesi ve sonuçta tam da seçim arifesinde Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında ciddi bir çatışma görüntüsünün ortaya çıkması; bu arada çözüm sürecinin akıbetinin de belirsiz bir hale gelmesi...
Açık söylemek gerekirse, Erdoğan’ın aylardır üzerinde konuşulan ve artık son safhaya gelmiş olan izleme komitesi hakkında isimlerin açıklanmasına beş kala yaptığı itiraz, hükümeti karşı bir açıklama yapmak zorunda bıraktı. Eğer hükümet o noktada izleme komitesi kurma kararına sahip çıkmayıp sessiz kalsaydı ya da kararından geri adım atsaydı, bu tutum iktidarsızlığının tescili olurdu ve Fidan olayının hemen arkasından gelen bu ikinci müdahaleyle birlikte hükümetin kamuoyu nezdindeki saygınlığı da güvenilirliği de son derece yıpranırdı. Seçimde halktan oy isteyecek bir kadro böyle bir zaaf tablosuna katlanamazdı. Bülent Arınç o yüzden bu açıklamayı yapmak zorundaydı ve yaptı.
Sanırım önümüzdeki günler, ortaya çıkan çatışma tablosunun tamir edilmeye çalışılacağı günler olacak ama sonuçta yaşanan olayın AK Parti Hareketi’ni belli ölçüde yıprattığını görmek durumundayız.
Aslında, parlamenter sistemle başkanlık sisteminin arasında bir yerlerde, bir bakıma flu bir platformda yol almanın zor olacağını daha baştan biliyorduk. Ama temel güvencemiz bu hareketin farklı noktalarında görev yapan aktörler arasındaki misyon ortaklığıydı. Makamlar arası ilişkilerin sorunsuz ve verimli bir şekilde yürümesinde yasalar, yönetmeliklerden ziyade, ortak tarihin, “dava şuuru”nun ve eski günlere dönmemek için bu partiye bel bağlamış toplum kesimlerine karşı duyulan sorumluluk duygusunun etkili olacağını düşünüyorduk.
İnkârın âlemi yok; yaşadığımız hayal kırıklığının tamiri hiç de kolay olmayacak.

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Define arar gibi aradılar! Yüksek fiyatlara alıcı buluyor

Sinovac'dan aşı açıklaması: Türkiye'ye üretim lisansı verdik

İşgalci İsrail, sivillerin yaşadığı 9 katlı binayı bombaladı