• $7,454
  • €9,0344
  • 422.542
  • 1469.85
02 Aralık 2014 Salı

Sacit Kayasu kırgın gitti

Sacit Kayasu bu toplumun kahramanlarındandı ve hepimize kırgın gitti.

16 Ocak 2012’de, yani Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın sanık sandalyesine oturtuldukları tarihte yazdığım “Toplumlar ve Kahramanları” başlıklı yazımı ölümünün ardından bir kez daha yayımlamayı ona karşı bir borç biliyorum.
***
“Şu anda toplumca bir zaferi kutluyoruz. Bundan 31 yıl önce başımıza gelen bir felaketin müsebbiplerini nihayet yargı karşısına getirebilmenin zaferini. Ama zaferimizi kutlarken, bu mücadelede en büyük payı olanlardan birini ezip geçtiğimizin farkında bile değiliz.
Sacit Kayasu’dan bahsediyorum...
Hani şu, Kenan Evren’in hâlâ kesinlikle “dokunulmaz” olduğu; toplumun saygın pek çok isminin onun doğum günü partilerine katılabilmek, resim sergilerinde boy gösterebilmek için birbiriyle yarıştığı, utanmadan her politik olayda görüşünün alındığı günlerde onun hakkında iddianame yazmaya cesaret eden savcıdan…
Bugün yazılan iddianamede onun 2000’de yazdığı iddianameye de atıf yapılıyor. Ama o, bu iddianame yüzünden ihraç edildiği mesleğine geri dönemiyor. Çünkü HSYK buna izin vermiyor!
Ne gerekçeyle? “Sen kendin emekliliğini istedin” gerekçesiyle...
Kendi isteğiyle emekli oldu denilen savcının daha Evren’le ilgili iddianameyi teslim eder etmez Adliye’deki odasına girememesi için odasının kapısındaki kilidin değiştirildiğini bilmez mi HSYK? Gazetecilerin yaklaşmaması için evinin önüne polis yerleştirildiğini, olayın hemen ardından açığa alındığını, üç yıl boyunca açıkta tutulduğunu bilmez mi?
Açıkta tutulduğu o üç yıl boyunca kimse kapısını çalmadı Kayasu’nun… Eski arkadaşları selam vermeye bile korktular, sokakta karşılaştıklarında kaldırım değiştirdiler. Üç yıl boyunca, evinde insan sesine hasret yaşadı. Üç yıllık açığa alınma döneminin ardından 2003 yılında HSKY’nın meslekten ihraç cezası geldi. Karara itiraz etti. Ama itirazının reddedileceği belli olunca, hiç değilse bazı özlük hakları da elinden gitmesin diye ihraç kararı kesinleşmeden emekliliğini istedi.
İşte şimdi bu durum onun aleyhine kullanılıyor.
Yapılan anayasa değişikliğiyle yapısı değiştirilen HSYK Genel Kurulu, Kayasu’nun ‘meslekten ihraç’ kararını kaldırdı. Ama ‘kendi isteğiyle emekli olduğu’ gerekçesiyle, mesleğe dönüşüne ise vize vermedi. Oyçokluğuyla verilen karara 5335 sayılı kanunda emeklilerin mesleğe geri dönmesinin yasaklanmış olması gerekçe gösterildi. “Bu kanun beni bağlamaz. Çünkü kanun 2005 yılında çıkmış, ben 2003’te emekli olmuşum. Kanunlar geriye yürümez, çok basit bir hukuk kuralıdır bu’’ dedi Kayasu, ama kimseye dinletemedi.
HSYK’nın kararında ayrıca Kayasu’nun 58 yaşında olması da mesleğe geri dönüşünün reddine ek bir gerekçe olarak kullanıldı. “Bu yaştan sonra devlet hizmetinde verimli olamaz” demeye getirildi. Şu anda Yüksek Yargı’da, HSYK’da görev yapan hakim ve savcıların birçoğunun çok daha yaşlı oldukları unutularak…
Kayasu, HSYK Genel Kurulu’na mesleğe dönüşüne vize vermeyen kararı gözden geçirmesi için ‘yeniden inceleme’ talebinde bulundu. Kurul, 2011’de ilk kararının değiştirilmesine yer olmadığına karar verdi. Kayasu kararın kendisine tebliğ edilmesi üzerine yeniden itiraz etti. Genel Kurul son itirazı da reddetti.
Ama o, adaleti aramaya devam etmeye, savcılık hakkının iadesi için bütün hukuki mercileri kullanmaya ve gerekirse tekrar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmeye kararlı.
Milletin hukukunu korumak için 12 yıldır yılmadan savaş veren bir mücadele adamı, elbette kendi hukukunu savunmayı da bilecektir ve bu davayı sonuna kadar sürdürecektir.
Ama bunun böyle olması mı gerekiyordu?
Askeri darbelerle hesaplaşan bir Türkiye’de, tek “suçu” bu hesaplaşmayı ilk başlatan olmak olan bir hukuk adamının, adaleti kendi ülkesinde bulamayıp AİHM’lerde araması toplum olarak bizi utandırmıyor mu?
Bu nasıl bir adalet anlayışı ki, “Her ne kadar şekil bakımından kendi isteğiyle emekli olmuş görünüyorsa da, gerçekte hakkında alınan meslekten ihraç kararı nedeniyle istifa ettiği bilinmektedir” diyemiyor. Adalete, yasaların bu kadar şekilci yorumlarıyla ulaşılabilir mi?
Unutmayalım ki, kahramanlarına sahip çıkmayan toplumlar bunun bedelini gadre uğramış kahramanlarından çok daha ağır öderler.”

<p>Süper Lig'in 27.haftasında Beşiktaş, düşme hattından kurtulmak isteyen Yukatel Denizlispor'u Voda

Beşiktaş-Denizlispor Maç Önü

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı