• $8,506
  • €10,3081
  • 500.891
  • 1441.33
14 Mart 2015 Cumartesi

CHP Amerikan vesayeti peşinde

"Türkiye'de ifade ve basın özgürlüğü başta olmak üzere temel özgürlüklerin kötü ve alarm verici durumu artık bütün dünyada bilinmektedir. Hükümeti eleştirmeye cesaret eden gazeteciler istisnasız kovuşturulmakta, genellikle hapse atılmakta veya en iyi ihtimalle patronlarına hükümet tarafından gözdağı verildikten sonra işlerini kaybetmektedirler. Sözü fazla uzatmaya hiç gerek yok: Türkiye'de temel özgürlüklerin giderek artan bir şekilde aşındırılması demokrasi ve hukukun üstünlüğüne saldırıdır."
Bu sözler CHP’nin önde gelen iki milletvekiline, CHP’li Faruk Loloğlu ve Aylin Nazlıaka’ya ait….
İktidarla ilgili dehşetengiz bir tablo çizen bu açıklama (yanlışlığı bir yana) CHP’nin seçim bildirisinde ya da söz konusu milletvekillerinin halka dönük bir açıklamasında yer alsaydı ortada garipsenecek bir durum olmazdı. Muhafet sözcülerinin tıpkı yerli basın yayın organlarına yaptıkları gibi yabancı medyaya iktidar ile ilgili değerlendirme yapmalarını da ifade özgürlüğü- siyaset yapma özgürlüğü sınırları içinde değerlendirir ve makul karşılayabilirdik.
Ama kime yapılıyor bu açıklama?
ABD Kongre üyelerine…
O zaman soralım: Bir ülkenin ana muhalefet partisi üyelerinin ABD Kongresine mektup yollayıp Türkiye’de demokrasi ve hukukun saldırı altında olduğunu söylemekten amacı ne olabilir? ABD Kongresinin şikayet edilen bu durumu değiştirmek için ne gibi araçlar vardır elinde?
Amerikan Kongresi’nin AK Parti’nin seçim kaybetmesi için doğrudan seçim propangandasına katılması, Türkiye halkını CHP’ye oy vermeye çağırması düşünülemez herhalde.
Ama mesela, ABD’den hükümeti sıkıştırmak için ekonomik ambargo uygulaması umulabilir.
Türkiye’de anti demokratik bir rejim olduğu gerekçesiyle diplomatik ilişkilerini askıya alması, stratejik ittifakı bozması beklenebilir.
ABD’nin AB’ye baskı yaparak AB üyeliği yolunu kapatabileceği düşünülebilir.
CIA eliyle komplolar tezgâhlayarak kaos ortamı yaratılması, siyasi istikrarın yok edilmesi ve böylece hükümetin “teslim alınması” hesabı yapılabilir.
Ya da 12 Eylül’de olduğu gibi, içerdeki işbirlikçileri kanalıyla doğrudan darbe teşebbüsünde bulunması beklenebilir.
Bütün bu beklentilerin ortak paydası açıktır. Türkiye’deki seçilmiş iktidar üzerinde ABD’nin vesayet kurmasını istemek. ABD Kongresi'ne, AK Parti iktidarını bir biçimde sıkıştırma, baskı ve şantaj politikalarıyla “hizaya sokma” çağrısı yapmak!
Peki nerede kaldı CHP’nin ulusal bağımsızlıkçılığı?
CHP, yabancı müdahalesine bel bağlayan bu tutumunu bağımsızlıkçı tabanına nasıl açıklayacak? Tam da seçim arifesinde, yabancı bir ülkenin parlamentosuna müdahale çağrısı yapmasının hesabını kendi tabanına nasıl verecek; bütün bunları yaptıktan sonra nasıl olup da “özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk’ün partisi olduğunu söylemeye devam edecek, hiç düşünmüyor mu?
Acınası bir durumla, çaresizliğin düşürdüğü demokrasi dışı, siyasi ahlak dışı bir tutumla karşı karşıyayız.
CHP sandıktan hiçbir zaman umutvar olamamıştı ama bugün artık tam anlamıyla eriyor. İzlediği siyasetsizliğin bedelini bu seçimlerde bir yandan HDP, bir yandan MHP tarafından kemirilerek ödeyeceğinin farkında. Kırk yıldır bel bağladığı TSK vesayetinin hortlaması ihtimali, artık bel bağlanamayacak kadar zayıf. Çoluk çocuğu sokağa döküp iktidar devirme denemeleri de tutmadı; çözüm sürecini sabote ederek AK Parti’ye darbe vurma hesapları da… Ekonomik kriz deseniz yıllardır bekle bekle gelmiyor.
Sonunda tek umut Amerikan vesayetine kaldı. Kendi yapamadıkları işi yabancı bir ülkeye ihale etme noktasına geldiler.
Sözü fazla uzatmaya gerek yok: CHP bir kez daha Paul Henze’nin “çocukları”nın “işi bitirmesi’ni bekliyor!
Ama 1980 Türkiye’sinden bu yana köprülerin altından çok su aktığını, artık orada da ekmek olmadığını bile anlayamıyor.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı