• $13,4373
  • €15,25
  • 771.433
  • 1838.25
14 Nisan 2014 Pazartesi

Hersh’ün kimyasal saldırı iddiası inandırıcı mı? (I)

YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

WASHINGTON
PulItzer ödüllü Amerikalı gazeteci Seymour M. Hersh, 4 Nisan günü London Review of Books’ta yayınlanan haberinde, 2013 aralığından bu yana tekrarladığı tezini yeniden gündeme getirdi. Hersh 21 Ağustos 2013’te Şam’ın doğusundaki Guta banliyösünde meydana gelen kimyasal silah saldırısının, Suriye rejimi tarafından değil, ABD’yi Suriye’ye askeri müdahaleye zorlamak amacıyla Türkiye tarafından El Kaide’ye bağlı El Nusra Cephesi’ne yaptırıldığını öne sürdü. Hersh’e göre El Nusra, Türkiye’nin yardımıyla, Halep civarında bir kimyasal silah üretim merkezinde sarin üretiyor. Hersh iddialarını elinde olduğunu öne sürdüğü bir Amerikan istihbarat raporuna ve isim vermeden ‘eski bir istihbarat yetkilisi’nin kendisine söylediklerine dayandırıyor. İddiasını kanıtlamak için ise şu argümanları öne sürüyor: Sarini fırlatmak için kullanılan füzeler rejimin elindeki sofistike füzelerin acemice yapılmış bir taklidi, yani El Nusra tarafından üretilmiş ‘ev yapımı’ füzeler; bu füzelerin menzili en fazla 2 kilometre ve ancak muhaliflerin hakimiyetindeki bölgeden ateşlenmiş olabilir.

Hersh’ün iddialarını teknik açıdan destekleyen sadece iki uzman varken, bu iddiaları bilimsel literatürü, Birleşmiş Milletler’in saldırı sonrası bulgularını ve Rus haber kanallarının yayınladıkları görüntüleri referans göstererek çürüten kalabalık bir uzman grubu var.

İddialarındaki teknik sorunlara ve uzman görüşlerine geçmeden Hersh’ün argümanını zayıflatan bir başka faktörle başlamak istiyorum analize: Ünlü gazetecinin iddialarını dayandırdığı ve adını açıklamak istemediği ‘eski istihbarat yetkilisi’. Amerikan yönetimine stratejik düşünce konusunda fikir sunmakla görevli Ulusal İstihbarat Konseyi’nde Türkiye ile ilgilenen bir yetkili, kendisiyle geçen hafta yaptığım telefon görüşmesinde, Hersh’ün bahsettiği eski istihbarat yetkilisinin F. Michael Maloof olduğunu söyledi. Maloof, George W. Bush yönetiminin, CIA’in Saddam ve El Kaide arasında bir bağ olmadığı ve Saddam’ın elinde kitle imha silahları bulunmadığı iddiasını çürütmekle görevlendirdiği iki isimden biri. Hersh’ün aralıkta çıkan ilk yazısında, kendisinden birkaç ay önce World Net Daily adlı bir sitede Maloof’un söylediklerini tekrarlaması, gizli kaynağının Maloof olduğu iddiasını güçlendiriyor.

Şimdi gelelim Maloof’un kim olduğuna. 11 Eylül’den hemen sonra dönemin savunma bakanı Donald Rumsfeld’in talimatıyla Pentagon bünyesinde bir ‘Kontr-terör Değerlendirme Birimi’ kuruluyor. Bu birime iki kişi atanıyor: David Wurmser ve F. Michael Maloof. Birimin görevi ısrarla Saddam’ın kitle imha silahları ve El Kaide ile arasında bir bağ olmadığını savunan CIA’in bu tezini çürütmek ve Irak’ın işgaline kılıf hazırlamak. 2001 yılında Maloof’un Pentagon’daki görevinin sağladığı gizli belgelere erişim hakkı elinden alınıyor. Sebep Maloof’un Liberya iç savaşına silah temin etmekle suçlanan Lübnanlı bir işadamıyla kurduğu şaibeli ilişki. Fakat yine de Maloof’un hazırladığı, Saddam-El Kaide bağlantısı ve Irak’ın kitle imha silahları olduğuna dair rapor Kontr-terör Değerlendirme Birimi’nin raporu olarak 2002’de Beyaz Saray’a sunuluyor. Bu rapor Bush’un Irak’ı işgalinin istihbari dayanağını oluşturuyor.

Saddam’ın Usama bin Ladin’i hep tehdit olarak görüp desteklemeyi reddettiği, El Kaide’nin Irak’a Amerikan işgalinden sonra girdiği, Saddam’ın var olduğu iddia edilen kitle imha silahlarının bir türlü bulunamadığı göz önüne alındığında, Hersh’ün iddialarını dayandırdığı Maloof’un ne kadar güvenilir bir istihbarat kaynağı olduğuna dair konuşmaya lüzum yok sanırım.

Yazının devamı haftaya…

<p>Coronavirüsün en çok mutasyona uğramış versiyonu olan ve 30'dan fazla mutasyonun tespit edildiği

Çok mutasyonlu yeni Covid-19 varyantı: Omicron

2021'e damga vuran ''Yılın Fotoğrafları'' oylaması başladı

Ankara'ya mevsimin ilk karı yağdı

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler