• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
5 Ekim 2013 Cumartesi

Amerikan hükümeti kepenk kapattı

WASHINGTON 

Bu hafta Washington sokakları bomboştu. Ne sabah trafiği, ne metroda işe yetişmeye çalışan telaşlı insanlar ne de Starbucks’larda metrelerce kahve sırası vardı çünkü Amerikan hükümeti kepenk kapattı. 30 Eylül akşamı bütçe mali yılı sona erdi. Demokratların kontrolündeki Senato ve Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi geçici bütçe üzerinde anlaşamayınca harcama yetkisi kalmayan federal hükümetin faaliyetleri kısmen durduruldu ve Amerikan devleti, acil olmayan tüm personelini zorunlu olarak ücretsiz izne çıkardı. 

Zorunlu izne çıkarılanların sayısının 800 binden fazla olduğu söyleniyor. Temsilciler Meclisi ve Senato bütçe üzerinde anlaşmaya varıncaya kadar müzeler, parklar, vergi ve pasaport daireleri dahil birçok kamu kurumu hizmet vermeyecek. 
Anlaşmazlığın özünde Obama’nın yoksullara ucuz ve devlet tarafından sübvanse edilen sağlık sigortası alma şansı veren sağlık reformu yatıyor. Obama, başkanlık mesaisinin önemli bir kısmını bu reforma harcadı. Artık sağlık sigortası almaya gücü yetmeyen milyonlarca Amerikalı devlet destekli sağlık sigortası alabilecek. Cumhuriyetçiler ise reformla ortaya çıkacak kamu harcamalarına kaynak ayırmak istemiyor ve reformun uygulamaya geçiş tarihini ertelemeye çalışıyor. 

Kongre’deki ayrışma krizin temel kaynağı 

Kongre’de Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında sağlık reformu üzerinden süren çatışma aslında kökü derinlere giden ideolojik ve kültürel bir ayrışmanın emaresi. National Journal’ın yaptığı bir araştırmaya göre 10 yıl öncesine kadar Kongre’de en soldaki Demokratlar ve en sağdaki Cumhuriyetçilerin arasında kalmış uzlaşmacı, liberal geniş bir merkez varken son yıllarda bu merkez kaybolmuş ve yerini radikal kamplara ayrılmış bir Kongre’ye bırakmış. 
Amerikan yasama organının iki meclisli olması Kongre’deki karar alma sürecini güçleştiren en önemli yapısal sorun. Fakat Kongre’deki bu keskin ayrışma bugün yaşanan krizin temel kaynağı. 
Peki bu krizin Amerikan dış politikası üzerindeki olası etkileri neler? Zorunlu izne çıkarılan memurlar içinde dış politika, istihbarat ve güvenlik bürokrasisi de var. Eğer kriz birkaç hafta içinde çözülmezse istihbarat için gerekli uyduların yerleştirilmesinden buradan sağlanan verilerin analiz edilmesine, dışişleri bakanlığı bünyesinde Suriyeli gruplara verilen eğitim faaliyetlerinden federal bütçeden aldığı fonla çalışan düşünce kuruluşlarının etkinliklerine pek çok alanda ciddi aksaklıklar yaşanabilir. 
Tabii Kongre’de alınması gereken dış politika kararları da bundan etkilenecek. Mesela bu hafta Somali’deki El Kaide bağlantılı El Şabab örgütüne dair atılması gereken adımlar tartışılacaktı fakat hükümet kapatılınca istişare toplantısı da iptal edildi. 
Fakat hükümeti kapattıran Kongre’deki bu bölünmüşlük Amerikan dış politikasında gündelik işleri aksatmaktan, kararları geciktirmekten çok daha fazlasına sebep olacaktır. Kongre ve Obama arasındaki bu gerilim Amerika’nın önemli dış politika kararlarını alamamasına neden oluyor ve olmaya da devam edecek. Bunu Suriye meselesinde gördük. Varsayalım ki Obama yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran’la nükleer bir anlaşmaya vardı. Obama Kongre’yi bu anlaşmayı desteklemesi konusunda ikna edebilecek mi? 
Mısır’da, Libya’da, Tunus’ta, Yemen’de tarih hızla akıp giderken, her gün dünyanın dört bir yanında yanıt verilmesi, tavır alınması gereken krizler çıkarken Kongre kendi iç hesaplaşmalarından başını kaldırıp ortak bir tutum belirleyebilecek mi? Büyük ihtimalle hayır ve bu atalet hem Amerika’nın dünyadaki ‘süper güç’ imajına darbe vurur, hem de ‘süper güç’ olmanın gerektirdiği dünyayla angajmanı kısıtlar. 

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!