• $8,732
  • €10,3846
  • 499.675
  • 1397.58
14 Aralık 2013 Cumartesi

Amerika ve Suudilerin çatışan Suriye politikası

WASHINGTON
Suudilerin Obama’nın Ortadoğu politikasından duyduğu memnuniyetsizliğin etkileri en çok Suriye’de hissediliyor. Suudi Arabistan, Suriye’de sadece Amerika’nın politikasından bağımsız bir politika izlemekle kalmıyor. Daha da vahimi Washington’ın Suriye politikasının altını oyuyor.
İki ilginç gelişme bunu kanıtlar nitelikte. Birincisi Suudi Arabistan’ın Amerika’dan 15.000 tank-savar alma kararı. Riyad-Washington ittifakının 1940’lardan bu yana en önemli ayağının savunma işbirliği olduğunu düşünüp bu kararda şaşıracak bir şey olmadığını söyleyebilirsiniz. Fakat mesele bundan biraz daha karışık. Öncelikle Suudilerin güvenliğini bu kadar çok sayıda tanksavar almasını gerektirecek kadar tehdit eden bir durum yok. Kaldı ki Riyad en diken üstünde olduğu Saddam’lı yıllarda bile bu kadar tanksavar almamış.
Varsayalım ki Suudiler bir nedenle kendilerini tehdit altında hissediyorlar. Mevcut konjonktürde onlara askeri tehdit oluşturabilecek en önemli güç İran. İran da Suudilere tanklarla saldıracak değil elbet. Peki o halde Suudi Arabistan Amerika’dan neden bu kadar çok sayıda tanksavar alıyor?
Suudiler, Obama’nın Suriye’de dişe dokunur bir şey yapmayacağına kanaat getirdiler. Bu yüzden Suriye’de rejimi devirmek için çok daha aktif ve agresif bir politika izlemeye başladılar. Bu politikanın içinde muhaliflere Obama’nın vermek istemediği tanksavarları vermek de var. Fakat Amerikan kanunlarına göre hiçbir ülke Amerika’dan aldığı silahları Kongre’nin onayı olmadan üçüncü bir ülkeye ya da gruba veremiyor. Suudi Arabistan’ı yakından takip eden pek çok uzman Riyad’ın kendi stokundaki tanksavarları Suriyeli muhaliflere verdiğini ve onların yerine Amerika’dan yeni tanksavar aldığını söylüyor.
İkinci ilginç gelişme Özgür Suriye Ordusu komutanı Selim İdris’in Suriye’yi terk edip Katar’a kaçması. İdris’in Suudi destekli İslami Cephe’nin karargâhını ele geçirmesinin ardından Suriye’yi terk ettiği söyleniyor. Selim İdris Amerika ve Batılı müttefiklerinin desteklediği ılımlı bir isim. Bugüne kadar Washington’ın yaptığı yardımlar İdris üzerinden, onun belirlediği gruplara yapıldı. Amaç Suriye muhalefeti içindeki radikal İslamcı gruplara karşı İdris’in başını çektiği ılımlı grupları güçlendirmek. Fakat İdris’in Suriye’den ayrılması Batı destekli muhalefetin daha da zayıflayacağı anlamına geliyor.
Bütün bunlar neye işaret ediyor? Suudi Arabistan Suriye’de onlarca yıllık müttefiki Amerika’nın politikasının altını oyuyor. Obama yönetimi ısrarla Suriyeli muhaliflere uçaksavar, tanksavar gibi ağır silahlar vermeyi reddetti. Gerekçeleri ise bu silahların radikal İslamcı örgütlerin eline geçip yıllar sonra Afganistan’da olduğu gibi Amerika’nın başına bela olması. Görünen o ki Suudi Arabistan bundan endişe duymuyor ve muhaliflere Washington’ın karşı çıktığı bu silahları verebilir. Suriye içinde çekilen youtube görüntüleri bu silahların muhaliflerin eline geçmeye başladığını gösteriyor.
Amerika’nın Suriye’de izlediği siyasetin ana ekseni radikal İslamcı gruplara karşı ılımlı grupları desteklemek oldu. Suudilerin desteklediği ve içinde radikal grupları da barındıran İslami Cephe’nin İdris’i ülkeden çıkarıp elini güçlendirmesi Washington’ın bu çabasını da boşa çıkartabilecek bir gelişme.
Bütün bunların Suriye iç savaşının seyri açısından çizdiği resim ise çok daha iç karartıcı. Esad-karşıtı cephe hızla bölünmeye devam ediyor.

<p>Tudor Hughes, Türkiye'nin tartışmasız yaşanabilecek en güzel yerlerden olduğunu söyledi.</p>

Muğla'ya yerleşen İngiliz çift Türkiye'deki aşı deneyimini anlattı

Araştırmacı canlı canlı pitona yem oldu! O anlar böyle kaydedildi

Aldatılan kadının intikamı! masum görünüşüne kanmayın

Kıvanç Tatlıtuğ'dan yeni imajla beğeni topladı