• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
19 Mayıs 2014 Pazartesi

Zeybekçi: Birbirimize aşk mektubu yazdık, ee sonra?

Bir süredir işadamlarından hep aynı yönde ses yükseliyor: “Hiç olmadığı kadar devletle aynı dili konuşuyoruz.” Mesela ihracatçılar, bir aydır Ali Babacan’ın “Türkiye için ihracat demek ekmek demek” sözünü şevkle tekrar ediyor. Mesela yurtdışında iş yapanlar, olması gerektiği gibi Türkiye devletinin gücünü arkalarında hissediyor. Üretim yapanlar ‘başkalarının ürettiklerini takip eden değil, teknolojiyi tasarlayan Türkiye’den’ söz ediyor. Bir önceki hafta pazar günü röportaj sayfamızda Systemair-HSK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vural Eroğlu’nun şu sözlerini aktarmıştım: “Ekonomi Bakanlığı yakın komşularımızla kültür coğrafyası diye bir kavram geliştiriyor. O bölgelerde yatırım yapan girişimcilere, Türkiye topraklarında yatırım yapmış gibi teşvikler vermeyi planlıyorlar, bunu ilk defa duydum çok etkilendim, hepimiz çok etkilendik.”
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Ürdün’deki sohbetimizde şunları söylüyordu:
“150 milyar dolar ihracatta kalacaksak, Türkiye’de üretir, dünyaya satarız. Ama yok, 500 milyar dolarlık hedefi gerçekleştirmek ise Türk firmaları, Anadolu sermayesi, ara mamul üreticisi nereleri fırsat görürse, oraya gitsin.”
Ürdünlü ekonomi bakanı iki ülke arasındaki 850 milyon dolarlık ticaret hacmini 1.5 milyar dolara çıkarılması gerektiğinden söz ederken, bizim bakan ‘pratik’ konuşuyordu:
“Biz geldik, birbirimize aşk mektubu yazdık, ee sonra? Ortak tarihimiz var, ecdadımız var ile bu iş olmuyor. Benden sonra Ürdün’e güçlü bir teknik heyet gelecek ortak iş yapmanın detaylarını oluşturacak.”
Bu yakın temas, işin takibi Ürdün’e özel de değil. Bu aralar Bakan Zeybekçi bu ağı Katar ile kuruyor, Balkan ülkeleriyle kuruyor.

Muasır medeniyete aç karnına ulaşılmaz

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi sık sık kelebeklerden, kuşlardan söz ediyor ki doğru yapıyor, akılda kalıyor, Türkiye’ye gelişmiş ekonomiye çıkaracak işadamlarına şevk veriyor, motive ediyor.
“Kültür coğrafyamızda bizden habersiz kuş uçurtmayacağız” diyor.
Sohbetimizde de, “Daha önce ülkelere birer ticaret müşaviri göndermişiz, o kadar. Artık ülkelerde güçlü ekip kuracağız. Uçan kelebeklerin kanatlarını da sayacaklar” diyordu.
Şunu ekleyerek, “Muasır medeniyet seviyesine aç karnına ulaşılmaz.”
Siyaset yazanlar muasır medeniyeti ileri demokrasi ile ilintilesinler, bu da ekonominin dili.

‘Onlara dedim ki makro dengelerden anlamam ama’

Ekonomideki yeni dönem söyleminin bir örneğini de, 10 ülkede 26 tesisi olan Rixos’un patronu Fettah Tamince veriyor. “Türkiye çok güçlü bir marka” derken, şunları anlatıyor:
“Hırvatistan’daki tesis için yüzde 85 finansman istediğimde Avusturyalı bir banka 15 yıl vadeli, yüzde 3.5 faiz önerdi. O zamanlar ,Türkiye’nin ülke ratingi düşük, rasyosu izin vermiyor, riskli ülke gerekçesiyle buradaki yatırıma kredi vermeye yanaşmamıştı. O bankaya ‘Ben makro dengelerden anlamam ama Hırvatistan’daki yatırımın geri dönüşü çok daha riskli’ demiştim. Sonra ne oldu? Avusturya bankaları Hırvatistan’a verdikleri kredileri silmek zorunda kaldılar, Türkiye’ye ise kredi vermek için hücum ettiler.”

<p>Yumenoshima Okçuluk Alanı'nda 29 Temmuz Perşembe günü yapılan ilk tur maçında Lüksemburglu Jeff H

Altın çocuk Mete Gazoz

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı