• $7,3794
  • €8,977
  • 442.359
  • 1548.04
27 Şubat 2012 Pazartesi

'Yeşil', kırmızı alarm veriyor

Hatay Havalimanı'nı yoğun yağışta su bastı. Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım diyor ki, 'Son 40 yılın yağmuru yağdı. Ovayı su bastı.'
Dolayısıyla havalimanı da deniz limanı oluverdi.
Sorun da burada. Doğayı, doğaya rağmen insan eliyle değiştirmeye kalktığınızda bir gün geliyor, hırsını alıyor.
Dere yatağına yapılan evler gibi.
Yüksel Holding Genel Koordinatörü Tuna Aksel sohbetimizde söylüyordu. 'Bataklık kurutulur, mazot dökülür. Sadece sivrisinek değil, küçük balıklar, kuşlar da ölür.'
Yakın tarihte yaşadığımız kuş gribi salgını sırasında neredeyse tüm tavuklar itlaf edilmişti. Denir ki, 'Hemen ardından keneden ölümlerin artmasının bir nedeni de tavukların, kuşların katledilmesidir. Keneyi yiyecek kuş kalmadı.'
Doğanın dengesini bozdunuz mu, o hassas teraziye müdahale ettiniz mi, an geliyor o da öcünü alıyor.
TEMA, sesini yükseltti: 'Kırmızı Alarm: Yeşil yok oluyor' diyor.
Öz itibarıyla da şunu:
'2B orman alanlarının satışı tartışmaları devam ederken, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2A maddesi ile bütün orman alanlarını yok edecek 'yasal' düzenlemeler yapılmak isteniyor.

Raunt raunt CHP
YIllarca yönettiği CHP'de, muhalefete düştükten sonra 'demokrasi isteyen' Deniz Baykal'ın kurultay salonuna gelmemesiyle ilgili fikri sorulan Muharrem İnce diyor ki,
'Beni iki kere milletvekili yapmış eski genel başkanım için 'gelmeliydi' diyemem. Eleştirmek benim terbiyemi aşar, benim haddim olmaz.'
Meclis'in polemik ustalarından, hitabet sanatçısı Muharrem İnce, dakika geçmeden düzeltme yapıyor:
'Medya aracılığıyla eleştirmek doğru değil.'
Biz millet olarak, vekilleri seçmiyoruz, genel başkanlar seçiyor, oy pusulasına damga vuruyoruz.
Ancak biz millet olarak biliyoruz ki, Kemal Kılıçdaroğlu dün 'Asla gücümüzü iç çekişmelerle geçirmeyeceğiz' dese de CHP'deki raunt raunt devam eden kavgalar bıkkınlık getirdi. Zaten daha kurultay bitmeden Baykal ekibi, Önder Sav ekibi yeni raunt istemeye başladı.

Yabancılara niye ne yediğini sorarız
ISTANBLUE Vodka'nın sponsorluğunda cuma akşamı İstanbul'un birçok semti maviye boyandı, İstanbul Blue Night gecesinde. Beşiktaş'ta, Galatasaray'da, Odakule'de, Tünel'de kurulan sahnelerde bol şarkı, bol dans.
Etkinlik bitmiş, Burhan Öcal, Cristiane Azem başarılarını kutluyor.
Burhan Öcal dünya çapında bir sanatçı, biliyorum ki her performansından sonra amatör bir sanatçıymışçasına çevresindekilere soruyor: 'Nasıldı, beğendin mi?'
Gözlemlerle sabit, hangi meslekte olursanız olun, 'Ben oldum' diyenler için iniş başlamış demektir.
Yıllar önce, İstanbul'un kültür başkenti olması için mücadeleyi ilk başlatanlardan, dDF'in kurucusu Arhan Kayar ile birlikte Brüksel'e gittiğimizde, Burhan Öcal'ın parmakları 'rahat durmuyordu.' Dayanamadı, restoranın mutfağına girip, üç beş tencereyi kapıp geldi ve başladı muhteşem bir konsere. Nevizade Sokağı'na benzettiğim, Brüksel'in ünlü Kasap Sokağı inledi, epey bir süre.
Cristiane Azem ile ayaküstü sohbet ediyoruz. İtalyan kökenli anne, Lübnan kökenli babanın, Brezilya'da doğmuş kızı. İspanya-Madrid'de sanatını icra ediyor, Flamenko ustası, İstanbul tutkunu. Tarih okurken, Türkiye'yi, Türk kültürünü keşfediyor. Anadolu Ateşi'ne Flamenko dersi veriyor, sonra kendi 'Galata'sını Madrid'de sahneliyor.
İstanblue için hazırladığı gösteri nedeniyle Türk basınının ilgisini çeken Cristiane, 'En çok, Türkiye'de hangi yemeği, tatlıyı seviyorsunuz? Sorusuna şaşırdım' diyor.
'Ben bir dansçıyım, sanatçıyım. Beni izleyenler, ne yiyip, içtiğimi niye merak etsin ki!'
Gülüyorum. Biz Türkler, niye sorarız, yabancılara 'en çok hangi yemeği' sevdiğini.
Turizmden bahsetmek için yıllar yıllar önce tohumu atılan 'şiş kebap güzel' sloganın etkisi olsa gerek.

<p>Dünyanın pek çok yerinde şehir yönetimleri marka olabilmek için birbirleriyle yarışıyor. Gastrono

Taşradan Türkiye'ye açılan bir edebiyat penceresi: İkindi Yazıları...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Şentop'u ziyaret etti

Haftanın yalanları