• $9,345
  • €10,8659
  • 533.178
  • 1433.03
20 Kasım 2014 Perşembe

Yabancı sermaye geliyor da faydası ne?

İşadamı Adnan Polat yıllar önce belediye başkanlığına aday olduğunda İstanbul’u kalkınma projeleri arasında yabancı gayrimenkul fonlarını getirmekten söz ediyordu. Uzun uzun anlattı ve salondan tek ses yükseldi: “Türkiye topraklarını yabancılara mı satacaksın?”

Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcıların, ceplerinde Türk topraklarını taşıdığına dair ‘söylem’in karşılığı olmadığı epey zamandır biliniyor. Ancak zaman zaman yabancı sermaye düşmanlığının alevlenmesini de engellemiyor. Başta da “Türk insanın sayesinde para kazanıyorlar, karlarını yurtdışına götürüyorlar” sözünü her daim dinleyen birileri çıkıyor.
Zaman zaman peydahlanan yabancı sermaye ‘karşıtlığı’ nedeniyle adını değiştiren YASED (ki adının kısaltılmışında ‘yabancı sermaye’ yerini koruyor)-Uluslararası Yatırımcılar Derneği, Türkiye’ye daha fazla yabancı sermayeyi çekebilmek için bir takım raporlar hazırlıyor.
Hafta başında da YASED Başkan Vekili Akın Kozanoğlu ve Başkan Yardımcısı Galya Frayman Molinas ile bir araya geldik. YASED adına McKinsey’in ‘Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasında uluslararası doğrudan yatırımların katma değeri’ başlığıyla hazırladığı raporda şu vurgu var:
“2004-2013 yılları arasında Türkiye’ye gelen 130 milyar dolarlık yabancı sermayenin 84 milyar doları sıfırdan yatırım. (Kalanı şirket satın alma ve birleşme yoluyla Türkiye’ye geldi.)
Bu 10 yıldaki 84 milyar dolarlık yabancı sermaye bir kerede gelmiş, parayı yatırıp, katkısını tamamlamış değil. Aksine her yıl 84 milyar dolarlık da Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya katkıda bulunuyor.”
Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan işsizlik başlığında da yabancı sermayenin şu faydası anlatılıyor:
“Doğrudan, dolaylı ve tetiklenen başlıkları altında 1 milyon 945 bin istihdam sağlıyor. Bu, Türkiye’nin 2013 yılındaki istihdamının yüzde 7.9’u demek.”

TV’de durum hoş görünmeyebilir de…

Uluslararası sermayenin temsilcileriyle bir aradayken, bu yılı ve daha da önemlisi gelecek yılın beklentilerini sorduk:
“Bu yılın ilk 9 ayında 9.1 milyar dolarlık uluslararası sermaye geldi, geçen yılın aynı döneminde 8.4 milyar dolar gelmişti. Geçen yılın toplamı 13 milyar dolardı, bu yıl geçen yıla göre uluslararası sermayede en az yüzde 6 artış olur.”
Yanı başımızda savaş varken, Suriyeli, Iraklı misafirlerin ardı arkası kesilmezken, bölgedeki karışıklığa rağmen, Türkiye cazibesini sürdürüyor mu?
Yanıtları “Kesinlikle evet.”
Diyorlar ki, “Uluslararası sermaye o anki siyasi gelişmelere bakmaz. Öngörülebilirliğe, ekonominin istikrarlı gelişmesine, ekonomik potansiyeline, hükümetin kararlılığına bakar.”
Bir de şunu ekliyorlar:
“TV’lerde durum hoş görünmeyebilir ama uluslararası yatırımcı açısından temel alınan kriterler farklıdır.”
Rakamlar da bunu teyit ediyor:
“Türkiye’ye gelen yabancı sermaye Cumhuriyet’in kuruluşundan 2004 yılına kadar toplam 130 milyar dolardı. 2004-2013 yılları arasında 135 milyar dolar, geçen yıl 13 milyar dolar yabancı sermaye geldi.”

Türkiye’nin hak ettiği 40 milyar dolar

YASED temsilcileri bir de şunları söylüyor:
“Yılda 13-15 milyar dolarlık yeni uluslararası yatırım Türkiye’nin hakkı değil. En az yılda 40 milyar dolar olmalı. Bunun için de daha fazla global ar-ge yatırımının Türkiye’ye çekilmesi gerekiyor. Daha fazla ar-ge yatırımı için de gelişmiş insan kaynağına ve dolayısıyla gerçek bir eğitim reformuna ihtiyaç var.

<p class=''>Brezilya'daki yüz binlerce kahve bitkisi, iklim krizinin yol açtığı kuraklık ve don nede

Kahve krizi yolda

Dünya'ya devasa bir asteroid çarpınca neler yapılacak?

WhatsApp'tan yeni güncelleme! Yedekler de korunacak

İstanbul'da sabah saatlerinde trafik yoğunluğu yaşanıyor