• $9,2496
  • €10,7966
  • 530.429
  • 1432.8
30 Kasım 2014 Pazar

Türkiye'de hayır yapmak kadar zor bir şey yok

Atasay Kamer: Cerrahpaşa Camisi’nin avlusunu mermer kaplatayım diyorum, Vakıflar müsaade etmiyor. 3 senedir uğraşıyorum caminin mermerini yapmak için. Okul yapmak için de birçok bürokratik engel var.

Altın sektörünün duayenlerinden Atasay Kamer, 10 yıl kadar önce işlerini oğlu Cihan Kamer’e ve gelini Çiğdem Kamer’e devredip, hayır işlerine yöneldi. “Hadislerde diyor ki, ‘Evvela çevrenize vermeniz lazım. Duam şu, Allah’ın tasarruf imkanı verdiklerini Allah’a iade etmeden, Allah benim vefatımı gerçekleştirmesin" diyen Kamer'le bugüne kadar yaptığı hayır işlerini konuştuk. Çıkış noktamız da ‘Altıncı Çocuk, Altın Çocuk Atasay Kamer’ adlı kitabı.

TAYYİP BEY 'ATASAY ABİ YAPSIN' DEDİ

? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Atasay Kamer okul yapsın’ sözüyle mi okul, yurt yapmaya başladınız?
Daha evvel Denizli-Çivril’e eşim Keriman Kamer adına ticaret lisesi yapmıştım. Ondan evvel de memleketimizde huzurevi, sanat okulu yapıldı, yardım ettim. Çivril’de ortaokul yoktu. Tayyip bey, Çivril’e geldiği zaman, iki senelik ziraat meslek yüksek okulu vardı. Çivrilliler demişler ki, okul çok eski, Cihan Kamer Başbakan’a söylesin. Cihan Kamer de Tayyip Bey'e söylerken, buraya bir okul istiyorlar bunu babama havale edin diyor. Tayyip Bey de mitingdeki konuşmasında ‘Buraya meslek okulu lazım. Atasay Abi yapsın’ diyor. Ben de tamam dedim. İki, üç okul yapacağımıza çelik konstrüksiyon yaptık, çok da büyük yaptık. Aşağı yukarı 4-5 yıl okulun içini talebeyle dolduramadılar. Rahatsız oldum, okulun birçok yerinin, sınıflarının boş olmasından. YÖK’e gittim, Çivril’e 4 senelik okul imkanı verin diye. Uygulamalı bilimler yüksek okulunu açmamız için müsaade ettiler. Çocuklar aynı binada hem iki senelik, hem dört senelik yüksek okuldu okumaya başladılar. Artık iki senelik de dolmaya başladı, şimdi dört yıllık yeni bir okula ihtiyaç var. Allah izin verirse onu da yapacağım inşallah. Projesi çizildi, hazırlandı. Çivril’e gelen talebelerinin tamamına burs vereceğim, yaptığım yurtta kalacaklar. Üç kız, bir erkek talebe yurdu yaptım. Çivril sonuçta bir kaza, bazı nahiyeler de bağlı olunca 60 bin nüfusu oldu.

BELKİ MALİYE BENİM YAPACAĞIMI BİLMİYOR

? Bu iki yüksekokul da Pamukkale Üniversitesi’ne bağlı. Şimdi bir de yeni bir üniversite yapmak istiyorsunuz değil mi?
İmkan olursa, becerebilirsem Çivril’e ayrı bir kampus yapacağım, ayrı bir üniversite olacak. Bakanlar Kurulu’ndan geçmesini bekliyoruz. Maliye Bakanlığı’nda bekliyormuş. Belki Maliye binayı bir vatandaşın yaptıracağını bilmiyor.

VAKIF KURUYORUZ, İDARE ONDA OLACAK

? Yurtlarınızın yönetimini tamamen devraldınız değil mi?
Geçen sene devraldım. Bana verin, üniversite kuruyorum, talebelerimi ücretsiz okutmak istiyorum dedim. Binaların mülkiyetinin benim üzerimde olmasından da rahatsız oldum. Yarın öbür gün mirasçılar taksim edebilir, Atasay Kamer Vakfı’na devrediyorum. Vakfın kuruluşu bu ay içinde bitecek. Artık okulların idaresini, bursların verilmesini vakıf üstlenecek. Vakfın da kalıcı geliri olsun diye yurtlar yapmak istiyorum. Uşak’ta, Denizli’de yurt yapmak istiyorum. Bütün gayem bu tasavvufi yönden Kuran’ı araştırıp, anlamak ve insanlara anlatmak. Vakıf içinde de tasavvuf araştırma merkezi kuracağız.

Ben bina yapayım içini siz doldurun

? Adınızı taşıyacak üniversite için Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan veya hükümet yetkililerini arayıp yardım istediniz mi hiç?
Bina yapmak için devletten de hiçbir şey istemiyorum. Ama üniversitenin izni için tabii ki yardım bekliyorum. Devlete diyorum ki ben binayı yapayım, içini siz doldurun. YÖK’e gittiğimde, 4 senelik meslek yüksekokulunun izni için, YÖK Başkanı’na dedim ki, Başbakanım bana okul yap dedi, çok büyük okul yaptım, siz bunun içini dolduramadınız. YÖK’te bir dal, branş olmalı benim gibi hayırseverleri arayıp, ‘kardeşim gel, memleketine okul yap, talebesini, öğretmenini biz doldururuz’ demeli. Hayır yapmak isteyenlere fırsat tanımalı. Türkiye’de hayır yapmak kadar zor bir şey yok. Bürokrasi karşına dikilir. Cerrahpaşa Camisi’nin avlusunu mermer kaplatayım diyorum, Vakıflar müsaade etmiyor. Bir kısmını kendisi yapmış, bir kısmı boş bana müsaade etmiyor. Bir merdiven var, tarihi eser diyor. 50 santim yüksekliği var, adım atmak mesele. İhtiyarlar var. Bir de yarısı kırılmış taşların, gedikler olmuş, ihtiyarlar düşecek. Tarihi esere uygun söyle ben yapayım diyorum, ona da müsaade etmiyor. Benim projem tarihi eserin restorasyonuna uygun değilse, kendileri çizsin ben ustalarımı göndereyim. Üç senedir uğraşıyorum caminin mermerini yapmak için. Okul için de böyle birçok engel var.

İNSAN SARRAFI OLAN BEN OLDUM DEMEZ

? Sarraf babanın sarraf, kuyumcu oğlu olarak, insan sarrafı olabildiniz mi?
İnsan sarrafı olmak için evvela kendinin sarrafı olman, kendini tanıman lazım. Yoksa baktığın her şeyle taraf olursun. İnsan sarrafının tarafı yoktur, veri tabanındaki bilgilere göre hareket etmez. Gördüğü insana karşı tarafsız, objektif olmalıdır. İnsan sarrafı olan da ben insan sarrafı oldum demez. İnsan sarrafı olan velilik mertebesidir. Kuyumculukta, altını anlamak bir meslektir.

Her zaman zula cebim vardır

? Kitabınızda okudum zula cebiniz varmış. Şu an da var mı, içi dolu mu?
Şu an boş, ben zula cebini yurtdışına çıktığımda kullanıyorum. Bir elim olduğu için pantolonda bir cebi kullanabiliyorum, bir de arka cebi. Herkes 4 cep, 5 cep kullanır. Sağ elim olmadığı için, sol tarafa bir de zula cebi yaptırıyorum. Düşürdüğümü de kitapta okudun değil mi? Babam beni ilk defa İstanbul’a gönderiyor, rubiye altını alacağım. Yaşım 15. Yanıma 10 bin lira verdi. O zaman güzel para, mor mor binlikler. Paraları zula cebime koydum. Bir ara tuvalete gittim. Düşmüş orada. Trende kompartımana geri döndüğümde zula cebimi yokladım, zula boş. Bir ter boşandı bende. Koştum hemen tuvalete, tuvalette yerde duruyor. Dünyalar benim oldu. Babama karşı mahcup olmak var işin sonunda...

Artık para var sebat eden az

? Bugünün gençlerinin başarmaları, aradan sıyrılmaları daha zor değil mi?
Değil. Zaman hiç değişmez, imkanlar hiç değişmez. Sabancı’nın kitabını okudum, bizim zamanımızda bu kadar para yoktu diyor. Piyasada bu kadar para yoktu. Para çok şu an. Banka faizi, yüzde 3, yüzde 5, yüzde 7 her ne ise. Bugün için para kazandıracak insan arıyorlar. Ancak mesuliyet alıp, sebat eden, kafasını çalıştıran, işin peşinde koşan, devamlı işini düşünen insan az. Başarı öyle kendiliğinden gelmez.

Bıçağı karpuz için taşıdım

? Çocukluğunuzda okumaya pek niyetiniz yokmuş, keza oğlunuz Cihan bey de. İlle de her okumayan çocuk başarısız olacak demek değilmiş, sizde ve oğlunuzda olduğu gibi. Ne zaman fark ettiniz okumanın önemine de bu kadar eğitim dünyasında hayır işi yapıyorsunuz?
Ben Anadolu’ya çıktığımda çantamı dolduruyorum, kendi param olduğu gibi İstanbul’dan aldığım veresiye mal da var. Soyguna uğrasaydım, borçlarımı dahi ödemekten aciz olacaktım. İki sene otelde değil, arabanın arkasında yattım, Anadolu’yu dolaştım bir tane kötü bir olayla karşılaşmadım. Sadece kavun, karpuz kesmek için bıçak taşıyorduk, arabada. Ben kazandım demek doğru değil. Doğrusu Allah da yolunu açmış olacak, Allah dilemeden sen dileyemezsin diyor. Allah istemeden olmaz.

Allah böyle bir yazı yazmış

Allah bana öyle güzel ortaklar verdi ki, Selimi bey ile Asgold’u kurduk. Benim bilgilerimle harman oldu maddi imkanlar çıktı. Arpaş vardı, o da. Atasay Kamer’in kim yanına yaklaştıysa, onlar da iyi bir şeyler oldu. Allah böyle bir yazı yazmış.

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor