• $7,4158
  • €9,0147
  • 446.647
  • 1569.35
24 Eylül 2012 Pazartesi

Türkiye katma değeri yüksek mermer ihraç edemiyor çünkü beceremiyor

Dünya mermer rezervinin yüzde 40'ı Türkiye'de. Mermer ihracatının da yüzde 47'si katma değeri yüksek ürün elde edilmeden blok yapılıyor. Çinli, Türk mermerini alıyor tasarımını yapıyor, işliyor, ABD'ye satıyor. Çinli'nin yaptığını, Türkiye niye yapamıyor?
164 milyon dolarlık ihracatının 100 milyon doları mermerden gelen Burdur'da, Garanti Bankası Anadolu Sohbetleri'nde gündeme geldi. Mermer bir tasarım ürünü olabilir mi?
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere 'Katma değeri yüksek, işlenmiş mermere yönelmek gerekir' önerisini getirse de, Tureks Mermercilik Yönetim Kurulu Başkanı Osman Cavit Turunç, 'Olmaz, olamaz' diyordu.
Niye olmaz?
'Biz tasarım yapmıyoruz' diye başlıyor, söze Osman Cavit Turunç.
Oysa bej mermerde, Burdur dünyada önemli marka.
'Hangi devlet yetkilisiyle konuşsak, blok sattığımız için eleştiriliyoruz. Neden blok ihraç ediyoruz? Çin ve Hindistan sadece ve sadece blok alıyor. Türkiye satmazsa İtalya'dan, İtalya satmazsa Mısır'dan alacaklar. Demir, bakır, krom, bor hammadde olarak satılıyor. Kimse onlara bir şey demiyor. Mermercilere gelince, sanki ülke topraklarını satıyoruz' diye devam ediyor.
Osman Cavit Turunç, dev ekranın önünde bize fotoğraflar göstermeye başladı:
'Çinli meslektaşların el melekeleri çok yüksek. Bakın şu fotoğrafa mermeri işleyen bir kadın işçi, ayakkabıları dahi tertemiz. Bizim işçiler gırtlağına kadar toza bulanır. Çin'de işçilik maliyetleri düşük, verimlilik yüksek. Batı'da ise muhteşem teknoloji kullanıyor. Bizde teknoloji avantajı da yok. Türkiye'de işçilik yok, işçi bulamıyoruz tek avantajımız var, hammadde.'
Net, açık ve doğru sözler. Hay Allah, eğitim reformunda meslek liselerinin sorunları çözülmüştü değil mi! İmam hatipliler, orduya girebilecek ya, varsın meslek liseleri mesleğin inceliklerini öğretmemeye devam etsin.

4 bin yıllık boncuk var, ister misin?
Geçenlerde Van'a gittiğimde, Rus Pazarı'nda kolye, bilezik satan bir dükkandayım. Satıcı 'Abla 4 bin yıllık taş var ister misin?' diye soruyor. 'Olur, buradan da beraber hapse gidelim' diyorum. Şaşırıyor, 'Yok abla yasak değil.'
Fark ediyorum ki, sattığı taş, 'eski' değil, 'eski görünümlü.'
Zaten önemli olan tutumu, daha doğrusu 'bilinçsizliği.'
Burdur'da ise 'bilinçli' tarihi eser satıcısının hikayesini öğrendim.
Ekipte yer alan Aktüel Arkeoloji Dergisi (arkeoloji dünyasında uluslararası üne sahip bir yayın) Yazı İşleri Müdürü Murat Nağış anlattı:
1960'larda Hacılar Köyü'nde Muharrem Bey tarlasını sürerken, bazı eserleri gün yüzüne çıkarıyor. Öğretmene soruyor, Türkiye'de faaliyet gösteren İngiliz Arkeoloji Enstitüsü'ne başvuruyorlar, uzman James Mellart gelip araştırıyor ve ortaya çıkıyor ki MÖ 6 binden de öncesine ait neolitik yerleşim yeri. Arkeoloji dünyasında büyük yankı buluyor.
Köylü Muharrem, James Mellart'ın şoförlüğünü yapıyor, Mellart gündüz, bizim köylü Muharrem gizlice geceleri kazı yapıyor.
Çıkardığı eserleri de Avrupa'daki, ABD'deki koleksiyonerlere satıyor.
Bir süre sonra bizim köylü, artık kazılarda 'eser' bulamıyor.
'Hamur yoğuran,
tarihi eser de yapar.'
Hanımına diyor ki, 'Aynılarından yapabilir misin?'
Hanımı da karşılık veriyor:
'Hamur yoğuruyorsam, toprağı da yoğururum.'
Bire bir kopyalarını yapıp satmaya devam ediyorlar.
Foyaları ortaya çıkıyor tabii ki, sahte tarihi eserler tespit ediliyor.
Bu arada bizim köylü birkaç yıl hapis yatıyor, çıkıyor.
Murat Nağış'ın anlattığına göre Muharrem Bey halen köyde yaşıyormuş ama 'müreffeh' bir hayat sürerek.
Hacılar'a gitmeye çalıştım da olmadı. Gidip Muharrem Bey ile tanışmak için.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden canlı bağlantıyla AK Parti 7. Olağan

Başkan Erdoğan: Eyvallahımız olmayacak

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılan belgeselciyi canlı canlı yedi! İşte o anlar

Sağlık Bakanlığı koronavirüs aşısı için 10 kuralı belirledi! İşte o detaylar...