• $7,3671
  • €8,9057
  • 410.778
  • 1528.82
18 Ocak 2012 Çarşamba

Türkçe bilmeyene iş yok

Ali Midillili, orta ve üst düzey yöneticilere yönelik çalışan MSearch head hunter-kafa avcısı şirketin kurucusu, genel müdürü. 'Eskiden Avrupa Birliği ülkelerinden haftada bir iş talebi gelirken, son altı aydır üçe çıktı. Şirket adreslerini bırak, özel mail adreslerimi bile bulup, CV gönderiyorlar' diyor.
En çok Yunanistan, İtalya, İspanya'dan iş talebi geliyormuş.
İşsiz veya işinden endişe duyan, Avrupalı genel müdürler, müdürler Türkiye'de iş
bulabiliyor mu?
'Önceki gün Portekiz'de bir şirkette genel müdürlük yapan birinden CV geldi. Türkçe bilmeyince çok zor iş bulmaları' diyor.
Güldüm. 'Türkiye'de, yabancı dil bilmeyenlerin iş bulması çok zor, değil miydi?'
'Avrupalılar, Türkiye'de çok uluslu şirketlerde iş bulabilir de, Türk şirketlerinde Türkçe bilmeden, Türkiye'yi, piyasayı bilmeden iş bulmaları çok zor' yanıtını veriyor.
Dünyanın en büyük kafa avcılarından Heidrick & Struggles'ın Türkiye yöneticisi Ayşegül Aydın'a da sordum:
'Deli gibi talep geliyor' diyor ve ekliyor:

'Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin apayrı dinamikleri var. ABD'li bir yönetici stabil ortamlarda şirketi büyütme tecrübesi varken, Türkiye gibi ülkelerde pasta daha yokken, hamuru yoğurmak ve sıfırdan pasta yapmak gerekiyor.'
Şunun şurasında ABD'li, Avrupalı yöneticilerin kriz deneyimi daha üç beş yılla sınırlı.
Ayşegül Aydın şunu söylüyor:

'Yabancıların Türkiye'yi hiç tanımadan iş yapmaları halinde pazarın dinamiklerini, ekonomide çekilen acıların getirdiği birikimleri kavramaları en az 2.5 yıl-3 sürüyor. O yüzden Türk şirketlerinde çok tercih edilmiyor.'

Avrupa Birliği gerçekten çatlayacak
Dün Sabah gazetesi manşetinde, Türkiye'deki düşen işsizlik oranı, gerileyen bütçe açığı ve artan ekonomik moral endeksi-geleceğe dair ümitle 'Bu rakamlar AB'yi çatlatır' diyordu.
Avrupa Birliği'nin hasetten mi belli olmaz ama çatlamaya doğru adım adım gittiği kesin.
Geçenlerde, İstanbul Aydın Üniversitesi'nde anlamlı bir toplantı vardı. Panelin adı 'Avrupa Birliği
Çöküyor mu?'
Anlamlı dememin sebebi, malum Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik süreci gözden düşeli çok oldu. Kendi içimize fazlasıyla dönmüşken, dışarıdaki gelişmeleri anlamaya çalışmak da ratingten çoktan düştü.
Akademi dünyasının, 'toplumun ve siyasetin' gerçeklerine rağmen kendisini farklı konumlandırıyor olması bile yeterince anlamlı.
'AB nereye gidiyor?' sorusuna yanıt arayanlardan biri, Türkiye'nin sayılı AB uzmanlarından biri Dr. Can Baydarol'du.
Can Baydorol'un sözlerini özetleyeyim:
'Yunanistan'da üretim olmadığı için, 360 milyar euro hibe olarak gelmeden bir şey değişmeyecektir. Yapılan kurtarma planıyla yüzde 174 olan kamu borçlanması yüzde 120'ye çekilebilecektir. Bu plana göre borçlarını ancak 46 yılda ödeyebilir. İtalya'da da durum farklı değildir ama şansı üretim sektörünün olmasıdır. 1.9 trilyon dolar borcu var ve 250 milyar euroyu bu yıl ödemek zorundadır. Kredi notu düştüğü için borç bulmakta da zorlanmaktadır. Fransa'nın yüzde 84 kamu borcu var ve ülke ratinginin düşmesi milli aşağılanma hissi yarattı.'
'Ne olacak?' sorusuna da Can Baydarol şu yanıtı veriyor:
'Bundan sonrası için üç senaryo var. Birincisi AB'nin bitmesi ama çıkarlar ve ilişkiler öyle çok iç içe geçmiş bir yapı ki mümkün değil. İkincisi güneyin devalüe edilmiş Euro Bölgesi'ne karşı kuzeyde güçlü Euro Bölgesi oluşturmak. Üçüncü bir olasılık ise bazı ülkelerin milli paranın kullanıldığı ekonomiye dönmesidir.'
Şu notu da ekleyelim:
'Genel dünya konjonktürü içinde artık büyük güçler kendi işsizlik ve enflasyonunu başka ülkelere satma peşindedir, bunun da vasıtası paradır. Bu paradigma 11 Eylül 2011 ile başladı ve yansımaları daha uzun süre devam edecektir.'

<p>Türkiye'nin merakla beklediği kontrollü normalleşme süreci başladı. Başkan Erdoğan Kabine toplant

Bir hafta sonra risk haritasında nasıl renkler göreceğiz?

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik