• $7,4234
  • €9,0083
  • 446.304
  • 1569.35
25 Kasım 2011 Cuma

Türk işadamlarının bağcıkları hep bağlı

2. Boğaziçi Bölgesel Ortaklık Zirvesi'nin ilk günü 730 kişi katılmış. Organizasyonu düzenleyenler bile şaşırmış. 'Hiç bakan olmamasına rağmen böyle bir katılım beklemiyorduk' diyorlar.
İlgi sadece Türkiye'den de değil, bölge ülkelerinden gelenlerin sayısı epey yüksek. Amaç, 'sürdürülebilir büyüme için işbirliği':
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan 'Aramızdaki işbirliğini geliştirelim, tamam ama yetmez. Üçüncü ülkelerde iş yapmanın yollarını aramalıyız' diyor.
'Dünyanın neresine giderseniz gidin bir Türk'ü bulursunuz' diyor, Zafer Çağlayan. Haksız mı? Kesinlikle hayır.
'50 yıl önce pazısı, kası kuvvetli olan Türkler emekçi olarak gidiyordu. Artık büyük işadamları oldu' vurgusunu yapıyor. 
Bir de şunu söylüyor:
'Türkler zorluklara, krizlere karşı şerbetlendi.'
Bu söz de hiç yanlış değil.
Bakan Çağlayan bir de fıkra anlattı, çok bilinen ama ana fikri Zafer Çağlayan tarafından biraz değiştirilen:
Bir Amerikalı, bir Japon vahşi kaplanla karşılaşır. Japon başlar spor ayakkabısını giymeye. Amerikalı 'kaplandan hızlı mı koşacaksın' diye dalga geçer. Japon yanıt verir: 'Senden hızlı koşsam yeter.'
Ve Zafer Çağlayan ekledi:
'Türk iş alemi ayakkabısının bağını bile çözmüyor, her an hazır bekliyor.'
Dünkü zirve gösteriyordu ki, 'Türk iş alemiyle iş yapmak isteyen bölge ülkeleri hiç azımsanacak gibi değil.

'Biz Zafergin alıyoruz'
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, dün bir kez daha söyledi: 'Epey kez dünya turu attık.'
Dünyanın çeperi 40 bin kilometre, Zafer Çağlayan 2.5 yılda 700 bin kilometre yol kat etmiş.
Global krize rağmen, Türkiye'nin ticaret hacmini artırmasında bu kat edilen yolun büyük etkisi var olsa gerek.
Zafer Çağlayan'ın özel danışmanı, eski gazeteci arkadaşım Mehmet Sarı'ya sordum, 'Vitamin, ilaç takviyesi alıyor musunuz?'
'Biz Zafergin alıyoruz' dedi. (Novalgin'den türeme!)
Zafer Bey?
'O da adrenalin alıyor'
Gelecek 15 gün için programlarını özetleyeyim, siz de hak vereceksinizdir böyle bir tempoya kolay kolay herkes dayanamaz.
'Rusya, Kuzey Irak, İsviçre, Suudi Arabistan, Umman'
Geçenlerde de 15 günlük programı şuydu:
'Bağdat, Basra, Erbil, Musul, İstanbul, Johannesburg, New York, Güney Kore, San Francisco, Seatle.'

'Canını yerim senin'
ZİRVEDE Lübnanlı Tarek Baz, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın yanına geldi:
'Biliyor musunuz, ben Türkçe'yi kendi başıma, kitaplardan öğrendim.'
Ailesinde Türk, Türk kökenli
var mı?
'Yok' diyor. 'Hanımın, uzak akrabaları arasında var.'
Tarek Baz, zirveye ticaret hukukunda işbirliği yapacak Türk meslektaşlarıyla tanışmak için gelmişti.
Zafer Çağlayan dinledi, dinledi ve şunu söyledi:
'Canını yerim senin, ne demek biliyor musun?'
Lübnanlı avukat yanıt verdi:
'Tam bilmiyorum ama sevgi sözcüğü olmalı.'

'Kadın, kadının kurdudur'
BÖLGESEL işbirliğinin tartışıldığı 2. Boğaziçi Bölgesel Ortaklık Zirvesi'nde başlıklardan biri 'kadın girişimciliği ve işkadınlarının işbirliği' idi.
Konuşmacılardan, Osmanlı soyundan gelen yazar Kenize Murad ile Elif Şafak'ın gündemi iş hayatı değildi. Diğer konuşmacı Trantaş Lojistik'in sahibi Berna Akyıldız 'Maalesef kadın, kadının kurdu sözü geçerli çoğu yerde. İşbirliğine önem veren kadınların oranı çok düşük' deyince, konu erkek bakış açısına geliverdi.
Dikkat ettim, dinleyiciler arasındaki işadamları, erkek akademisyen ve diplomatlar da konuyla epey ilgili.
Elif Şafak 'Sistem sorunu' diyordu.
Aslında biz kadınlar da çoğu zaman bilinçli veya bilinçsiz ama geleneklerin de etkisiyle 'erkek bakış açısıyla' bakıyoruz.
'Kadın, kadının kurdudur' lafı da yine erkek gözüyle anlatıyor.
Elif Şafak, 'Bir kadının namusunu sorgulayan, boşandığında o dul deyip dedikodusunu yapan yine kadınlar oluyor' diyerek, örnekler verdi.

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı