• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
24 Ağustos 2011 Çarşamba

Tüketiciye rağmen marka olamazsınız ki!

Tüketici köşesi değil elbette bu köşe. Son bir haftada 'yaşadıklarım'dan belki bazı şirketler de ders çıkarabilir, diye düşündüm. Sıkıntı yaratanlar, 'her biri sektöründe önemli kuruluş, dahası dünyada var olmaya çalışıyor'. Gelin görün ki, zincirin bir halkası zayıf oldu mu, sistem tüketici nezdinde çökmüş oluyor.
İlki, Vatan'ın eski Yazı İşleri Müdürü 'Barlas Yurtsever''in başına geldi. Şimdilik 'aktif gazetecilik' yapmayan Barlas ile eşi Milliyet'in eski yazarı 'Serpil Yılmaz', Edirne'de asker ziyaretinden çıktı, Edremit'e gidene dek bir nevi ecel teri döktüler. Arabaları Ford'un birtakım sorunları vardı. Hangi servise uğramışlarsa, denmiş ki, 'Aradığınız üç malzemenin tamamı yok. Üç malzemeyi de ne zaman buluruz, belli değil. Bu şekilde giderseniz, yolda kalırsınız.'
'Çözüm?'
'Valla biz bilmeyiz.'
Barlas diyor ki, 'Ford'un Detroit'deki fabrikasını kısa bir süre önce gezmiştik. Orada gördüğümüz ileri teknoloji bir yana, burada az daha arabayı atacaktım.'
İkinci örnek yüksek mimar 'Sinan Genim'in yaşadığı. Sinan Genim, 'Kanal İstanbul'un en büyük destekçilerinden, geçen seçimlerde de 'AKP''nin Kadıköy belediye başkan adayıydı. Aradı: 'Funda, yardım eder misin, bir yıldır 'HP 'marka printer ile başım dertte. Çalışmıyor. Üç kez servise gitti, üçünde de sağlam diye geri geldi. Sonuçta çalışmıyor, kurtar beni bu printer'dan.'
Kurtaramadık.
Üçüncü örneği ben yaşadım: Bankalar, benzin istasyonlarıyla birlikte kampanya yapıyor malum. Geçen ay, 'Turkcell ve Shell'in kampanyasından 40 TL'lik bedava akaryakıt kazandım. Bu ay da 'Garanti'nin Bonus kartının yine Shell ile kampanyası var.
Kampanyaya kaydoldum ama kaydolduğumdan emin değildim. Bir kez daha mesaj gönderdim. Şu yanıt geldi:
'Kampanyanın kriterlerine uygun olmadığınız için maalesef talebiniz kabul edilmemiştir.'
'İki kere kayıt yapılmaz' demiyor, sanki 'borç' istemişim de kriterlere uygun olmadığım için vermemeye karar vermişler.
Güvenilmez tüketici konumuna düşüren bu mesaj üzerine ben de kredi kartı kriterlerimi değiştirmeye karar verdim.

Turizmcilerin 9 gün lobisi yapacağı belliydi
Küçük butik oteli olan, akademisyen bir arkadaşımla geçen hafta sonu sohbet ederken, konu geldi ''dokuz günlük tatile.'' Resmi tatil ilan edilmeden günler önce, akademisyen arkadaşıma söyledim: ''Turizmciler lobi yapar, bayram tatili dokuz güne çıkar.'
Arkadaşım ''ortalama Türk'' tepkileri göstermediği için itiraz etti. 'Son dakika tatil programı mı olur?'
Ona göre, resmi tatil en az bir ay önce ilan edilmeliydi.
Ertesi gün seyahat acentelerinin birliği olan TÜRSAB'ın Başkanı Başaran Ulusoy söyledi: 'Resmi tatil dokuz gün olsun.'
Ardından da bölgesel ve yöresel turizm birliklerinin başkanlarının açıklamaları geldi: 'Tatil dokuz gün olsun ki, turizmciler kayıplarını bir nebze karşılasın.'
Turizmciler bir bakıma haklı da. Haziran ayı, okulların kapanmasını ve sınavların bitmesini beklemekle geçti. Ağustos ayına da Ramazan denk geldi. Okullar tekrar eğitim dönemine başlamadan önce turizmcinin yüzünü güldürecek tek dönem, Şeker Bayramı tatili.
Nitekim hükümet adına 'Bülent Arınç' açıklamayı yaptı: 'Kamu çalışanları için tatil dokuz gün.'
Bunun anlamı tüm çalışanlar için tatil dokuz gün.
Tatili daha önce ilan etselerdi de, insanlar rahat rahat tatil programı yapsalardı olmaz mıydı?
Olurdu da, ''Türkler son dakikacıdır'' söylemeni durup, dururken çürütmüş olurlardı.

<p>Millet ittifakının ortağı İyi Parti'den, HDP'yi sevindirecek bir açıklama geldi. İyi Parti Genel

İyi Parti'den skandal çağrı: Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Karıncaların şaşırtan gücü

İşte Galatasaray'ın gündemindeki golcü oyuncular