• $7,3569
  • €8,9475
  • 438.656
  • 1537.13
06 Temmuz 2011 Çarşamba

Troya'yı, Gelibolu'yu bile pazarlayamayan bir kent

Türkiye'nin en gelişmiş bölgesi Marmara'nın kaplumbağa adımıyla ilerleyen kenti Çanakkale. 'Marmara'nın Hakkari'si' diyorlar, kentlerine.
İnsani gelişmişlik endeksine baktığınızda Çanakkalelilerin durumu hiç de fena değil, aslında. Bin kişi başına düşen otomobil sayısında Türkiye'nin 20'nci ili, kişi başı bitkisel üretim değerinde Türkiye üçüncüsü, canlı hayvan değerinde Türkiye dokuzuncusu...
Sektöründe en büyük olan kuruluşların bu ilde yatırımı var: Çanakkale Seramik, İÇDAŞ, Akçansa, Doğtaş, Dardanel, Tahsildaroğlu.
Gelin görün ki, kentsel gelişimde kan ağlıyor.
Devletin gerekli altyapı yatırımlarını bugüne kadar yeterince yapmamış olması mı, en önemli neden? Belki.
Maalesef büyük bir sorunu daha var Çanakkale'nin. Kusura bakmasınlar, etkili ve yetkili olanların hemen hemen hepsi sürekli birbirlerinin aleyhinde konuşuyor. Birlik olmayı becerememiş bir kent. İnsan şaşırıyor: En kanlı savaşa ev sahipliği yapmış Gelibolu'da insanlar o zamanlar 'Biz' demeyi becerirken, bugün Çanakkaleliler nasıl oluyor da bu kadar birbirine düşman?
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nın üç aylık yeni başkanı, İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin davet etti, tanışmaya gittim, o ve yönetim kurulu üyeleriyle.
Bülend Engin, geleceğini arayan Çanakkale'ye bir şeyler yapma heyecanında. Üç ayda epey proje üretmiş. 'Marina kurmak', 'çarşı esnafını güçlendirmek amacıyla Çarşı caddesinin rehabilitasyonu' gibi projelerin gerçekten desteklenmesi gerekiyor.
Ne var ki yol haritasında, 'turizm ve üniversite' öncelikli olarak yer alması, diğer sektörlerin de bu iki başlığı desteklemesi gerekirken, Bülend Engin 'Sanayi de, üretim de olmalı, çelik, otomotiv, petrokimya, tekstil de olmalı' sözlerini onaylamamam üzerine beni 'üretim düşmanı' ilan etti.
Hele hele bir yönetim kurulu üyesinin 'Kaz Dağları kesin altın madeniyle dolu ama Almanlar engelliyor' lafı, tahammül sınırımı zorladı. Elinde bilimsel rapor olduğunu zannetmediğim bu işadamını benim 'Kaz Dağları'nda toprağın üstü, altından daha değerli' laflarım elbette ikna etmedi. Vatan yazarı Ali Ağaoğlu'nun 'Altın madeninin değerli olduğuna filanca şirket emin olsaydı, şimdiye kadar çevrecileri de dinlemez Kaz Dağları'nı altını üstüne getirirdi' sözleri yetti.
Çanakkale'de maalesef ki vizyon sorunu var. 3 bin yıllık Troya'ya (ister Troia, ister Truva deyin), dünya savaş tarihinde yer almış Gelibolu'ya sahip çıkamayan, pazarlayamayan, turist çekemeyen bir şehrin vizyon çalışmasına önce bu iki tarihi mekandan başlaması gerekiyor.

Su içmeyin Gelibolu'da gidecek tuvalet bulamazsınız
Rehberimiz Güneş Eroğlu Troya'ya giderken uyardı: 'Otopark felaket, araç girdiği anda toz bulutu kaplıyor. Aslında Türkler çok sorun etmiyor da, yabancılar sıkıntı yaşıyor'
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'ndaki toplantımız öncesinde hızlı bir tur atacağımız Gelibolu için de şu ikazı yapıyor: 'İsterseniz tuvalet ihtiyacınızı giderin, Milli Park alanında sıkıntı yaşabilirsiniz.'
Sohbetimizde anlattı: 'Gelibolu'dan sürgüne gönderilen tuvalet hikayesini, bir köşe yazarında okumuştum, Gezdirdiğim turlara yıllardır anlatırım.'
Güldüm, çok da keyiflendim açıkçası. Ocak 2007'de Radikal'de köşe yazarıyken yazmıştım.
Opet'in kurucusu Nurten Öztürk'ün 'Yerli ve yabancı yüz binlerce turistin ziyaret ettiği
bölgenin en büyük sorunlarından birisi olan tuvalet sorununu
gidermek amacıyla köylere seyyar tuvaletler koydurmuştuk' diyerek başladığı hikayede, konteynır tuvaletler (17 kadın, 18 erkek
kabini olan WC'ler) önce koskoca yarımadada oradan oraya sürgüne gitmişti. Sonra Gelibolu'ndan Elazığ-Harput'a gönderildi.
Elazığ'da da, Koruma Kurulu izinleri alınamadığı için de yer bulunamamıştı.
En sonunda Nurten Öztürk, askere başvurmuştu. Bir yetkiliden 'Nurten Hanım, biz çok memnun oluruz. Şu an Lübnan ve Afganistan'a sevkıyat yapıyoruz, belki oralara bile
göndermek için alabiliriz' cevabını alınca, tuvaletlere bu sefer de Elazığ-Ankara yolu görünmüştü. Tuvaletler en son 4. Kolordu Komutanlığı, Eşref Akıncı Kışlası'nda, Ankara'daydı...

<p>İstanbul'da kaçak yollarla ülkeye sokulan oyuncakların bulunduğu depoya baskın düzenlendi. Bağcıl

Kaçak oyuncak deposuna baskın anı görüntülendi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, Elazığ'da deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında