• $7,3764
  • €8,9339
  • 436.506
  • 1472.19
31 Ekim 2012 Çarşamba

Suzan Sabancı Dinçer'in 'manastırı'na çevreciler müdahil olamadı

Ayvalık'a karşı kıyıdan gelen mübadillere zeytinlikler verilmişti, zamanında. Kiminin arazisinde ahır vardı, kimininkinde şapel, manastır.
Yıllar boyu zeytinlik arazisindeki kiliseler, şapeller, manastır ahırlardan da değersizdi. Yıkılanı çok oldu, tahrip edileni de.
Ayışığı Manastırı da zamanında Katrinli Ailesi'ne verilmişti. 172 dönüm arazideki 2 bin 700 zeytin ağacının çok daha kıymeti bilindi.
Ta ki Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas üyesi Suzan Sabancı Dinçer ve Sabancı Holding Perakende Grup Başkanı eşi Haluk Dinçer satın alıncaya kadar.
Bundan sonra anlatacağım hukuki süreci herhalde Dinçer Ailesi de yaşamak istemezdi. Durum biraz da Nasreddin Hoca'nın dediği gibi 'sen de haklısın, sen de haklısın.'
Suzan Sabancı Dinçer, geçen nisan ayında Ayışığı Manastırı'nın açılış kutlamasında 'Birileri bizi kuşkuyla karşıladı. Aslında onlarla aynı saflardayız. Cunda'ya çevreyi tahrip etmeye değil, canlandırmaya geldik. Manastırın çevresinde 2 bin 700 zeytin ağacı vardı. Çoğu artık neredeyse kuruma aşamasına gelmişti. Enerjimizin bir bölümünü ağaçları canlandırmaya harcadık. Hepsi ürün verebilecek noktaya geldi' diyordu.
Suzan Sabancı Dinçer, Ayışığı Manastırı için de şunları söylüyordu:
'Burayı rahmetli amcam Sakıp Sabancı'nın Emirgan'daki Atlı Köşk'ü gibi planladık. Ben Chatham House Danışma Konseyi'nin üyesiyim. Neden bu grubun toplantıları ya da Akbank Danışma Kurulu toplantısı yılda bir kez burada yapılmasın? Aynı geleneği burada sürdüreceğiz. İçinde yaşanmayınca manastırı ayakta tutmak pek kolay olmaz.'
Eşi Haluk Dinçer de şunları ifade ediyordu:
'Emirgan'daki Atlı Köşk pek çok ünlü devlet adamını, dünyanın sayılı işadamlarını zenginlerini ağırladı. Bu vizyonu Cunda'ya taşımak istiyoruz. Burayı başta Cunda olmak üzere bölgenin ve Türkiye'nin uluslararası tanıtımının bir parçası haline getirmek istiyoruz. Özel misafirler ağırlayacağız. Müzik ve zeytin festivallerinde kullanıma açacağız. Rehber eşliğinde gezilmesini sağlayacağız.'"suzansabanci.jpg"
Bir süredir 'dava konusu' Ayışığı Manastırı.
Çevreciler de diyor ki, 'Ayışığı Manastırı müze olsun. Orijinaline uygun olmayan eklentiler yıkılsın.'
19 Ekim'deki duruşmada Dinçer Ailesi'nin avukatları 'Davaya müdahil olma durumunun, birinci derecede zarar gören olması ilkesine dayanarak çevrecilerin müdahillik talebinin reddini' istedi. Mahkeme uygun buldu.
Şimdi çevreciler 'Birinci derecede zarar görme izafi bir durum. Çernobil patlamasından sonra Rusya'da yaşamayan Karadenizlilerde de kanser vakaları arttı' hatırlatmasıyla temyiz haklarını kullanacaklar.

Dava konusu ne?
BaŞta da belirttiğim gibi, eskiden zeytinlik arazisi içindeki manastır, kilise ve şapeller kültür varlığı sayılmıyordu.
1995 yılında 17 bin 950 hektarlık alan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ilan edildi.
2004 yılında 'anayasası' kabul edilen parkın plan kararları ve hükümleri çıktı. Yürüyüş parkurları, günübirlik kullanım alanları tek tek belirlendi.
2004 plan hükümlerine göre tabiat parkında yer alan manastır, kilise, şapellerin sadece müze amaçlı kullanılabileceği belirtildi.
Ne var ki 2009 yılında plan hükümleri değiştirildi ve mutlak koruma alanları sınırlı koruma alanına dönüştürüldü ve böylece inşaata kısmen açılmış oldu. Manastır, kilise gibi yapıların da Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurumu'nun izniyle yeni fonksiyonla yüklenebileceği kararı alındı.
Çevrecilerin amacı 2004 hükümlerine geri dönülmesi.
Bu arada 2011 yılında Danıştay yürütmeyi durdurma kararı aldı.
Bunun üzerine çevreciler Ayışığı Manastırı 'müze değil, malikane, tamamıyla özel kullanım amaçlı' iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
İşte bu davada çevrecilerin müdahilliği reddedildi. Dava ise devam ediyor.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları