• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
21 Temmuz 2013 Pazar

Suriyelilere ‘istihdam’ yaratmamız lazım

Gaziantep Havaalanı’ndan Sanayi Odası’na giderken, yolda taksiciyle sohbet ediyorum. Taksi şoförü yakınıyor: “Suriyeliler yüzünden Antep’in dokusu değişti. Pazara çıkıyorsunuz, yerel insandan çok Suriyeli var.” “Asayiş sorunu mu?” diye soruyorum. “O da var ama eskiden kaçak çay sorunumuz yoktu. Şimdi sınırdan kaçak insanlar geçiyor, kaçak çay geçemiyor. Bu halkın yüzde 80’i kaçak çay içer” diyor.
Adil Sani Konukoğlu’na sorularıma taksi şoförünün yakınmalarını aktararak başlıyorum. Gülerek, “Onun derdi çaymış” diyor.

- Peki, sizin derdiniz ne bu süreçte?
Gelenler tabii ki bizim misafirimiz ağırlamak zorundayız. Kültürümüzde bu var. Bizim asıl derdimiz onları bir an önce çalışır hale getirmemiz. Kamplardaki zaten kayıtlı insanlar. Kampın dışındakilerin ya çok hızlı şekilde geri dönüşleri sağlanmalı. Süreç uzayacaksa ki uzayacak, bu insanlar boş oturmamalı. Kayıt altına almak lazım.

- Ama bizim zaten başlıca sorunlarımızdan biri işsizlik.
Ha misafir ha vatandaş ne fark eder. Bu insanlar da ikinci bir işsiz ordusu. Şehirde oturanlar hazırdan yiyor. Hazıra dağ dayanmaz. Suriye’de yaşanan olaylar bugün bıçak gibi kesilse bile geriye dönüşler en az 6-7 ay, bir yıl sürer. 

- Şehirde hoşnutsuzluk var mı?
Şu an yok, herkes elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. Gaziantep misafirperver bir şehir. Bize sığınmış, bizim kapımızı çalmış birisine hiçbir zaman kapımızı kapatmayız, başımızın üstünde yeri var. Gelene git diyecek halimiz de yok. O yüzden onlara iş imkanı yaratmak zorundayız.

- Antep bir cazibe merkezi bölgede, yoğun göç de alıyor. Barış süreciyle bağlantılı olarak ne söylersiniz?
Göçle gelenlerle hiçbir sorun yaşamadık biz. Bizim dokumuz ayrı. Felsefemiz Mevlana’nın felsefesi gibi. İş verirken, işe alırken, alışveriş ederken kişilerin insanlığına bakarız. Sen necisin, Alevi misin, Sünni misin, Türk müsün, Kürt müsün, başka bir dinden misin, yoksa başka bir şeye mi tapıyorsun, hiçbir işveren bu soruları sormaz. Namusuyla gelip çalışıyorsa, her zaman başımızın üstünde yeri var. 

‘Biz de ne oluyor diye kafamızı kaldırdık’ 
Doların hareketlenmesi, dış etkenlerin uygulamaya çalıştıkları bazı uygulamalar ki bize mahsus değil, Brezilya’da da gördük. Küçük bir şey dönemi yaşandı.

- Şey dönemi nedir, sarsıntı mı?
Sarsıntı da değil, kriz de değil. Çok az da olsa ‘ya acaba ne oluyor’ denildiği bir tereddüt dönemi yaşandı. Kısa bir dönem bu tereddüt yaşandı. Bu ülkenin geleceği parlak, biz buna inanıyoruz. Herkes birlik, beraberlik içinde yalnızca ülkeyi düşünerek çalışırsa, ben demeyi bırakıp, biz derse ve bu ülke için çalışırsa, inanın 2023’te dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girmemek gibi bir durumumuz olmaz.

- Siz de Gaziantep’te tereddüt dönemini yaşadınız mı?
Biz yaşamadık. Diğerlerinin yaşaması ve onların bu kadar kıyamet koparması üzerine ister istemez kafamızı kaldırıp ‘n’oluyor’ dedik. Dolar için bizler yıllardık söylüyorduk biraz yükselsin diye. Bir anda yükselince biz bu fiyattan malı satacak mıyız, satmayacak mıyız, satıp da tekrar düşerse tereddüdü oldu bizde sadece.
Yoksa Türkiye’de demokrasiyi kimse değiştiremez. Bildiğimiz eski Türkiye değil artık. Türkiye değişti. Demokrasi var ve sandıkta oyu fazla alan gelir iş yapar, icraatlarını hayata geçirir.

Ortadoğu kapımız kapandı ama 
Suriye’de yaşananlar sizi nasıl etkiledi?

Suriye’ye doğrudan ihracatımız çok fazla olmasa bile bizim Ortadoğu kapımızdı. Suriye kapanınca deniz yolunu kullanmaya başladık, bu bizim maliyetlerimizi artırdı. Otomatikman kar marjlarımız gitti. Suriye’ye altı ayda 126 milyon dolar ihracat yaptık. Daha önce bir yıl içinde yaptığımız ihracat 150 milyon doları geçmezdi. Geçen senenin toplamı 54 milyon dolardı. Yüzde 400’e yakın artış var. Antep’in toplam ihracatı geçen yıl 6 milyar dolardı, bu yıl hedef 7 milyon dolar. İlk altı aydaki ihracatımız 3 milyar 145 milyon dolar.

Abim diye demiyorum 
Gaziantep’te iş âleminin birlik olmasının ardında Abdülkadir Konukoğlu’nun liderliğinin yattığı söylenir. Denir ki liderlikte 1’inci sırada Abdülkadir Konukoğlu var. İkinci sıra boş, üçüncü sıra boş, dördüncü sıra boş. Beşte filanca var.

Adil Sani Bey de abisinin liderliğini anlıtıyor: 
Birlik ve beraberliğimiz, atalarımızın mücadeleyi birlikte yapmasından geliyor. Liderlik yapan, abilik yapan büyüklerimiz insanları toparlayabiliyor. 

Mesela?
Abdülkadir Konukoğlu şehrimizde derleyici, toparlayıcı olan bir büyüğümüz. Abim olduğu için söylemiyorum.
Terör faciasından sonra şehrin ileri gelenleri birlik ve beraberlik vurgusu yapmıştı.
 Allah kimseye bir daha göstermesin ama birlik ve beraberliğimizin bozulmaması, daha sıkı sarılmamız gerektiğini söyledik. 

Nasıl iş bulunacak?
İşsiz insan bir müddet sonra yanlış yollara sapabilir. O yüzden sanayici olarak bizler yatırımları artırıp bu gelen insanlara iş imkanı yaratmak zorundayız. 5’inci organize sanayi bölgesini zaten dağıttık. Allah kısmet ederse Kilis’in Polateli İlçesi’nde Gaziantep olarak organize sanayi bölgesi kuruyoruz.  36 milyon metrekarelik bir alan. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman Gaziantep’in ve bu bölgedeki sanayicilerimizin en az bir 15 yıllık önünü açmış oluruz.

İş var işçi yok
Suriyelileri çalıştırmamanızdaki engel ne?

Ben kayıt dışı çalıştıramam ki. Bir Suriyeli’yi işe alabilmem için oturma izni ve bir sürü bürokratik işlemle 4-5 aylık süreç geçiyor. Geçici kimlik ile benim hemen sigortalı yapabilmem gerekiyor.

Gaziantep’te işsizlik yok mu?
Türkiye ortalamasının altında bir işsizlik rakamına sahibiz. Türkiye’de 9.3 bizde 9.1. Diyeceksin binde 2 mi ama bizde iş beğenmeyen çok.

Antep’te keyifler yerinde

177 ülkeye ihracat yapıyoruz. Libya’ya ihracatımızı yüzde 42, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 83 artırmışız. Çin’e ihracatımız yüzde 114 arttı. Halıdanmakarnaya kadar satıyoruz.

Demek ki Antep’te keyifler yerinde 
Allah’a şükrediyoruz. En fazla ihraca yapan 6’ıncı il. İlk altı ayda artış oranı en fazla olan iller sıralamasında da şampiyon. İstanbul yüzde 3.1 artırmış ihracatını, Antep ise yüzde 12. 

Yüzde 49, yüzde 51’e nasıl baksın?

Kadınlar çalışma hayatına katılmak zorunda. Eğitimleri için de, çalışma hayatı için de çaba sarf etmek zorunda.

- Siz erkekler engelliyorsunuz.
Allah aşkına bizim engellediğimiz falan yok.

- Oda yönetiminde kaç kadın var?
Bir kadın. 363 odada 2 kadın başkan var. Bunun sebebi biz değiliz. Hanımlar da gelsin aday olsun, çaba harcasın.

- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde Kadın Girişimciler Kurulu’nun kurulması için bile Rifat Hisarcıklıoğlu ne kadar çaba harcadı, bir dolu oda başkanı kurulmasını istemedi, itiraz etti.
Koltuğunda korkan adam bırakın kadını, kendinden daha genç adamın gelmesine de itiraz eder. Oturduğun koltuğa bir şeyler veriyorsan, korkmana gerek yok. Koltuk sana bir şeyler veriyorsa kork kardeşim o zaman. 2023 hedefimiz kişi başı 25 bin dolar. 5 kişilik bir ailede 25 bin dolardan 125 bin dolar kazanmak zorundayım. 5 kişilik çalışmak zorundayım. Ama eşim de çalışırsa o zaman 62.5 kazanırım. Hanımlar iş hayatına girmesi, çalışma hayatına katkı sağlaması lazım. Kadınların çalışması lazım.Nüfusun yüzde 51’i hanımlar. Yüzde 49 size nasıl baksın?

Çalışkan Bakan Fatma Şahin
- Şanslısınız. Fatma Şahin çalışkan bakanlardan, keza milletvekilleriniz de bayağı çalışkan.

Biz şehir olarak çalışkan bir millet olduğumuz için bizim milletvekilimiz daha çalışkan olmak zorunda, bizim bakanımız da daha çalışkan olmak zorunda. Böyle çalışkan bir şehirden tembel birinin çıkması mümkün değil ki.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor