• $7,369
  • €8,975
  • 441.97
  • 1551.57
03 Aralık 2012 Pazartesi

Sokaktaki insanın kusurluluk teması

12 Aralık'a kadar devam edecek olan Tasarım Bienali'nin Direktörü Özlem Yalım Özkaraoğlu ile tasarım bienali ve çarpık büyüyen, aslından büyüyen de değil azmanlaşan İstanbul çelişkisini değerlendirirken, şunu söylüyordu:
'Türkiye'nin durumuyla sergilerimiz paralellik taşıyor. Kentsel dönüşüm yaşıyoruz. Her ne kadar katılımcı bir süreç yaşanmasa da.'
İstanbul tabii ki gelişecek. Önemli olan gelişirken yapılanma sürecinin, biz insanlara ve bu güzel kente nasıl hizmet ettiği.
Binealin ana başlıklarından ikisi 'kusurluluk' ve 'musibet.'
Bienal, 'en çirkin' binaları sunmuyor.
Sanatçı bakışı, Emre Arolat kaleme almış:
'İstanbul Tasarım Bienali sorunlara kendi başına çözüm üretme rolüne soyunmaz. Ne bildik bir proje sergisi ne de konvansiyonel bir müze sergisi gibi davranır. Bunun yerine sorular sorar. Farklı perspektiflerin devreye sokulduğu çok katmanlı okumalar yapar.'
O okumalardan biri Burak Arıkan'ın.
'İslam-Cumhuriyet-Neoliberalizm' isimli projesi, İstanbul'daki camilerin, Cumhuriyet anıtlarının-müzelerinin ve alışveriş merkezlerinin etki alanlarına göre birbirine bağlandığı üç ağ haritasından oluşuyor. İslam, Cumhuriyet ve neoliberalizmi temsil eden binaların ağ örgüsüyle karşılaştırmalı bir sunumu.
Kusura İmza Atmak var bir de.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin projesinde 'toplu konutlar' analiz ediliyor. Kullanıcı açısından yetersizliklerine vurgu yaparak.
Bienal gezintisine ne hacet?
Kusura bakma İstanbul deyip, deyip durmuyor muyuz?
Sona ermeden siz yine de gidin.

Bir tek Tayyip Bey ilgi gösterdi
İstanbul Tasarım Bienali'nin ana mekanı İstanbul Modern için Bülent Eczacıbaşı 'Oya (eşi Oya Eczacıbaşı) modern sanat müzesi yeri için o kadar çok kapı çaldı ki. Hiçbirinden ilgi görmedi. Tayyip Bey'e kadar. Tayyip Bey sizi destekliyorum, çok önemli bir konu bu dedikten sonra İstanbul Modern oldu' diye takdirle anlatıyor.

- İsminiz öğrenebilir miyim? - Sana ne
DoĞu illerinden birinde, dünya zincirlerinden birine halka ekleyip, 5 yıldızlı otel açan bir iş insanı anlattı. Konaklama öncesi dünyanın her yerinde olduğu gibi bu otelde de kredi kartı isteniyor. Doğu'daki bu otele çevre illerden gelen işadamları büyük tepki gösteriyormuş: 'Vay siz bana güvenmiyor musunuz?' diye. Resepsiyon görevlisi her seferinde mecbur kalıp, müdürü çağırıyormuş. Müdür de bunun evrensel bir kural olduğunu anlatmaya çalışıyormuş ama karşı taraf işi kişiselleştirmeye devam ediyormuş.
Bu otelin, düğün dernek organizasyonları için uygun balo salonu var. Otel yetkilileri düğünlerde mümkün olduğu kadar 'Batı' standartlarını oturmaya çalışıyor ve isimlerin önceden tespit edildiği yer düzeneğini oluşturmaya çalışıyor ve ne var ki görevliler, 'isminizi öğrenebilir miyiz?' sorusuna her seferinde 'sana ne' yanıtını almaya devam ediyormuş.
Bu iki örnek üzerine biz epey konuştuk, durumu tahlil etmeye çalıştık. Hem bilmeyip hem de yanlışta ısrar etmenin mantığını kavramaya çalıştık.

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Uludağ'a yerleşen çiftin kentten uzak sıra dışı hayatı

Yılanların yuttukları dev canlılar