• $8,278
  • €10,0018
  • 482.783
  • 1427.73
09 Mart 2011 Çarşamba

Sigara yasağından da erden de çok keyif alıyor

Dikkatinizi çekmiştir, bu aralar kuru yemiş reklamlarını bol bol izliyoruz. Ne oldu da çekirdek çitlemesi modası başladı?
Sütte yaşanan süreci, kuruyemiş yaşıyormuş.
Süt üreticileri yıllardır açık-sokak sütlerine karşı mücadele verir. Artık büyük kentlerde elinde çıngırak, 'Süt' diye bağıran sütçüler kalmadı ama hala açık-kayıt dışı sütler pazarda.
Kuruyemiş pazarı da 'kapanmaya' çalışıyor. Toplam kuruyemiş pazarının büyüklüğü 3 milyar TL olarak tahmin ediliyor. Tahmin ediliyor çünkü açık ürünlerde kayıt yüzde 100 değil. Paketli kuruyemiş sektörünün pazarı ise 450 milyon TL. Pazarın yüzde 20'si kapalı-paketli.
Reklamlardaki artışın bir nedeni de Peyman markasını Esas Holding'in almış olması. Holding gücüyle kampanya yapıyorlar. Geri kalan üreticiler ise arkasında holding olmayanlar. Ancak bu yoğun reklam kampanyasından onlar da nasipleniyormuş.
Papağan'ın sahibi, Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekçi ile konuşuyoruz. 2009'da yüzde 30, 2010'da yüzde 50 büyümüşler. Bu yıl da yüzde 50 büyüme hedefi koymuşlar.
Keyifleri yerindeymiş. Kuruyemiş satışları niye artıyor?
Birkaç nedeni var: Kapalı mekanlarda sigara yasağıyla satışlar epey artmış. Kriz zamanı insanlar sokağa çıkmıyor, evde çekirdek çitliyor. Dünya Kupası gibi bilumum spor karşılaşmasında satışlar yine artıyor. Domuz gribi ortaya çıkıyor, insanlar kuruyemiş alıyor. Ayrıca kuruyemiş, 'abur cubur' sınıfından çıktı, sağlıklı atıştırmalık oldu. Paketli üretim yapanlar da ürün yelpazesini genişletti. Çekirdekli üzümden, kayısıya, fındıktan, fıstığa paketler rafları süsler oldu. Tüketici de pakette kuruyemiş tercih etmeye başladı.

Ceviz ağaçları çoktan mobilya oldu
İRAN ve Lübnan'dan sonra dünyada en çok çekirdek çitleyen üçüncü millet bizmişiz. Kişi başına yılda 4 kilogram kuruyemiş tüketiyoruz. Bunun 1.5-2 kilogramı çekirdek. Türkler o kadar çok çekirdeği seviyor ki, Papağan markasının sahibi Kani Emekçi'den öğreniyorum: En çok ihracatı Almanya'ya, Kosova'ya, Türkmenistan'a yapıyorlarmış, Türklerin olduğu coğrafyaya.
Papağan Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekçi'ye ürünleri nerelerden aldığını soruyorum:
Yemişlik çekirdeği İç Anadolu'dan, Denizli'den, Erzurum'dan, Elazığ'dan aldıklarını anlatıyor. Baba memleketi Ankara Şereflikoçhisar'da tohum dağıtmışlar.
Söz bademe, cevize geliyor. 'Arz yetmediği zaman ithal ediyoruz' diyor. Şunu ekliyor: 'Ceviz ağaçlarını mobilya yaptık, bitti. Şimdi hükümet yeniden ceviz, badem fidanı dikilmesini teşvik ediyor.'
Kuruyemiş üreticisinin, çiftçiye yönelik destek programı var mı? diye soruyorum:
'Mahsulü peşin parayla alıyoruz. En kaliteli ürününü satın alarak, onları da kaliteli üretime yönlendiriyoruz' diyor.

Neyse ki bugün 9 Mart
364 gün geçecek sonra yine 'Kadınlar Günü'nü kutlayacağız. Kadın-erkek eşitliğine ne kadar uzak olduğumuzu, kadınlar arasında da eşitliğin olmadığını, çalışan kadınların sorununu, kadına şiddeti, işgücü içersindeki kadın oranın azlığını, siyasette, sendikalarda kadınların temsil edilmemesini konuşacağız.
Bu arada seneye 8 Mart'ta da biz kadınların cep telefonlarına mesaj yağacak. 'Kadınlar Günü nedeniyle filanca marka bugün size şu kadar indirim yapıyor.'
Abuk sabuk reklamları da göreceğiz: 'Kadınlar olmasaydı,
8 Mart'ın bir coşkusu olmazdı' deyip, ürününü satmaya çalışıyor.
Zaten kadınlar olduğu için
8 Mart, 365 günden farklı bir anlam taşıyor. Dahası kadınlar olduğu için de değil, emekçi kadınlar olduğu için. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Tüm emekçi kadınların geçmiş günü kutlu olsun!

<p>Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonlarında PKK terör örgütüne ait

PKK terör örgütünün inlerine girildi

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı