• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
23 Mayıs 2011 Pazartesi

'One minutes' sayesinde cezadan kurtuldu

Katar'ın başkenti Doha, Dubai'yi andırıyor. Dubai'nin elbette az gelişmiş hali. Çölde gökdelenler kenti yaratan Dubai, küresel kriz ile birlikte son 10 yılda şişirilen balonun bedelini ödüyor.
Doha ise nispeten yavaş adımlarla ilerliyor, daha doğrusu ilerliyordu.
2022 Dünya Futbol Turnuvası'na ev sahipliği yapacak Doha, adımlarını hızlandırmaya başladı.
Turnuvaya hazırlık için 150 milyar dolarlık üst yapı yatırımı yapacağı, bizim basında da geniş yer almıştı.
Doha'dayken cevap aradığım sorulardan biri şu oldu: '150 milyar dolarlık yatırım pastasından Türkler, Türk müteahhitler iddia edildiği gibi büyük pay alabilecek mi? Yoksa bu sadece Türkiye'den görülen bir rüya mı?'
Baştan söyleyeyim Türk müteahhitlerin şansı çok fazla.
Türk müteahhitlerinin 'iş almasını' sağlayacak iki etken var, biri siyasi:
Türklerin destek sağlayacağı siyasi ortam fazlasıyla var.
Bunda Cumhurbaşkanı Gül'ün 2008'de, son iki yılda da Başbakan Erdoğan'ın iki kez ziyaret etmiş olmasının etkisi büyük.
Erdoğan'ın son seyahatinde Katar Başbakan Yardımcısı şöyle sesleniyordu: 'Türkiye nihayet yüzünü Doğu'ya döndü.'
Başbakan Erdoğan da bu siyasi mesaja şu yanıtı veriyordu: 'Biz birbirimize yeteriz.'
Katar Başbakan Yardımcısı'nın, Başbakan Erdoğan'ı öve öve bitirememesinin nedeni de belli: 'One minutes' çıkışı.
Türkiye'deki siyasi iktidarın uzattığı el, Doha sokakların da karşılık buluyor.
Türk Katar İş Adamları Derneği'nin tek kadın üyesi, Transtaş Lojistik'in sahibi Berna Akyıldız'ın mihmandarlığında gezerken, Katar'daki şirketinin müdürlerinden Nebil Kuş anlattı: 'İki kez trafik cezası ödemekten kurtuldum.' Katar'daki trafik cezaları Türkiye'ye benzemiyor. Kurallar sert mi sert. 'Park yapılmaz yere park etmiştim. İlkinde Katar polisi Türk olduğumu öğrendiğinde, Gümüş dizisinin hayranı olduğunu söyledi. Kıvanç Tatlıtuğ sevgisi sayesinde ceza ödemedim. İkincisinde önümdeki beş, altı arabanın sahibi ne diller ödedi de cezadan kurtulamadı. Sıra bana geldi. 'Türk'üm' dedim. Polis 'one minutes' dedi, sonra kardeşim demeye başladı. Başbakan Erdoğan'ı ne kadar çok sevdiğini anlattı. Sonra dedi ki, insan kardeşine ceza yazmaz.'

Katar'da eş dost tavsiyesiyle iş alınmaz
Türk müteahhitleri ilk yurtdışı tecrübesini 1970'lerde Libya'da yaşamıştı. Orta Asya Cumhuriyetleri'nde, Kuzey Afrika ülkelerinde yaptıkları taahhüt işleriyle büyüdüler, palazlandılar ama o ülkelerde sistem farklıydı.
Eş, dost kayırmasını sağlayan, diktatör çevresiyle yakın olan işini daha kolay yürüttü. Diyorlar ki, 'Katar farklı.'
Katar uluslararası teknik müşavirlik firmalarıyla çalışıyor. Ön yeterliliği kazanan, siyasi desteği de arkasına alacaktır.
Sonuçta Türkiye-Katar arasındaki siyasi baharı, ekonomik ranta çevirecek olan işadamları, müteahhitler.
Aslında müteahhitlerin referansı da kuvvetli, Katar'da.
Bugüne kadar Türk müteahhitleri Katar'da 8.3 milyar dolarlık iş üstlenmiş. Tamamlanmış 4.5-5 milyar dolarlık taahhüt işi, Türklere 'yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir' teminatını vermelerini sağlıyor.
TAV'ın yeni Doha Uluslararası Havalimanı Terminal Binası, Türklere referans olacak en önemli taahhüt işi. Başkaları da var: Tekfen'in petrol taşıma hattı, otoyol projesi, Baytur'un İslam Eserleri Müzesi, eğitim şehri inşaatı, Gama'nın tesis projeleri, STFA'nın liman işleri, Yüksel'in yol, havalimanı, tünel, yol inşaatları gibi. Hoş, Yüksel İnşaat'ın Katar'daki temsilcisi 'Dışı sizi yakar, içi bizi' diyor. Onun sözlerini de çarşamba günkü yazıda aktarayım.

<p>Nijerya açıklarında Türk gemisine yönelik bir saldırı gerçekleşti. Saldırıda bir denizci hayatını

Türk gemisine saldırının arkasında Fransa mı var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rusya'da binlerce kişi sokaklara döküldü!

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor