• $7,4166
  • €8,9849
  • 437.852
  • 1467
26 Ocak 2011 Çarşamba

Obama kadın sorunlarına el attı çare İstanbul'da arandı

Çözmemiz gereken çok sorun var. Ekonomi, güvenlik, çevre hepsinde yapılacak çok iş var. Ancak kadınların katılımı olmadan hiçbir sorun çözülemez.'

Böyle diyor, Obama'nın iki yıl kadar önce atadığı Küresel Kadın Sorunlarından Sorumlu Büyükelçi Melanne Verveer.

ABD Başkonsolosu Scott Kilner'in evinde küçük bir grup sohbet ediyoruz, Büyükelçi Melanne Verveer ile.

Ekonomik büyümenin ancak kadınların da dahil edilmesiyle olabileceğini anlatan toplantılar zincirinin bir halkası için İstanbul'da.

Türkiye'nin dışında Azerbaycan, Gürcistan, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi'nde kadınların 'ağı' oluşturulacak.

Epey uzun sürdü sohbetimiz, kadınların girişimci olmasındaki en büyük engel, finans kaynaklarına erişimdeki sorunu da konuştuk, çalışan kadının iş yükünün ağırlığından da. İş hayatında kadının kariyerinde yükselmesini engelleyen 'gizli'
duvarlardan da.

'Global şirketlerin yönetim kurulunda kadın kotası uygulayabileceğinden' söz ettik.
AKP her ne kadar siyasette kadın ve kota kelimelerini bir arada kullanmaktan rahatsız olsa da artık dünya her alanda kotayı savunur hale geldi.


'Tabular yıkılmış'

Amerika'nın İstanbul'daki Başkonsolosu Scott F. Kilner, ülkemizde göreve başlayalı henüz birkaç ay geçti. Türkiye'ye yabancı değil, bu dördüncü seferi.
Daha önce Ankara, Adana ve İstanbul'da görev yapmış.
Argo hariç Türkçe'ye epey hakimmiş, öğrendiğim kadarıyla. Eşi Jan Kilner de keza. Bayan Kilner daha önce Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretmenlik de yapmış.
Son görev tarihi 10 yıl öncesine göre Türkiye'de nelerin değiştiğine dair gözlemini soruyoruz. Gayet politik cevap vermesini bekledim açıkçası, misal 'Trafik sorununuz çok artmış' minvalinde.
'Tabular yıkılmaya başlamış' dedi.
'10 yıl önce konuşulması tabu olan birçok konuyu şu an tartışıyorsunuz.'
Dışarıdan bakan için demek ki, açık toplum yolunda epey ilerliyoruz. Bize göre ağır
aksak olsa da.


Diplomatların piyano tutkusu

22 yıllık meslek hayatımda ilk defa ABD'nin İstanbul Başkonsolosu'nun evine davet edildim. Başkonsolosun rezidansına-evine gitmeden önce epey meraklandım.
ABD'nin 11 Eylül'ü ardından, bizim 11 Eylül'ümüz nedeniyle ABD 'sokak ortasındaki' başkonsolosluğunu İstinye'deki 'Kartal Yuvası'na taşımıştı. Malum o kartal yuvasında da güvenlik tedbirleri had safhada.

Arnavutköy'deki rezidans dolayısıyla merakımı çekti. Güvenlik tedbiri yine yüksek ama başkonsolosluk binasındaki gibi insanı rahatsız etmiyor.
Büyük bir bahçe içinde, muhteşem Boğaz manzaralı bir bina. Anadolu kilimleri dikkatimi çekiyor, bakraçlar, siniler, Anadolu işi bakırlar. Bir köşedeki 'şark sofrasını' biraz abartılı bulmuş olsam da dekorasyonunu epey beğendim.
Salona girişteki piyano dikkatimi çekti.
Avrupa'daki bizim büyükelçiliklerimizin hemen hemen hepsinin rezidansında da piyano başköşede durur. Bugüne kadar piyanonun başına oturup, yeteneğini gösteren diplomat da görmedim.
ABD'nin Başkonsolosu Scott F. Kilner'e bu düşüncelerimi söyledim. Güldü:
'Ben de bilmem çalmasını.'
Bir konsolosluk yetkilisi 'Resitaller verilebiliyor, o yüzden' dedi.
Başka enstrüman değil de tüm rezidanslarda piyano olması nedeniyle bu yorum pek ikna edici değil.
ABD Başkonsolosluğu'nun da demirbaşıymış, piyano.

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...

Eren-5 operasyonunda 53 sığınak ile 62 depo kullanılamaz hale getirildi