• $7,3705
  • €8,9802
  • 443.095
  • 1551.57
06 Mayıs 2011 Cuma

Komili hariç TÜSİAD başkanlığına iki dönem dayanabilen yok

Ümit Boyner, TÜSİAD'da ocak ayında yapılacak genel kurulda ikinci kez başkanlığa aday olmayacağını aylar önce dillendirmeye başlamıştı. Eşi Cem Boyner de geçen sonbahar Cunda'daki evlerinde bir araya geldiğimizde 'Ümit için şafak sayıyorum' diyordu.
Gazetemizin genel yayın yönetmeni İsmail Küçükkaya, Ümit Boyner'e sordu: 'TÜSİAD başkanı olmayı sevdiniz mi?'
'Büyük bir şerefti, güzel bir sorumluluktu.' Duraksayıp, 'Zor tarafları çok oldu' dedi.
Ardından da şunları:
'Benim çok aktif iş hayatım vardı, çok dile getirmek istemiyorum ama neredeyse terk ettim, iş hayatımı. Ayda bir yönetim kurullarına gitmeye çalışıyorum. Her gün TÜSİAD'dayım. Ara sıra Maslak'taki ofise gittiğimde, 'Aaa burası da varmış' diyorum.'
Şunları da söyledi: 'Biraz kandırıyorlar aslında. İki gün gelirsin, hallederiz diyorlar. Öyle olmuyor. Ben de hakkını vererek başkanlığı yapmaya çalıştım.'
Genel kurula sekiz ayı kalmışken, 'di'li geçmiş zamanla konuşması üzerine sordum: 'İkinci kez aday olabileceğinizi söyleyenler de var. Aday olur musunuz?'
'Hakkını vererek bu işi yaparsanız, yorucu bir görev. Ne iş hayatım, ne aile hayatım, hiçbir şey kalmadı. Bugüne kadar üç başkan ikinci döneme 'tamam' dedi, üçüncü senede 'imdat' dediler.'
Feyyaz Berker ve rahmetli Ali Koçman uzun yıllar bu görevi üstlenmişti. 1980'lerin ortalarına kadar kapalı ekonomide TÜSİAD başkanları için de 'hayat' daha kolaydı. Türkiye dünyaya açıldıktan sonra sadece Halis Komili, ikişer yıldan iki kez başkanlığı üstlendi. Tuncay Özilhan, Ömer Sabancı ve Arzuhan Doğan Yalçındağ, üçüncü yıllarında görevi bıraktı. Ümit Boyner'in deyimiyle 'İmdat' dedi.

'Meclis içtüzüğünü okuyacağım ben de öğreneyim'
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ile röportajımızı dün Genel Yayın Yönetmenimiz İsmail Küçükkaya köşesinde yorumladı, Ümit Hanım'ın sözlerine tam sayfa yer verdik ama inanın, dün sayfaya sığmayanları vermezsem eksik kalır. Ümit Boyner bir iş kadını duyarlılığıyla, entelektüel birikimiyle vizyonerliğini her konuda ortaya koydu.
Sohbetin başında konumuz 'kadın'lardı. Ümit Boyner de, daha çok kadının Meclis'te yer alabilmesi için kampanyaları destekliyor, aday adaylığı sürecinde televizyon ekranlarında, billboardlarda 'rol' aldı.
'Kadınların görevi Meclis'e girince bitmiyor. Maalesef kadın duyarlığına sahip kadınlar bile, Meclis'e girince bu duyarlığını kenara bırakıyor' diyor.
Bu köşede yazmıştım, kadın adaylarını destekleyen kampanyalarda bir yanım hep 'sıkıntılı' oluyor. Mevcut yasama döneminde 50 kadın vekilden kaçı, kadın duyarlılığını yansıttı ki, Meclis'te?
Ümit Boyner de, şunu söylüyor: 'Meclis'teki kadınlar diyor ki, 'elimizi kolumuzu bağlıyor.' Şu Meclis içtüzüğünü alıp okuyacağım.'
Meclis'teki kadınlar, erkek egemen bir ortamda kadın duyarlığını gösteremediğinden yakınıyor. Ümit Boyner de, 'İş dünyasında da çok erkek var. Siyasetin başarı ölçüsü ile iş dünyasının başarı ölçüsü farklı ama iş dünyasında kadınlar kadın duyarlılığını daha fazla gösteriyor' diyor. Haksız mı?
Ümit Boyner'in de dediği gibi siyasilerin 'kota' kelimesine alerjisi var. Ümit Boyner, 'Her konuda fırsat eşitliğinden şikayetçiyiz. Siyasete giriş, siyasetin finansmanı, kadınların finansmana erişmedeki zorluğu, bir zihniyet problemi yaşıyoruz. Kuralları kadınlar için esnetmek, cesaret verirdi. Neticede ön seçimle seçilmiyorlar zaten başkan ve çevresi seçiyor' diyor.
Şu sözleri de önemli: 'Biz hep lider sultası ve liderler belirliyor diye şikayet ettik. Bu işin içine girmiş kadınlardan duyuyoruz ki, yerel örgütlerde de kadınlara karşı rezidans var, kadının yeri evidir gibi.'
Her şeye rağmen kadınların mücadelesiyle bir farkındalık yaratıldı. Ümit Boyner şunları söylüyor:
'Seçimlerde kadınların Meclis'teki oranının en fazla yüzde 19 olacağı söyleniyor. Yüzde 19, yüzde 9'dan iyidir. Çok enteresan, hangi kadınla konuşursanız konuşun 'Evet bu bir aşama ama yeterli değil' diyor. Erkekler ise 'Canım daha ne bayağı bir şey, bir adım atılmış siz de' diyorlar.'

<p>'Burası bizim topraklarımız. Ne  kadar yerli olursak o kadar sağlıklı bakarız'</p><p>Osman

Türkiye'nin Batılılaşma serüveni

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı