• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
7 Mayıs 2013 Salı

Kadınların bilgisayarın tozunu bile alması yasak

Sabancı Vakfı ve Teknosa'nın geçen yıllardaki 'kadın bilgisayar okuryazarlığı' projesinde bir kadının sözleri hâlâ kulaklarımda:
"Bilgisayarın 1 metre yakınına yaklaşmamı oğlum yasakladı. Tozunu bile alamıyorum."
Intel Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Bölge Başkanı Ayşegül İldeniz ile 'kadınlar ve erkekler arasındaki dijital uçurumu' konuşuyoruz.
Okullaşmada, iş hayatına katılımda, ücrette uçurum olur da, bilgisayar kullanımında olmaz mı? 
Intel, Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanmış Women&Web adlı rapora göre gelişmiş Avrupa ülkelerinde bile kadınların bilgisayar kullanımı erkeklerin yüzde 15-20 gerisinde.
Afrika, sahra ülkelerinde bu oran yüzde 45'e kadar çıkıyor.
Dünyada kadınların bilgisayara erişememesinin birçok nedeni var: Bilgisayar ve Internet'in alım gücünün üstünde olması, bilgisayarın ne işe yaradığını bilmemesi, kültürel nedenler (internet kullanımı ayıp.)
Türkiye'de ise kadınların en büyük derdi 'bozacak' diye kocaları ve çocukları tarafından yasaklanmış olması.

Gençler teknolojiden yakınıyor
Darüşşafaka olarak bu yıl, abimiz (geleneğimizdir bir sınıf üste okuyana bile abi-abla demek), üstadımız Ahmet Rasim adına altıncı kez İstanbul okulları arasında 'köşe yazısı' yarışması düzenledik. İlk yarışmadan bu yana jüride olmanın onuru bir yana, yarışmaya katılan gençlerin köşe yazılarını büyük bir keyifle okuyorum. Çok zor bir iş yapıyorlar. Okullarda öğretilen 'kompozisyon' tarzından çıkıp, hiç tecrübeleri olmadığı 'köşe yazısı' dalında yazı yazarak başarıya imza atıyorlar. Gençlerden umudu olmayanların yazıları okumasını isterdim. Nasıl duyarlılar, 'çarpık kentleşmeyi, kadına şiddeti, Taksim Meydanı'ndaki düzenlemeyi, nükleer santralları, özgür düşünceyi, düşüncelerini özgürce ifade etmeyi, sosyal devlet anlayışını' o kadar güzel anlatıyorlar ki. Dikkat ediyorum, 'teknoloji ve Internet-sanal dünya'nın gençleri asosyalleştirdiğini, yalnızlaştırdığını da çokça dile getiriyorlar.

Kırmızı rujun ettiğine bak
Eminim geniş kitlelerin çok da gündeminde değil. THY yönetiminin hosteslere kırmızı ruj-kırmızı oje yasağını çalışan kadınlar dert edindi, Türk medyası bir de dünya medyası merceğine aldı.
Kırmızı ruj sürene "THY tepkisi mi?" demeye başladı, kadınlar kendi aralarında.
Bir meslektaşımızın kırmızı ruju üzerine Ayşegül İldeniz anlattı: "Amerika'dan bir arkadaşım söyledi: BBC 10 dakika yayın yapmış. Türkiye'de de bu kadar önemli bir gündem mi?" diye sordu.
Amerikalı muhafazakâr Fox kanalı bile 'kırmızı ruj yasağını laiklikten uzaklaşma ve ülkede İslami değerleri yaygınlaştırma girişimi' olarak değerlendirmiş.
THY'nin görünüm bütünlüğüne önem vermesi doğru da. 'Yasak' söz konusu olunca, hele bir de THY yönetiminin geçen yıl taşıdığı 40 milyon yolcu içinde sadece 28 yolcunun 'aşırı alkol' nedeniyle uçuş güvenliğini tehdit etmesini gerekçe gösterip, bazı uçuşlarda içki ikramını kaldırmasıyla birleşince en azından yabancı medya haklı olarak 'ne oluyor?" diye soruveriyor.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!