• $9,2837
  • €10,8252
  • 532.721
  • 1430.92
11 Ocak 2015 Pazar

Kadın hedef odaklı, üretime katkısı da erkekten fazla

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Dr. Erdal Karamercan: Kadın-erkek eşitliği sıralamasında 147 ülke arasında 125'inciyiz. 2023 yılında en büyük 10 ekonomi arasında yer almak istiyorsak, bu karnemizi düzeltmeliyiz.

Türkiye’nin en büyük gruplarından biri Eczacıbaşı Topluluğu’nun CEO’su Dr. Erdal Karamercan’a 2014 yorumu, 2015 beklentileri gibi ‘soğuk’ ekonomi soruları sormaya başlıyordum ki, durdurdu.
“2014’ü şu ana dek yorumlayanlar çok oldu, 2015 içinse falcı değilim ki” deyip, farklı tablolardan dünün ve yarının yolculuğunu yapmaya çağırdı. Sonuç mu? Söyleşi sırasında büyük keyif aldım, bilmem sizler de okurken aynı tadı alabilecek misiniz? Elbette gündemdeki konular da gündemimizdeydi. Tam da anneliği kariyer olarak görüp, kadınlar için kariyer mi annelik mi diye yol ayrımı tartışılırken. Oysa Eczacıbaşı Topluluğu 2 yıldır uyguladığı esnek çalışma sistemiyle kadınlara hem annelik hem de kariyer yapma imkanı sunuyor.
Kadının katkısı yüksek

Eczacıbaşı Topluluğu olarak siz özellikle son dönemde işe alımlar başta olmak üzere kadınlara yönelik bir pozitif ayrımcılık yapıyorsunuz. Nedeni ne?
Sürdürülebilir kalkınmanın en temel taşlarından biri, kadın. Ülkenin kalkınmasına, gayri safi milli hasıla oranına bir kadının katkısı, bir erkeğin katkısından daha fazla. Kadının iş hayatına katılımı, gayri safi milli hasıla artışına daha fazla etki ediyor. Ve yapılan çalışma şunu gösteriyor: Eğer çalışan kadın ve erkek oranı eşitlenirse Amerika’nın gayri safi milli hasıla oranı yüzde 9 oranında daha da yükselecek -ki ABD’de kadın-erkek oranı birbirine yaklaşmış durumda. Avro bölgesinde ise yüzde 13 dolayında daha yüksek olacak. Japonya’da da yüzde 16 olacak.

Kadınlar daha verimli

İkincisi, 37 yıllık yöneticilik hayatımdaki kişisel gözlemlerime göre, kadın yöneticilerden daha fazla verim, daha fazla performans aldım. Bu iki kere iki dört. Kadınlar hedefe kilitlenmede başarılı. Erkeklerin aleyhine bir şey söylemek istemiyorum ama bu benim yaşantım boyunca gördüğüm bir gerçek. “Örneğin satış bölümlerinde kadınlar nasıl İstanbul dışına, uzak bölgelere nasıl gidebilir” gibi bazı yaklaşımlar var ama kadınlara bir seyahat engeli söz konusu değil. Onlar da erkekler gibi her yere rahatlıkla gidebilir. “Ağır işçilik gereken yerlerde erkekler çalışmalı” diyenler de olabilir. Ancak, teknolojinin getirdiği makineleşme düzeyi artık bu sorunu da ortadan kaldırıyor.

İşe kadın alan, prim alır

Bizdeki kadın-erkek çalışan oranlarına baktık, yüzde 70’e 30 düzeyindeydi. Hadi arkadaşlar bunu düzeltelim demekle olmuyor. Bir şeyler yapmak lazımdı ve iki yıl önce bu konuyu, temel performans göstergeleri arasına ekledik. Yüzde 50 oranının altında olup da çalışan oranını kadın lehine artırabilenler, pozitif katkı alır dedik. Son iki yılda yüzde 33’e çıktık. Asıl önemlisi ise, yeni işe alımlarda yüzde 42 oranına yükseldik. Bu oranı eşitleyinceye kadar gidecek yolumuz var, o güne kadar performansı izlemeye devam edeceğiz. En son Dünya Ekonomik Forumu’nda istatistiki rapor verilmişti, kadın-erkek eşitliği sıralamasında 147 ülke arasında Türkiye 125’inci sırada. Biz eğer 2023’de dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında olmak istiyorsak, bu istatistikle orada olamayız. Kalkınma hızımızı artırmamız lazım. Kalkınma hızının artırılmasının temelinde de, kadın çalışan sayısını artırmanın önemli rol oynadığını görüyorum.

Dönüm noktası

Bu arada Eczacıbaşı Kadın Voleybol Takımı’nı kurarak, Türkiye’deki kadın hareketinin öncülerinden olduğumuza inanıyorum. Takımın kurulduğu 1969 yılı, o yüzden kadın hareketinde önemli bir tarihtir. İlk yıllarda sınırdan bile dışarı çıkamıyorduk, herkes yeniyordu bizi. Bugün ise dünya şampiyonu, Avrupa şampiyonu Türkiye’den çıkıyor. Değer verildiğinde neler yapabileceğini Türk kadını çok güzel gösteriyor. Bugün kadın voleybolunda dünyanın ilk 7 ülkesinden biriyiz. Buna karşın futbolda 40 küsurlardayız. Futbola harcanan emek, para, medyada ayrılan sütun-santim ile başarıyı kıyasladığınızda hiçbir makul oran görünmüyor.

Esnek saat, daha az çalışmak demek değil

Kadın istihdamı dediğimiz zaman deniliyor ki, “ama kadınlar doğuruyor”. Bunu söyleyene demeli ki, “seni de bir kadın doğurmadı mı? Kadınların doğurmasını sorun olarak görüyorsan, o zaman senin karşımda olmaman lazım.” Kadın doğum yaptığı için, işteki verimliliğinin azaldığı iddia ediliyor. Kadının işteki verimliliği erkeklere oranla daha yüksek olduğu kanıtlandığından, doğum nedeniyle işten ayrı kaldığı sürenin önemli olmadığını düşünüyorum. Kadının ekonomiye katkısının yüksek olduğu ülkelerde de kadınlar doğuruyor. Bunun için de kadınların yaşamını kolaylaştıralım. Anne olan bir kadına, sabah 8’de gel, akşam 5.5'ta çık sistemi uymayabilir. Süt vermesi gerekir, çocuğunu servise bindirmesi gerekir. O yüzden de esnek saat uygulamasını getirdik. Üstelik bunu sadece anneler için değil, herkes için getirdik. Esnek saat daha az çalışmak demek değil. Çalışma saatini kendine göre ayarlamak demek. 8 yerine 9’da gelirsin, 5.5 yerine 6.5’ta çıkarsın veya öğle arasını kendine göre ayarlarsın. Bunu tamamen çalışanların kendi sorumluluğuna bıraktık. Sonuçta herkesin bir performans karnesi var. Kaç saat çalıştığı değil, ne sonuç aldığı önemli.

Kalbinizin ve beyninizin birleştiği noktada karar verin

Sizin zamanınızda şimdi adı Boğaziçi Üniversitesi olan Robert Kolej’de toplam 675 öğrenci varmış. 675 öğrenciye karşılık da 125 öğretim görevlisi. Sizler, bizler daha şanslıydık, eğitimde fırsat eşitliğinin bir karşılığı vardı ve aradan sıyrılmak çok daha kolaydı. Bugün seçkin okullarda, ayrıcalıklı eğitim alan öğrencilerin sayısı binler, on binlerle ifade ediliyor. Minnacık çocuklar bile bilumum harfli sınavlarda yarış atı gibi. Sizin söylediğiniz kalbinizin ve beyninizin birleştiği noktada karar ver cümlesini bugünün gençleri nasıl uygulayabilir ki?
Türkiye’nin önde gelen şirketleri için yoğun rekabet var. Gençlerin beyninin götürdüğü yer, genelde bu doğrultuda oluyor. Fakat gönüllerinde ne yattığı da önemli. Benim kızım ABD’de Tufts Üniversitesi’ne kabul edildi.

HARVARD MEZUNU TENİS HOCASI

Küçüklüğünden beri tenis oynuyor, ulusal ve uluslararası dereceleri var. Tufts’taki tenis antrenörü, Harvard Ekonomi mezunu. Harvard’dan mezun olduğunda filanca kuruma anında kabul edilir ve misliyle para kazanabilirdi. Ancak o, sevdiği işi yapmayı tercih etti. Parayla mutluluğu bir araya getirmek her zaman mümkün olmuyor. Herkese ekmek var bu dünyada. O yüzden, kalbinizin ve beyninizin birleştiği noktada karar verin diyorum.

Sahnede bir rock yıldızı

Sahnede bayağı bir rock yıldızısınız, Ecza Dolabı olarak hangi sıklıkta konserler veriyorsunuz?
Üniversitede bırakmıştım müziği. Her zaman evimde müzik aleti oldu, gitar, mandolin, cümbüş ve ut gibi enstrümanlarla kendi kendime müzik yaptım. 4 yıl önce bir grup arkadaş müzik grubu kurdular ve beni de aralarında görmek istediler. Hepsi amatör ama çok yetenekli arkadaşlar. Ben de onlara katıldım ve Ecza Dolabı doğdu. Adı da çok anlamlı, eczacılık geçmişi olan Eczacıbaşı için çok güzel bir isim. Bir de içerik olarak doğru. Biz 1960’lardan yani benim dönemimden bugünün müziklerine geniş yelpazede müzik yapıyoruz. İş hayatında tempo çok yoğun, o yüzden yılda ancak 2-3 kez sahne alabiliyoruz.

YAVRUKURTLUKTAN CEO'LUĞA...

8 yaşında müziğe başladım. Üç sene mandolin çaldım. Yavrukurttum aynı zamanda. İstanbul Erkek Lisesi’ne girdim. Gitara başladım, orkestraya girdim. Dönemin en önemli yarışması Milliyet Liselerarası Müzik Yarışması’ydı.İstanbul Erkek Lisesi olarak Türkiye birincisi olduk, sivrildik ve plak yaptık, Asiller adıyla. 45’liğimiz de var. Moğollar, Cem Karaca, Haramilerle aynı sahnede yer aldık, turneye çıktık.

Bırak anne-baba baskısını, ne istediğini düşün

Bana arkadaşlar çocukları için danışır, zannediyorlar ki ben ‘Kızım veya oğlum, şu bölüme müracaat et, bilmem nereye girmeye çalış, filanca şirkete başvur’ diye yönlendireceğim. Hiç öyle şeyler demiyorum. Uzun vadeye bakıp planlama yapmaya kalkma, hayatında stres yaratırsın, hayatın sunacağı alternatifleri kaçırırsın. Yapacağın şey için kalbinin ve beyninin birleştiği noktada karar ver. Onun için de hayatın sunduğu fırsatları değerlendir. Mezun mu oluyorsun, şimdi ne yapmak istiyorsun gözlerini kapat bir düşün. Bırak anne-baba veya dışarı baskısını. Hayatındaki sevdiğin şeyleri düşün, sonra da kalbinin ve mantığının kesiştiği yere git diyorum.

Bir numaralı sorun eğitim

Türkiye’nin bir numaralı sorunu eğitim. Ekonomi, siyaset falan değil, eğitim. Reform yapmamız lazım. Hala biz çocukları ezbercilikle ve taklitçilikle yarışmaya götüren bir sistemi benimsiyoruz. Özgüveni oluşmuş, sorgulayabilen ve statüyü kabul etmeyen bireyler yetiştirmeyi amaçlayan bir eğitim sistemine geçmemiz lazım. Bu altyapıyı sağlayacak öğretmenler yetiştirmemiz lazım. Bugün teknik eğitimde de, sorgulayan bireyler noktasında da geriyiz. Buna sadece günümüz hükümetleri olarak da bakmamak lazım. 1920’li yıllardan bugüne uzanan bir konu.

Dünya tükeniyor ötesi var mı?

Bugün dünyanın bir numaralı gündemi, bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabilmek. Dünya tükeniyor, daha ötesi var mı? Eczacıbaşı Topluluğu’nda inovasyonda neredeyiz, sürdürülebilir kalkınmada ne aşamadayız diye sürekli ölçümlüyoruz. Sanayi tesislerimizdeki üretimde enerji ve su kullanımını, karbon salınımını her yıl daha da azaltarak sürdürülebilir kalkınmaya destek vermeye çalışıyoruz. Aslında bu bir sosyal sorumluluk projesi değil, bir iş
modeli.

<p>İki köpek ve bir kedinin şaşırtan  dostluğu cep telefonu kamerasına yansıdı. Halk arasında 'kedi

İki köpek ve bir kedinin şaşırtan dostluk

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor