• $7,4096
  • €9,0278
  • 443.378
  • 1541.22
03 Ağustos 2011 Çarşamba

İstediğimiz kadar yasa çıkaralım, kadına şiddet bitmez

Bir dolu yasa çıkarıldı, eksik hukuki altyapının giderilmesi için yeni yasa taslakları da hazırlanıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, şiddet uygulayan erkeklere 'elektronik kelepçe' takılmasını gündeme getirdi. Şiddet gören, hayati tehlikesi olan kadınlara, mevcut veya eski kocasının, erkek arkadaşının yaklaşması halinde yardım isteyebileceği 'sinyal sistemi' verilmesi için de çalışmalar yapıyor. İçişleri Bakanlığı şiddet gören kadına 'koruma tahsis' edilebileceği söylüyor.
Kadına şiddet bitmiyor aksine daha da artıyor. Ankara Valiliği'nin rakamı 'felaket'i anlatıyor. Altı ay içinde 7 bin kadın başvurmuş polise.
Türkiye'yi de geçtim Ankara'da polise başvuran 7 bin kadının kaçına devlet koruma tahsis edebilecek?
Nasıl önlenecek bu şiddet?
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yılmaz Esmer'in başkanlığında gerçekleştirilen '2011 Türkiye Değerler Araştırması' ortaya koyuyor ki, 'düşünce yapısı' değişmeden istediğimiz kadar yasa çıkaralım kadına şiddet bitmeyecek. Daha da fenası sadece erkeklerin de değil, kadınların da düşünce yasını değiştirmek gerekiyor.
Toplumun düşünce yapısının değişmesi için nasıl bir yöntem izlenmeli? Yanıtını bilmiyorum, bilimsel çalışma mı yapmak gerekiyor hemen yola koyulmalı.

Araştırmanın sonuçlarında epey defa 'Eyvah, eyvah' dedim. Siz ne düşünürsünüz?
- Türkiye'nin dörtte üçü, toplumda ailenin reisinin erkek olması gerektiğini savunuyor. Bu konudaki Medeni Kanun maddesi çoktan yürürlükten kalktı ama zihinlerdeki yasa 1996'dan bu yana hiç değişmedi. 15 yıl içinde yapılan ölçümler, şaşırtıcı derecede benzer sonuçlar veriyor. (1996: Yüzde 73; 2011: Yüzde74)

- 'Kadın her zaman kocasına itaat etmeli, onun sözünden çıkmamalıdır.' Bu ifadeyi doğru kabul edenlerin oranı da 1996'dan bu yana aynı ve yüzde 60'ın üzerinde.
Yılmaz Esmer hoca diyor ki, 'Keşke bizler ölçüm hatası yapmış olsak.'

- 'Bir erkeğin, birden fazla eşinin olması kabul edilebilir' sözüne katılanların oranı 1996'da yüzde 10, 2009'da ise yüzde 11'di.  2011'de bu oran yüzde 23 olarak ölçüldü. Üstelik örneklemdeki kadınların yüzde 19'u da (yani her beş kadın denekten biri) bu görüşe katıldıklarını belirttiler. 
Yılmaz Esmer ekliyor: 'Ben bu noktada bir ölçüm hatası yaptığımız umudunu muhafaza etmek istiyorum.'
Nasıl bir anlayış yapısı kuma kültürünü geliştiriyor? Yanıtı olan var mı?

Dayağı hak etti
Türkiye Değerler Araştırması'nın 'kadına yönelik' şiddet bölümü:
'Bazı kadınlar kocalarından dayak yemeği hak ediyor' görüşüne katılanların oranı 1996'da yüzde 19.  2011'de ise yüzde 30. 
Araştırmanın başkanı Prof. Dr. Yılmaz Esmer şunu söylüyor:
'İki yıl önce, yani 2009'da bu oran yüzde 33 olarak bulunduğundan, bu soruda bir ölçüm hatası olasılığı iyice azalıyor.'
Maalesef ölçüm hatası yok.
Ve maalesef ki neredeyse üç kişiden biri şiddet gören kadın için 'Hak etmiştir' diyebiliyor.
Zaten 'kadın kocasına itaat etmeli, sözünden çıkmamalı' diyenler hiç şüphe yok kadın dayak yediğinde 'İtaat etmemiştir' de der.
Bu düşünce yapısı hangi yasayla değişir, fikri olan var mı?
Eğitim mi?
Erkeklerden önce kadınları eğitmek gerekiyor. Neden mi?
Yılmaz Esmer yanıtı veriyor:
'Kadın-erkek eşitliğinin yaygın bir değer olması isteniyorsa, Türkiye'nin bu konuda önünde uzun bir yol bulunduğu görülüyor. Düşünce yapısı açısından son 15-20 yıl içinde bu yönde bir gelişme gözlenmediği gibi, bazı alanlarda eşitlikçi değerlerden daha da uzaklaşıldığı söylenebilir.
Kesin olan bir bulgu da, erkek üstünlüğünü vurgulayan değerlerin kadınlar tarafından önemli ölçüde benimsenmiş, içselleştirilmiş olması.'
Maalesef ki...

<p>  Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ekipleri, Suriye'nin Tel Abyad kentinden Akçakale Gümrük Kapısı'na g

Ekipler gördükleri manzara karşısında isyan etti: Bu nasıl vicdansızlık?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar