• $7,5124
  • €9,0748
  • 442.974
  • 1523.51
26 Ekim 2012 Cuma

İstanbullular kaymakamlığın yerini bile bilmez

Ayvalık Kaymakamı Nihat Nalbant ile Ayvalıklı Monteİda (İda, Kaz Dağları'nın Antik dönemdeki adı) zeytinyağlarının standında sohbet ediyoruz. (Bayram sofranız için bir öneri: Harcında peynir, maydanoz, dereotu olan zeytinyağlı gözleme. Ayvalık kaymakamıyla sohbet ederken, Monteİda'nın sahibi Aysun Uygun'un ikram ettiği gözlemenin tadı damağımda kaldı!)
Kaymakan Nihat Nalbant, Beşiktaş'tan tayin olmuş. Ayvalık'ta dördüncü yılı.
Beşiktaş'ın daha doğrusu İstanbul'un keşmekeşinden sonra Ayvalık çalışmak için bir cennet olsa gerek. Kaymakam beye soruyorum, 'Beşiktaş'ta mı daha yoğundunuz, Ayvalık'ta mı?'
'Burada yoğunluğum 10 kat daha fazla. Ayvalık'ın nüfusu kışın 65 bin, yazın 350-400 bin. Beşiktaş'ın nüfusu gece 190 bin, gündüz 1-1.5 milyon. İstanbullular kaymakamlığın yolunu bile bilmez. Başvuru mercii olduğunu bilmez.'
Bir anısını anlatıyor:
'Beşiktaş'ta görevdeyken, Çırağan Sarayı'nda Türk Amerikan İşadamları Derneği'nin toplantısındayım. Masamızda bir hanımefendi. Eğitimli, donanımlı, uluslararası çalışan bir şirketin mensubu. Sordum, kaymakamım deyince boş gözlerle baktığını hissettim. Kaymakamın ne iş yaptığını biliyor musunuz diye sordum. Cevap veremedi. Oysa ilkokul 3'e giden çocuğun verecek bir cevabı vardır, hiç olmadı, okul yapar der, bir şey der. Eğitim sistemimiz ilimizi kim yönetir, ilçemizi kim yönetir tarif ediyor. O genel kültürü dahi insanlar büyüdüğünde unutuyor. Geçenlerde pasaport imzalıyorum, bir ahbap geldi, şaşırdı 'Yahu pasaport da mı imzalıyorsunuz?' diyerek, hayretle soruyor. İstanbulluların, büyük kentlerde yaşayanların kamu kurumlarına işi düştüğündeki durumu, midesi ağrıdığında, göz doktoruna gitmesine benziyor.'
Elbette küçük yerlerde de kaymakamların iş yükü çok ağır. Devletin temsilcisi diye 'karı-koca ihtilafı için bile' kaymakamın kapısını çalanlar oluyormuş.

Kaymakam istedi, Ümit Boyner'in gözleri parladı
AYVALIKLILARIN 'imece' usulüyle bu yıl 8'incisi düzenlediği 'Zeytin Hasadı Şenliği'nin çok özel misafirleri vardı. Siirt'ten gelen 40 çocuk. Siirt merkezden, PKK'nın vahşi eylemlerini yaptığı Siirt'in taşrasından, 20 kız, 20 erkek, 40 çocuk.
38'i ilk defa uçağa binmiş, ilk defa denizi görmüş, ilk defa balık yemiş.
Projenin mimarı Siirtli, Ayvalık Kaymakamı Nihat Nalbant.
Kaymakam bey, 'Bir projem var. Ne dersiniz?' diye sorduğunda, Ayvalıklı Ümit Boyner'in gözleri parlamış.
40 çocuk, Ayvalık'taki 15 Eylül İlköğretim Okulu'nun öğrencilerinin evlerinde konakladı.
'Barış tohumu ekmek' gibi büyük laflar etmeyeceğim. Daha 'günlük' sonucuna bakalım. 40 çocuk kültürü gereği et ağırlıklı beslenen, zeytinyağının tadını bilmeyen ailelerden geliyor. Ayvalıklı bir anne, Siirtli küçük misafiri için içli köfte, et, bir de balık hazırlamış. 'Balık yemeni istiyorum ama beğenmezsen et var' diyerek. Çocuk bildiğinden şaşmamış.
Bir başka küçük misafir, ev sahiplerinin hazırladığı yatağa kıyamamış da gece yerde yatmış. O çocuğu pamuklara sarmak istiyor, insan.
Siirtli çocuklarla Yelda-İbrahim Ustalı Ailesi'nin zeytin bahçesinde buluştuk. Aldılar tırmıkları ellerine, başladılar zeytin hasadına. Ne eğlendiler, ne coştular.
Beymen'in sponsorluğunda düzenlenen bu Siirt-Ayvalık köprüsü için Beymen Halka İlişkiler Direktörü Gülden Büyükuçak, seneye başka bir Doğu-Güneydoğu ilinin çocuklarını ağırlayacaklarını, bu projeyi gelenekselleştireceklerini söylüyor.

"funda.20121025233114.jpg"

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı