• $7,3547
  • €8,8939
  • 409.779
  • 1528.82
22 Nisan 2011 Cuma

İstanbullular çocuğunun İstanbul'da yaşamasını istemiyor

Türkiye'nin diğer illeriyle karşılaştırdığımızda eğitim olanakları, iş imkanı, kültür-sanat faaliyetleri, sosyal hayat açısından İstanbul açık ara önde çıkar. Bir yandan da adına ne dersek diyelim mega kent, mega köy, sonuçta İstanbul, İstanbul'da yaşayanları canından bezdiriyor.
Başbakan Erdoğan, iki yeni İstanbul daha projesini dillendirirken, her gün biraz daha yaşam kalitesi geri giden İstanbul'u düşünüyor mu?
Önceki gün Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu Başkanı Ali Koç, iller arası rekabetçilik endeksini açıkladı. Aynı saatlerde Mastercard ve Boğaziçi Üniversitesi'nin raporu açıklanıyordu. Söz konusu ikinci araştırmayı yapan Boğaziçili hocalar diyor ki, 'Sürdürülebilirlik temel alınmadan rekabet endeksi olmaz.'
Aslında her iki araştırmadan da çıkan tek sonuç var: İstanbul yorgun, İstanbullular yorgun.
Soru şu: Eğitimini tamamladıktan sonra çocuğunuzun ilinizde kalmasını ister misiniz?
'Evet' cevabını verenlerin başında Bursalılar, Antalyalılar, Kayserililer, Gaziantepliler, Hataylılar, İzmirliler, Konyalılar ve hatta Ankaralılar geliyor.
İstanbul bu ligde yok. Yazının başında söylediğim gibi İstanbul'un sahip olduğu imkanlara rağmen, insanlar çocuklarının bu imkanlardan faydalanmamasını göze alabiliyor, yaşam kalitesi açısından.
İstanbullular, İstanbul'da çalışıyor olmaktan da mutlu değil. Bursalılar, Gaziantepliler, Hataylılar illerinde iş yapıyor olmaktan memnun.
İstanbul'un artık sürdürülebilirliği kalmadı. Hani mümkün olsa da denizini, Boğaz'ın alıp gitsek, buralardan. Kendimize başka İstanbul bulsak.

Nüfus Müdürlüğü'ne belge beğendiremedim
BİR kamu kurumu, diğer kamu kurumunun belgesini 'belge' olarak kabul etmiyor. Başıma geldi. Seçmen listeleri askıya çıkmadan önce, eski evimin muhtarlığına gittim, kaydımı sildirmek için. Kayıt belgesini aldıktan sonra bir sonraki durağım Şişli Nüfus Müdürlüğü'ydü. Elimde yeni satın aldığım evimin tapusu, kaydımı taşımak istiyorum.
'Olmaz' diyor, memure hanım.
'Tapuyu belge olarak kabul etmiyoruz.'
Niye?
'Nereden bilelim satın aldığınız evde oturacağınızı.'
Hangi belgeyi kabul ediyorsunuz?
'Adınıza kayıtlı İGDAŞ, İSKİ veya elektrik faturası.'
'Tamam da aboneliği üstüne almam, benim o evde oturduğumu nasıl kanıtlayacak? Benim aboneliğimde başka biri de oturabilir.'
'Kural böyle'
Tekrar elimde faturayla gidiyorum. Yine kabul görmüyor.
Bu sefer ki gerekçe, faturada cadde, sokak ve bina numarası yazmaması.
'Resim adreste A4 105 Blok yazıyor, ben nereden bulacağım sokak adını, apartman numarasını?'
Bir de şu muhabbet de oldu: 'İddia ettiğiniz evde filanca oturuyor görünüyor.'
'Eski mal sahibinin, eski kiracısı o' diyorum.
'Birlikte mi oturacaksınız?' karşılığı geliyor.
Ya sabır çektim, çıktım. Şu an benim evimde eski kiracı, ben de eskiden kirada oturduğum evde, mevcut kiracıyla birlikte oturuyor görünüyorum.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı. İnsan Hakları Eylem Planı'nın

Başkan Erdoğan İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik